Uluslararası Ev İşçileri Federasyonu’nun (IDWFED) web sitesinde yayımlanan, Mozambik’teki ev işçilerinin kazandığı yasal güvence hakkında haberin çevirisini paylaşıyoruz.
Mozambik Ulusal Ev İşçileri Sendikası’nın (SINED) yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğü örgütlenme ve hak mücadelesi sonucunda Mozambik, 52/2026 sayılı Kararname’yi kabul etti. Bu kararnameyle yeni bir Ev İşçiliği Yönetmeliği oluşturulurken, 2008 yılından bu yana ev işçiliğini düzenleyen 40/2008 sayılı Kararname yürürlükten kaldırıldı. 2 Mart 2027’de yürürlüğe girecek yeni yönetmelik, Mozambik İş Kanunu ve ülkenin henüz onaylamadığı Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 189 sayılı Sözleşmesi’nin ilkeleri doğrultusunda ev işçilerinin yasal güvencelerini güçlendiriyor.
SINED, Mozambik İşçileri Örgütü (OTM-CS) adlı sendika konfederasyonu ve Mozambik Hukukçu Kadınlar Derneği’nin teknik desteği ve yardımıyla, sendikanın örgütlü olduğu 10 ilin tamamında Çalışma Bakanlığınca yürütülen ulusal istişare sürecinde belirleyici bir rol oynadı. SINED Genel Sekreter Vekili ve OTM-CS Yürütme Kurulu üyesi Cecília Mucambe, “SINED, yalnızca işçilerin sorunlarını tespit etmekle kalmadı; yönetmeliğin tartışılması ve gözden geçirilmesi sürecinin tamamında bu sorunları dile getirmekte ve işçilerin taleplerini savunmakta da önemli bir rol oynadı” diyor.
Yeni yönetmeliğin getirdiği en önemli değişikliklerden biri, ev işçileri için sosyal güvenlik kapsamına alınmanın zorunlu hale getirilmesi. İşverenler, çalıştırdıkları ev işçilerini Ulusal Sosyal Güvenlik Enstitüsü’ne (INSS) kaydettirmekten ve gerekli aylık primleri ödemekten sorumlu olacak. Önceki düzenlemeye göre ev işçileri, INSS’ye kendi hesabına çalışan kişiler olarak kaydolabiliyor ve sosyal güvenlik primlerini kendileri ödemek zorunda kalıyordu.
Yönetmelik ayrıca işverenin ve işçinin kimlik bilgilerini, işyerini, işçinin görevlerini, ücretini, iş ilişkisinin süresini ve sosyal güvenlik kaydını gösteren belgeyi içeren yazılı iş sözleşmelerini zorunlu kılıyor. Yazılı sözleşmenin bulunmaması iş ilişkisini geçersiz kılmıyor; aksine, bu eksikliğin işverenin sorumluluğundan kaynaklandığı kabul ediliyor.
Bir diğer önemli düzenleme ise ev işçileri için asgari ücret uygulamasının getirilmesi. Asgari ücret, hükümet tarafından, SINED’in bağlı bulunduğu sendikalar konfederasyonu OTM-CS aracılığıyla temsil edildiği üçlü bir organ olan Çalışma Danışma Komisyonu’na (CCT) danışılarak belirlenecek. Mucambe şöyle açıklıyor: “Asgari ücret; insana yakışır iş koşullarını geliştirmek, ev işçiliğine bir meslek olarak değer kazandırmak ve binlerce ev işçisinin ailelere ve ekonomiye yaptığı katkıyı tanımak için bir araçtır. Ev işçilerinin büyük çoğunluğunu, uzun yıllardır son derece güvencesiz koşullarda ve çok az korumayla çalışan kadınlar oluşturuyor.”
Yeni yönetmelikle çalışma süresi günde sekiz, haftada 48 saatle sınırlandırılıyor. İşçilere haftada bir gün dinlenme hakkı ve ulusal resmi tatillerde izin hakkı tanınıyor. İşverenin evinde yatılı olarak çalışan ev işçilerinin ise geceleri kesintisiz en az sekiz saat dinlenmesi gerekiyor. Ev işçileri ayrıca çalıştıkları ilk yıl 12 gün, ikinci yıldan itibaren ise 30 gün ücretli yıllık izin hakkına sahip olacak. Bunun yanı sıra 90 gün doğum izni ve yedi gün babalık izni hakkı tanınıyor. Deneme süresi 90 günden 60 güne düşürülürken, işverenin haklı bir neden olmaksızın işçiyi işten çıkarması veya işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ödenecek tazminat, çalışılan her yıl için 10 günlük ücretten 30 günlük ücrete yükseltiliyor.
