Venezuela: Depremden etkilenen emekçi halkla tam dayanışma içindeyiz

İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal’in (İUB-DE) Venezuela seksiyonu Sosyalizm ve Özgürlük Partisi’nin 26 Haziran’da yayımlanan açıklamasını paylaşıyoruz. Açıklamanın çevirisi yayımlandığı sırada resmi rakamlara göre depremde hayatını kaybeden kişi bin 700’ü aşmışken, deprem sonrası 45 bin kişi ise kayıp.

ABD’nin kontrolündeki petrol kaynakları depremzedelerin hizmetine sunulmalıdır

24 Haziran Çarşamba günü saat 18.04’te, Richter ölçeğine göre 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde, neredeyse eşzamanlı iki deprem meydana geldi. Depremlerin merkez üsleri, başkentten yaklaşık 168 km uzaklıkta, ülkenin orta-batısındaki Yaracuy eyaletindeydi. Bu, “sismik ikili” olarak bilinen, olağandışı ve son derece tehlikeli bir olaydı. Deprem, ülkenin orta kesimini ve özellikle La Guaira eyaletini ve Caracas’ı etkiledi; Miranda, Aragua, Carabobo, Falcón, Zulia, Yaracuy, Lara gibi eyaletlerde de ciddi hasara yol açtı.

Hükümetin son açıklamasına göre ölü sayısının 589, yaralı sayısının ise 2.980 olduğu belirtiliyor. Bu sayıların ilerleyen saatlerde ne yazık ki artması bekleniyor. Çöken çok sayıda binanın enkazı altında halen mahsur kalan birçok kişi bulunuyor.

Sosyalizm ve Özgürlük Partisi olarak, sayısız insan hayatının yitirilmesi ve özellikle konutlarda meydana gelen büyük maddi kayıplar ile şu ana kadar 27 binden fazla kişinin mağdur olmasına neden olan bu felaket karşısında Venezuela’nın emekçi halkına en derin üzüntülerimizi ifade ediyoruz. Depremlerden etkilenen halk kesimlerine ve işçilere dayanışma duygularımızı iletiyor, bugün bu trajediyi derinden yaşayan her emekçi ailesinin acısını paylaşıyoruz.

Büyük bir toplumsal felaketin ortasında yaşanan bir doğal afet

Bu felaket ülkemiz için en kötü zamanda meydana geldi. Yıllarca süren yolsuzlukların, petrol gelirlerinin yağmalanmasının, sosyal harcamaların kısılması sonucu kamu hizmetlerinin tahrip edilmesinin ve krizin yükünü emekçilerin sırtına yükleyen acımasız bir kemer sıkma politikasının ardından yaşandı. Hükümet bir yandan Trump ile yaptığı anlaşma çerçevesinde doğal kaynaklarımızı teslim ederken, diğer yandan kamu yönetiminde işten çıkarmalara hazırlanıyor ve iş kanununu patronların çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemeye çalışıyor.

Böyle büyük bir felaketle baş edebilecek durumda olmayan ülke; son derece kırılgan koşullar ve ciddi zorluklar içerisinde. Su yok, kronik elektrik kesintileri var, ulaşım yetersiz, gaz yok, benzin kıtlığı var. Milyonlarca sağlık çalışanı açlık sınırındaki maaşlar yüzünden ülkeyi terk etti ve sağlık sistemi, yıllarca süren yatırım eksikliği ve ABD tarafından uygulanan ağır emperyalist yaptırımlar sonucu çökmüş durumda. Üstelik bu, altı ay önce bizi bombalayan ve şimdi ikiyüzlüce bize “yardım” teklif eden ülkenin ta kendisi.

Ulusal Hastane Anketi’nin yakın tarihli bir raporuna göre, 2024 yılında cerrahi kapasitede yaklaşık yüzde 60’lık bir açık vardı; fiziki kapasite olarak hastane başına ortalama on ameliyathane olması gerekirken, sadece dört ameliyathane faaliyette bulunuyordu. Ayrıca hastanelerin yüzde 91’inde hastaların ameliyat için kendi malzemelerini getirmesi gerekiyor, acil durum malzemelerindeki tedarik yetersizliği oranı ise yüzde 36’ya ulaşıyor. Böylesi kıtlık koşullarına rağmen hayat kurtarmak için büyük bir özveriyle çalışan sağlık personelinin emeğini selamlıyoruz.

