Güney Kore’de taşımacılık işçilerinin büyük zaferi

Nisan ayında Güney Kore’de KPTU-Trucksol sendikası üyesi kamyon şoförleri bir işçinin polis müdahalesi sırasında kamyon altında kalarak ölmesine varan militan bir grevin ve ulusal bir seferberliğin ardından platform ekonomileri ve kendi hesabına çalışma modeline karşı büyük bir zafer kazandı.

Güney Kore’nin en büyük mağaza zincirlerinden biri olan CU BGF’nin ürün taşımacılığını yapan KPTU-Trucksol üyesi kamyon şoförleri dört katmanlı bir taşeron zincirinin en alt katmanında çalışmaktaydılar. Bu güvencesiz model gereği tüm operasyon maliyetlerini kendileri karşılıyor, geçinebilmek için günde iki sefer yapıyor, 13 saati aşan sürelerle çalışıp ve sonuç olarak da ayda ancak 3 milyon Kore wonu (yaklaşık 2.000 ABD doları) kazanıyorlardı. İnsanca bir çalışma koşulu olan tek seferlik işgünü ise zarar etmeleri anlamına geliyordu. Buna ek olarak şoförler gece çalışmasında herhangi bir ek ücret almamakta; ayda 25-26 gün, neredeyse hiç dinlenmeden çalışmaktaydı. Aşırı hava koşullarına maruz kalırken, yükleme ve boşaltma işlerini de yapmaktaydılar. Kamyon şoförlerinin KPTU-Trucksol sendikasında bir araya gelmelerinin ardından, CU BGF’nin işçi ve sendika düşmanı tavrı ile toplu sözleşme talebini reddetmesi üzerine sendika 5 Nisan tarihinde greve başladı.

“Kendi hesabına çalışan işçiler” modeli

Taşeron işçilik başta çokuluslu emperyalist şirketler olmak üzere, dünya genelinde burjuvazinin sömürüyü artırmak ve işçi sınıfını örgütsüz bırakmak adına dört elle sarıldığı bir model oldu. Dünya genelinde sendikalar ve işçi sınıfı taşerona karşı verdiği mücadelelerde kimi kazanımlar elde etmiş olsa da burjuvazi bu taşeron modeline paralel olarak “kendi hesabına çalışan işçiler” modeliyle canavarca baskısını bir üst aşamaya çıkardı.

Türkiye’de “esnaf kurye” olarak bilinen bu modelde kuryeler ve şoförler hukuken kendi hesaplarına çalışan kişiler olurken şirketler de iş güvencesi, sigorta vb. yükü taşımaksızın sözleşmeler yapıyorlar. Genellikle bu işçiler kendi adlarına bir şirket kurdukları için hukuken işveren olarak görünüyor ve sendika üyesi olma hakları ellerinden alınmış oluyor.

KPTU-Trucksol üyeleri Ocak ayından beri bağlı bulundukları taşeron zincirinin halkalarından biri olan BGF Retail ile toplu sözleşme yapılmasını isterken taşeron zincirinden bir diğeri olan BGF Retail, şoförlerin seferini teke düşürerek BGF Logis aracılığıyla üyelere karşı tazminat davaları açtı.

Seo Gwang-seok’un öldürülmesi ve yasal engeller

Dünyanın her yerinde alışkın olduğumuz üzere bu stratejik greve de polisin ve hükümetin işçi ve sendika düşmanı müdahalesi gecikmedi. Nisan ayının ortalarında polisle çatışmalar başlarken, 20 Nisan tarihinde grevlerini güçlü bir şekilde sürdüren işçilere polis saldırdı. Müdahale sırasında, sabah saat 11:45’te Seo Gwang-seok adlı bir işçi kamyon altında kalarak öldürüldü. Bu trajik kaybın hemen ardından İstihdam ve Çalışma Bakanlığı, KPTU-TruckSol’un protestosu sırasında meydana gelen can kayıplarının “Sendikalar ve Çalışma İlişkileri Düzenleme Yasası’nın 2. Maddesi kapsamındaki asıl işveren-alt işveren toplu pazarlık meselesinin ötesine geçen” bir durum oluşturduğunu belirtti ve KPTU-TruckSol üyelerini “küçük işletme sahipleri” ya da “kendi hesabına çalışanlar” olarak nitelendirdi. Bu açıklama ile beraber Seo Gwang-seok’un öldürülmesinden doğrudan doğruya şirket, hükümet ve polis teşkilatının sorumlu olduğu açıkça ortaya çıktı. KPTU-Trucksol’un grevine yapılan saldırı aslında Güney Kore genelinde kendi hesabına çalışanların, işçi olarak değerlendirilmeyerek toplu sözleşme haklarını gasp etmek için yapılmıştı.

Aslında, serbest çalışan işçiler ile platform ekonomisi kapsamında çalışan işçiler, Güney Kore’de iş hukuku kapsamının genişletilmesine yönelik stratejik davalar ve kampanyalar yoluyla sendikalaşma ve toplu pazarlık yapma hakkını giderek artan biçimde kazanmışlardı. Hükümet ve sermaye, KPTU-TruckSol’u geleneksel olarak “yasal olmayan bir sendika” olarak nitelendirmiş olsa da bu yapı aslında yasal olarak kayıtlı bir sendika olan KPTU’ya (Kore Kamu Hizmeti ve Ulaştırma İşçileri Sendikası) bağlı bir yapı idi.

