Enflasyona karşı tüm ücretlere ara zam!
Yılın ortasına gelmek üzereyiz. Ufukta temmuz zammı görünmüyor. Çalışanların ücretleri yılbaşına nazaran eriyip gitti. Bu erime karşısında hükümetin emekçiden yana kalıcı bir önlem almasını beklemiyoruz. Geriye kalan tek seçenek, emekçilerin bu durum karşısında seferber olması.
2026 yılının ilk çeyreği için yılbaşına referansla resmi enflasyon yüzde 10’un üzerinde açıklandı. Nisan ayı itibarıyla 4 aylık kümülatif oran yüzde 14’ü geçiyor. Yıl bazında enflasyon yüzde 30 bandında seyrediyor. Beklentilerin üzerinde kalan bu oranlar TÜİK’in açıkladığı verilere dayanıyor. ENAG gibi kuruluşlar ise yıllık enflasyonun yüzde 55’in üzerinde olduğunu ifade ediyor. Bu veriler soyut rakamlar olarak görülebilir. Gerçekler ise sokakta çok daha yakıcı bir hal alıyor. Emekçinin alım gücündeki erime başat gündem olmaya devam ediyor. Konut kiraları, beslenme ve giyinme gibi temel harcamalar emekçinin geliri ile orantısız olarak artmayı sürdürüyor.
Bu durumun mimarı şüphesiz rejim, sebep ise rejimin ekonomi politikaları. Gidişat karşısında rejim taraftarı farklı kesimlerden bu durumun başat aktörü olan Şimşek programına dair eleştiriler geliyor. Rejimin kalemşörleri enflasyonun, emekçilerin yoksullaşmasının, kaynakların ayan beyan sermayeden yana kullanıldığının zaten farkında. Ancak onların da önerdiği program elbette emekçinin bütçesinden yana değil. Onların kaygısı bu yoksullaşmanın rejimin temellerini sarsacak bir patlamaya dönmesi. Öyle ya, rejim “terör” sorununu bitirip CHP’lileri de “yolsuzluk” sebebiyle içeri attığına göre sahada başka sorumlu mu var?
Şimşek’in önderlik ettiği programa seçim sathı mailine girilirken veda edilmesi bir ihtimal olarak duruyor. Erdoğan’ın son seçimlerde sıklıkla başvurduğu yöntem tekrarlanabilir. Seçimlere doğru kesenin ağzının açılması, sosyal yardımlara hız verilmesi, vergi afları, ücretlerde dönemsel artış beklenebilir. Şimşek bir anda günah keçisi ilan edilip gönderilebilir. Türkiye’de bu türden hamlelere alışkınız. Bunlar rejimin günü kurtarması için yeterli olacak mı göreceğiz. Ancak emekçilerin bunu bekleme lüksü bulunmuyor. Zira bu gündem oldukça acil ve hayati.
Acil sorunlara acil yanıtlar üretmek zorundayız. Meselenin kaynağı da, sebebi de çözümü de bizce açık. Hükümete ve patronlara karşı, onların sebep olduğu ekonomik yıkım politikalarına karşı emekçilerin kendi politikalarını üretmesi gerek. Buradaki bağlamda bu politika ücretlere derhal zam talebinde cisimleşmektedir. Daha net bir biçimde ise enflasyon karşısında emekçilerin alım gücünün korunması, kaynakların emekçiler lehine kullanılması için “Ücretlere ve emekli aylıklarına üç ayda bir gerçek enflasyon oranında otomatik zam!” talebini yinelemeliyiz. Hükümetin seçim ekonomisi ile keseyi açmasını beklemeden, emekçilerin hakkı olduğu için bu talepleri savunmalı ve bunlar için mücadele etmeliyiz.
Yorumlar kapalıdır.