Bu büyüklükte ve kapsamı bu denli yaygın bir deprem, toplumun tüm kesimlerini ayrım yapmadan etkiler; ancak yaşadıkları zorlu toplumsal koşullar nedeniyle en yoksul mahallelerde yaşayan halk kesimleri ile emekçiler, bunun en ağır sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyor.

Devletin bütün imkânları depremzedeler için kullanılmalıdır

Tüm sendikaları, yerel halk konseylerini ve diğer taban örgütlerini, yardım toplama merkezleri açarak ve devlet bürokrasisinin yardımları kendi çıkarları için suistimal etmesini önlemek amacıyla yardım dağıtımını denetleyerek, etkilenen ailelere tam dayanışma göstermeye çağırıyoruz.

Delcy Rodríguez liderliğindeki geçici hükümetten ve tüm kurumlardan, devletin tüm kaynaklarının derhal depremzedelere ve enkaz altında kalan kişilerin kurtarılması çalışmalarına yönlendirilmesini talep ediyoruz. Venezuela Merkez Bankası (BCV), sadece beş ayda sermaye sahiplerini desteklemek amacıyla özel bankacılık sektörüne 5,5 milyar dolardan fazla kaynak aktardı. Özel sektöre ve bankalara yapılan bu kaynak aktarımının durdurulmasını ve bu kaynakların, depremzedelere yardım edilmesi ve evsiz kalan kişilerin konutlarının yeniden inşası için bir acil durum fonuna yönlendirilmesini talep ediyoruz! Depremzedeler için acil yardım ve konutların yeniden inşası sağlanmalıdır!

Hükümet, büyük ulusal ve çokuluslu şirketlerden ekonomik destek talep etmeli; özel inşaat şirketleri ise ağır makinelerini ve ekipmanlarını enkaz kaldırma çalışmaları için hükümetin hizmetine sunmalı, böylece çökmüş binalarda halen mahsur kalan yüzlerce kişinin hayatı kurtarılmalıdır.

Depremlerden saatler önce, Venezuela hükümetinin dış borcunun 240 milyar dolar olduğunu açıklayacağı ve bu borcu ödemek için alacaklılarla bir anlaşmaya varmayı hedeflediği öğrenilmişti. Felaketin yarattığı durumun ağırlığı karşısında, hükümetin bu girişimden vazgeçmesini ve borçların iptal edilmesini talep ediyoruz.

Dünyadaki birçok hükümet maddi ve insani yardım gönderme niyetini açıkladı. Bu doğrultuda, henüz açıklama yapmamış hükümetlerden de bunu yapmalarını ve zor durumla karşı karşıya olan Venezuela halkına yardım göndermelerini talep ediyoruz. Bu arada, Gazze’de ve tüm Filistin’de soykırım uygularken, ikiyüzlü bir şekilde, bize “yardım” göndereceğini açıklayan “ülkelerden” birisi de İsrail oldu.

ABD’nin ekonomimiz üzerindeki yaptırımları, özellikle de finans ve petrol alanındaki yaptırımları derhal ve kalıcı olarak kaldırmasını talep ediyoruz. OFAC’ın (ABD Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) yayınladığı, insani yardım amacıyla fon transferlerini ve işlemlerini geçici olarak ve sadece ekim ayına kadar kolaylaştıran 60 No’lu Lisansı reddediyoruz. Bunun geçici değil kalıcı hale getirilmesini talep ediyoruz.

Aynı şekilde, ABD emperyalizminin petrol ve maden satışından elde edilen ve Hazine Bakanlığı’nda bloke tutulan tüm parayı Venezuela’ya teslim etmesini ve bu kaynakların afetin yaralarının sarılması için özel bir acil durum fonuna yönlendirilmesini talep ediyoruz.

Sosyalizm ve Özgürlük Partisi

26 Haziran 2026

Yorumlar kapalıdır.