Yeni yasal düzenleme, ev işçilerini işyerinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacizden korumaya yönelik özel hükümler de içeriyor. İşçilere fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik zarar verebilecek davranışlar açıkça tanımlanıyor. Şiddet veya tacizin işveren, işveren temsilcisi ya da bir amir tarafından gerçekleştirilmesi durumunda işçi, yararlanabileceği diğer yasal haklara ek olarak 20 aylık ücretine eşdeğer tazminat alma hakkına sahip oluyor. Çocuk işçiliğiyle mücadele amacıyla yönetmelik, ev işçiliğinde asgari çalışma yaşını 18 olarak belirliyor. Bununla birlikte, istisnai durumlarda yasal temsilcisinin izniyle 15 yaşından itibaren çalışmaya olanak tanınıyor. Yönetmelik ayrıca işçileri kötüye kullanılan disiplin cezalarına karşı koruyan hükümler getiriyor, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini güçlendiriyor ve iş uyuşmazlıklarının çözümü için başvurulabilecek yolları belirliyor.
Mozambik’te ev işçiliği hâlâ büyük ölçüde değersizleştirilen ve yeterince tanınmayan bir çalışma alanı olmaya devam ediyor. Bu durum, insana yakışır iş koşulları bakımından ciddi eksikliklere yol açıyor. Ülkede ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 12’sini oluşturan, sayıları yarım milyona yaklaşan ev işçilerinin tahminen yüzde 1’inden daha azı sosyal güvenlik sistemine kayıtlı. Diğer ücretli çalışanların haftalık ortalama çalışma süresi 45,9 saatken, ev işçileri haftada ortalama 54,4 saat çalışıyor. Ev işçilerinin aylık ortalama kazancı, diğer ücretli çalışanların kazancının üçte birinden bile az. Ayrıca ev işçilerinin yaklaşık üçte ikisi asgari ücretin altında ücret alıyor.
Bu veriler, ev işçiliğine hak ettiği değerin verilmesinin ve bu işi yapanlara insana yakışır çalışma koşulları sağlanmasının acil bir ihtiyaç olduğunu açıkça ortaya koysa da yeni düzenlemeler internette hararetli bir tartışma başlattı. Bazıları, getirilen yeni yükümlülüklerin birçok hane açısından ekonomik olarak karşılanabilir olmadığını ve sonuçta kayıtdışı istihdamın artmasına ve iş kayıplarına yol açabileceğini savunuyor. Mucambe ise bu görüşe katılmıyor: “Asgari ücretin olması, iş olanaklarının mutlaka azalacağı anlamına gelmez. Tam zamanlı bir ev işçisi çalıştırmaya maddi gücü yetmeyen işverenler, yasayla belirlenen haklara ve çalışma koşullarına saygı göstermeye devam ederek yalnızca belirli günlerde çalışacak birini istihdam etmek gibi daha esnek düzenlemelere başvurabilir.”
Bu tartışma, bakım hizmetlerinin bugün nasıl örgütlendiği ve desteklendiği, devletin bu yapıyı dönüştürmedeki rolünün ne olması gerektiği konusunda daha geniş bir tartışmayı da gündeme getiriyor. Pek çok ailenin ciddi ekonomik güçlüklerle karşı karşıya olduğu doğru. Ancak bu sorunlar, maliyetleri ülkenin en az korunan işçi gruplarından birinin sırtına yükleyerek çözülemez. Bakım hizmetleri, bu hizmetleri sağlayanların pahasına sürdürülemez. Devlet, bakım sorumluluklarının daha adil biçimde paylaşılmasını teşvik etmeli; evrensel sosyal korumayı, herkesin erişebileceği nitelikli kamusal bakım hizmetlerini ve Mozambik toplumunun bakımını üstlenenler için insana yakışır çalışma koşullarını güvence altına almalıdır.
SINED açısından mücadele artık yeni bir aşamaya giriyor: Kazanılan yasal güvenceleri gerçek hayatta uygulanır hale getirmek. Sendika, yeni yönetmeliğin etkin biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla kamuoyunu, işverenleri, ev işçilerini ve devlet kurumlarını hedefleyen geniş çaplı farkındalık ve eğitim kampanyaları yürütmeye başladı. SINED ayrıca yönetmeliğin uygulanmasını izlemek, ortaya çıkabilecek sorunları tespit etmek ve ev işçilerinin haklarının eksiksiz biçimde korunmasını sağlamak için hükümetle ve birlikte mücadele ettiği örgütlerle çalışmayı sürdürecek.
