Rusya’nın krizi derinleşip yayılıyor

Date:

Share post:

“Savaş uzarken Rusya’nın krizi belirginleşiyor” başlıklı bir önceki yazıda, savaşın içerisine girdiği yeni evrede Ukrayna’nın Rusya içlerine gerçekleştirdiği saldırıların ardından Rusya’da sosyal krizin belirginleşip derinleştiğini ifade etmiştik.

Geçtiğimiz bir ay, bu tespiti ana hatlarıyla doğrulayıp derinleştirdi.

Ukrayna’ya yönelik topyekûn işgalini bir çırpıda bitireceğini iddia ederken; Ukrayna halkının var olmadığını iddia etmekten ve NATO yayılmacılığına karşı mücadeleden (ironiktir ki, tam da Putin’in bu tercihi, suni teneffüs ile hayatta tutulduğu iddia edilen NATO’yu daha da güçlü bir hale getirdi) Lenin’e karşı Stalin referanslarına kadar onlarca kirli ideolojiyi boca etmekten geri durmayan Putin’in krizi zaman geçtikçe daha da derinleşiyor.

Ukrayna’nın Rusya’nın içlerinde gerçekleştirdiği dron saldırıları bir yandan petrol rafinelerinin üretimini sekteye uğratırken öte yandan da geçen bir ay içerisinde Rusya’nın Karadeniz’deki hakimiyetinde de Rusya’dan yana olan dengeleri sorgular hale getirdi.

Putin Ukrayna’nın saldırılarından kendisini koruyamayan şirketlere kayyum atanacağını bildiren bir kararnameyi imzalayarak kapitalist Rus ekonomisinin uzayan savaşa karşı olağanüstü bir hal yaşadığını kabullenmiş oldu. Rusya’nın akaryakıt ithalatına başlamasına dair adımlar dahi konuşulurken, Rusya’nın iç talebini karşılama maksadı ile ihracatta başlattığı kısıtlamalar uzatılmış durumda.

Ukrayna’nın Karadeniz’deki Rus donanmasına ve petrol sevkiyatına yönelik dron saldırıları da Rusya’nın Karadeniz’deki askeri baskınlığının sınırlarını işaret ediyor olabilir. Her şeye rağmen Odessa, Çornomorsk ve Mikolayiv’deki Ukrayna limanları bu süreçte Rusya tarafından bombalanmaya devam etti.

İşgal girişiminin bu boyutu Rus ve Ukrayna ticaretinin ötesinde iklim krizi ile beraber ele alındığında yaşanan küresel gıda krizine de ciddi bir etkide bulunacak gibi görünüyor. Avrupa’nın yaşadığı aşırı sıcak hava dalgaları Avrupa tarımına ciddi bir darbe vururken Karadeniz’de artan ticaret yolu bombardımanları tabloyu daha da kötüleştirebilir. Görünen o ki Putin’in yayılmacı planları yalnızca Ukrayna halkına acılar çektirip, kendi halkını savaşın acımasız sonuçları ile yüzleştirmenin ötesinde küresel gıda krizi ile tüm dünyayı olumsuz etkilemeyi sürdürecek.

Marksizm okulunun en nitelikli hocaları bundan yüz yıl kadar önce savaşlar ve devrimlerle oyun olmayacağını takipçilerine söylemişlerdi. Putin, birincisiyle başlattığı oyunun ağır bedellerini ödemeye başlayalı çok oldu. Öte yandan ABD ve Avrupa emperyalizmlerinin tam muzaffer bir Ukrayna istemediği gibi, tarumar olmuş bir Rusya’yı da arzulamadığını, öncelikli olarak zayıflatılmış bir Putin rejimi ve kendisine tamamen bağımlı bir Ukrayna devletini istediğini de akılda tutmak gerekir.

Vaat edilenle gerçekleşen arasındaki devasa farkı dört yılı aşan bir sürenin sonunda hepimiz gözlemliyoruz. Dile getirilenle gerçekleşen arasındaki derin fark bize şunu söyletmeli: Putin’in savaşla oyun oynayarak yarattığı bu büyük krizi niçin bir proleter devrim sonlandırmasın?

Son Yazılarımız