Sendika üyeliği ve toplu pazarlık kapsamını genişleten son içtihatlar ve yasal değişiklikler, bu tür iddiaları geçersiz kılmıştı; Nitekim Çalışma ve İstihdam Bakanı da grev süreci sırasında bu yaklaşımı sonunda kabul etti.

Grev ayrıca “Güvenli Ücretler” (Safe Rates)[1] sisteminin genişletilmesi gerekliliğini de ortaya koydu. Bu sistem bazı serbest çalışan kamyon şoförleri için asgari ücret standartlarını güvence altına almakla birlikte, henüz perakende sektörüne uygulanmamaktaydı. CU şoförleri Güvenli Ücretler kapsamına dahil edilmiş olsaydı, büyük olasılıkla greve gitmek zorunda kalmayacaklardı.

Grevle uluslararası dayanışma

Seo Gwang-seok’un öldürülmesinin ardından grev ulusal çapta bir seferberliğe döndü ve uluslararası ölçekte 20’den fazla sendikanın desteği ile sürdü. Sendikanın düzenlediği mitinge 10 bin kadar işçi katılırken, bu mitingde ve sonrasında, cenaze töreninde kurulan platformdan yayınlanmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinden görüntülü mesajlar da yayınlandı. Bu mesajların içerisinde Türkiye’den Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) adına Sedat Durel’in okuduğu mesajının yanı sıra İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) adına Arjantin’den İşçilerin Sol Cephesi-Birlik (FIT-U) milletvekili Juan Carlos Giordano’nun ve mücadeleci demiryolu işçileri sendikası liderlerinden Ruben Pollo Sobrero’nun mesajları da iletildi.

KPTU-TruckSol’ün tüm bu saldırılara yanıtı oldukça güçlü ve etkili oldu: Jinju, Jincheon ve Wonju’daki (sonuncusu 28 Nisan’da) CU BGF lojistik merkezleri bloke edildi. 26 ve 27 Nisan’da KPTU basın açıklamaları, 28 Nisan’da ise Seul ve Jinju’da KPTU’nun da bağlı olduğu Kore Sendikalar Federasyonu (KCTU) kitlesel mitingler gerçekleştirdi. 28 ve 29 Nisan tarihlerinde yemek dağıtım kuryeleri ile beraber Çalışma Bakanlığı’ndan Kara, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığı’na, oradan Jincheon’daki CU BGF direniş alanına ve ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na uzanan iki günlük bir konvoy düzenledi.

Tüm bu eylemlerin temel vurgusu, CU BGF grevinin taleplerini aşarak ulusal çapta Şehit Seo adına platform işçilerinin ve özel istihdamlı işçilerin temel çalışma haklarının tanınması ve Güvenli Ücret Sistemi’nin genişletilmesi oldu.

Grev kazandı, sendika tanındı

Bu güçlü mücadelenin ardından kazanımlar birbirini izledi. 30 Nisan’da CU BGF şoförlerinin ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için anlaşmaya varıldı. Şehit Seo Gwang-seok için özür ve tazminat kazanıldı. Bu onurlu kazanımları bir başka saldırının nihai olarak geri püskürtülmesi izledi: BGF’nin TruckSol’ün yasal bir sendika olmadığı yönündeki diğer şirketlerin de elini güçlendirecek iddiasına karşı Seul Çalışma İlişkileri Komisyonu, diğer dağıtım şirketlerine karşı açılan davada, TruckSol’un yasal olarak kayıtlı bir sendikanın (KPTU) bağlı birimi olarak meşruiyetini fiilen tanıyan bir karar verdi.

Sendika, kendisine uluslararası dayanışma gönderen sendika ve federasyonlara zaferini şu cümlelerle ifade etti: “Trajik koşullar altında doğmuş olsa da bu zafer hepimizin ortak zaferidir ve istihdam statüsü ne olursa olsun tüm işçiler için haklar ve standartlar mücadelesini büyütmek adına bir temel oluşturmalıdır.”

Güney Kore’deki bu mücadele dünya sınıflar mücadelesi adına çok önemli bir gerçeği yeniden ortaya çıkarıyor. Güney Kore işçi sınıfı yakın zamanda olağanüstü hale karşı direnip kazanmışken, şimdi de çokuluslu şirketlerin en saldırgan iş modellerinden biri olan “kendi hesabına çalışma” modeline dair de önemli bir mücadele pratiği sundu.


[1] Türkçeye “Güvenli Ücretler” sistemi olarak çevrilebilecek olan “Safe Rates” kampanyası Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF), taşeron, kendi hesabına çalışan ve platform çalışanlarını hedefleyen uluslararası kampanyanın adıdır. Bu kampanyanın amacı, kendi hesabına çalışan, taşeron olan ya da platform ekonomisine bağlı olan işçilerin asıl işvereni bağlayıcı kılacak şekilde TİS’ten faydalanmasını sağlamaktır. Kampanya şu ana dek Avusturalya ve Güney Kore’de olmak üzere yönetmeliklerde değişiklik yapılıp tanınarak kimi başarılar elde etmiş durumda.

Yorumlar kapalıdır.