Masada bürokrasi, sahada yılgınlık: belediye işçilerinin TİS imtihanı

Date:

Share post:

Yerel yönetimlerde çalışan işçilerin, yani kenti yaşanır kılan ve farklı katmanlara bölünmüş işçilerin[1] Toplu İş Sözleşmesi (TİS) zamanı geldi, geçti ya da gelecek. Belediye işçilerinin yüzde 4’ünü oluşturan kadrolu işçilerin TİS’lerini sessiz sedasız, hatta yer yer işçilerden dahi kaçırıp bir oldubittiye getirerek ±enflasyon düzeyinde bitirmeyi başardılar. Bu sessizliğin birçok sebebi bulunuyor. Bunların başında, örgütlülüğü sağlamış işverenlerin -farklı partilerde de olsalar- işveren sendikalarında [SODEMSEN (Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası), YERELSEN (Yerel Yönetimler Kamu İşverenleri Sendikası), MİKSEN (Mahalli İdareler Kamu İşveren Sendikası) ve MİS (Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası)]örgütlenmiş olmaları geliyor. İşçilerin farklı katmanlara bölünmüş olmalarının yanı sıra kadrolu işçilerin sayısının yüzde 4 seviyelerine düşmesi de sürecin oldubittiye getirilebilmesine neden oldu.

İşverenlerin kadrolu işçileri baskı altına alan en büyük silahları, işveren sendikalarında örgütlü olmalarının dışında, işçi sendikası bürokrasisini de ele geçirmekte başarılı olmalarından geliyor. Bu sayede işçi sendikaları üzerinden işçilere çerçeve sözleşme dayatabiliyorlar ve şu ana kadar bunda başarılı da oldular. İşçilerin örgütlü olduğu sendikaların (Hizmet-İş, Genel-İş ve Belediye-İş) bırakın birleşik mücadeleyi, şubeleri arasındaki örgütlülüğü bile bozan genel merkez politikaları yüzünden işçiler, örgütlü oldukları sendikalarına işverenden de daha az güvenmektedir.

Belediye İktisadi Teşekkülleri (BİT) bünyesinde ve belediye şirketlerinde çalışan 700 bin işçiyi, yani belediye işçilerinin yüzde 95’ini[2] kapsayan TİS sürecindeyiz. Ancak sendika bürokrasisi, işçileri sürecin dışında tutarak edilgenleştirme çabasında. İşçilerin haberleri bile olmadan sendika genel merkezlerince gecenin bir yarısı imzalanan sözleşmeler, “1 dakikalık grev” deneyimleri, emekçileri yılgınlığa sürüklüyor. Bu tablo ise ne yazık ki hem işveren hem de sendika bürokrasisinin ekmeğine yağ sürmektedir.

Yarattığı ekonomik krizi çözemeyen kapitalist sistem, azgınlaştıkça işçilerin kazanımlarına daha çok saldırmaktadır. Özel sektörde işçilere açlık sınırının altındaki ücretlerle sendikasız ve güvencesiz çalışma koşullarını dayatırken; kamu işçilerinin de iradelerini kırarak bütçedeki paylarını küçültmekte ve işçileri güvencesiz[3] çalışmaya doğru itmektedir. Özetlemeye çalıştığım bu süreci tersine çevirmek için hem biz işçilere hem de devrimci örgütlere tarihsel görevler düşmektedir. İşçiler sadece işyerlerinde ve sendikada örgütlenen ve üreten değil, yönetimde de söz sahibi olacakları bir güç olmak için mücadele etmelidir.


[1] Belediyede farklı özlük haklarla çalışan işçi grupları: 

Kadrolu kamu işçileri, tam kamu işçisi statüsünde çalışır. Yılda 52 günlük devlet ikramiyesi (tediye) alma hakları kanun garantisindedir. Örgütlü oldukları sendika ile belediye arasında yapılan TİS ile kazandıkları taban ücret, ikramiye ve sosyal yardımlar diğer işçi gruplarına göre fazladır.

BİT işçileri, sermayesinin yarısından fazlası belediyeye ait olan Belediye İktisadi Teşekkülleri (BİT) ya da belediye şirketlerinde çalışan işçilerdir (696 sayılı KHK ile taşerondan bu şirketlere geçirilen işçiler bu gruptadır). Belediyelerde çalışan işçilerin ezici çoğunluğunu bu grupta çalışan işçiler oluşturur. Kadrolu işçilerin yararlandığı 52 günlük kanuni ilave tediyeden yararlanamazlar. Maaş ve ek ödemeleri, çalıştıkları belediye şirketi ile sendika arasında imzalanan TİS’le belirlenir veya bireysel sözleşmelerine göre mali hakları belirlenir. İş kanunu kapsamında kıdem, ihbar, işe iade davası gibi temel hakları olsa da kamu personeli güvencesine sahip değildirler.

Geçici/mevsimlik işçiler, belediyelerde yılın belirli dönemleri için ve yılın 12 ayından az süreyle çalıştırılan işçilerdir. Sözleşmeleri belirli sürelidir veya askıya alınabilir özlük hakları vardır. Çalışma süreleri kesintili olduğu için yıllık ücretli izinleri ve kıdem tazminatları parça parça veya birikerek yürütülür.

[2] Belediyede çalışan işçi grup sayıları ve yüzdelik değerleri:

Belediye şirket işçilerinin (BİT) ortalama sayısı 700 bin, oranı yüzde 95

Kadrolu (sürekli) belediye işçilerinin ortalama sayısı 25 bin, oranı yüzde 4

Geçici/güvencesiz işçilerin ortalama sayısı 7 bin, oranı yüzde 1

[3] Belediye işçilerinin sendikalaşma oranları:

Belediye şirket işçilerinin (BİT) yüzde 55’i sendikaya üye

Kadrolu (sürekli) belediye işçilerinin yüzde 90’ı sendikaya üye

Geçici/güvencesiz işçilerin yüzde 10’undan azı sendikaya üye

Son Yazılarımız