Türkiye İşçi Örgütlerine

Uluslararası İşçi Birliği-Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE/LIT-CI) Uluslararası Sekreterliği, 9 Şubat 2010 tarihinde “Türkiyeli İşçilere ve İşçi Sınıfı Örgütlerine” başlıklı bir bildiri yayımlayarak, bugün Uluslararası Birlik Komitesi’nin İspanya ve Türkiye bileşenlerini oluşturan Lucha Internacionalista (Enternasyonalist Mücadele) ile İşçi Cephesi‘nin, neden LIT-CI dışında bulunduklarına ilişkin açıklamalarının (bak. UBK Kuruluş Deklarasyonu) doğru olmadığını ve “iddialarının aksine, siyasi sebeplerle değil, müsebbibi oldukları ciddi ahlaki nedenlerle LIT-CI’nin dışında” olduklarını ileri sürmüştür. Bildiride LI ve İC’ye ahlak suçlamaları yöneltilmiş olduğundan, LIT-CI’nin bu açıklamasını yanıtlamak bir zorunluluk haline gelmiştir.

İC ile ilgili olarak LIT-CI, bildirisinde “Türkiye’deki İşçi Cephesi, bizim bu ülkedeki destekçilerimizden bir kesim tarafından yayınlanmaya başladı” demektedir. Oysa bu doğru değildir. 30 yılı aşkın politik bir geleneğin sahibi olan İC akımı bugün İşçi Cephesi gazetesi çevresinde toplanmış olan tarihsel önderliğince 1979 yılında kurulmuş ve ilk sayısını 12 Eylül 1980 askeri darbesinden önce, Şubat 1980’de yayımlamıştır. Askeri diktatörlük dönemi sonrasında Türkiye’de Morenizmin kuruculuğunu üstlenerek 1995 yılında Enternasyonal Bülten (EB) adı altında LIT-CI’nin Türkiye seksiyonu olmuştur.

EB’nin LIT-CI’nin bugünkü önderliği ile olan politik görüş farklılıkları özellikle 2000’lerin ilk yarısında gelişmiştir. EB, LIT-CI önderliğinin tüm Latin Amerika ülkelerini (hatta sonraları daha da ileri giderek neredeyse dünyadaki tüm yarısömürge ve bağımlı ülkeleri) sömürge ilan eden “yeniden sömürgeleştirme” tezini eleştirmiş, aynı zamanda yönetimin çeşitli seksiyonlara (İspanya’da LI, Meksika’da POS) yönelik uygulamalarına karşı çıkmıştır. Bir süre sonra, İşçi Cephesi‘nin (ve daha sonra EB’nin) kurucu önderi (o dönemde faaliyetini İspanya’da PRT içinde sürdürmekteydi) LIT-CI’nin, Pakistanlı devrimci Marksistleri Afganistan’daki Taliban hareketiyle ittifak kurmaya davet etmeye kadar varacak İslami hareket tahlil ve tespitlerine karşı tutum almıştır; onun bu eleştirileri EB önderliği tarafından da paylaşılmıştır.

Ne var ki LIT-CI önderliği bu konuları EB ile tartışmak yerine, onun içinde ortaya çıkan sivil toplumcu ve hareketçi bir eğilimin EB’yi tasfiye etme girişiminden ve bunun doğurduğu ayrılıktan yararlanarak, en önemli tezlerine itiraz eden kesimi LIT-CI’nin dışında bırakmıştır. İşte tam da bu nedenden ötürü bugünkü LIT-CI önderliğinin bürokratik bir deformasyona uğramış olduğunu düşünüyoruz. Ve bu deformasyonun Türkiye’deki sonucu da bellidir: “Resmi” ilan edilen seksiyon tahrip olmuş, daha sonra kendi içinde tekrar parçalanmış ve ne yazık ki pratikte yok olmuştur. Buna karşılık LIT-CI dışında bırakılan kesim bugünkü İC’yi tekrar inşa etmiş, 5 yıl içinde iki başarılı birleşme gerçekleştirmiş ve bugün sınıf mücadelesine müdahale etme yeteneğine ulaşmıştır.

Öte yandan bugün İC, Uluslararası Sekreterliğin iddiasının aksine, LIT-CI’den dışlandıktan sonra hiçbir şekilde onun seksiyonu olduğunu ileri sürmemiştir, böyle bir iddiası da yoktur. İC’nin iddiası 30 yılı aşkın politik mücadelesinde IV. Enternasyonal’in yeniden inşasını ve kendi ülkesinde işçilerin devrimci enternasyonalist partisini inşa etmeyi temel hedef olarak benimsemekten ibarettir. Bu 30 yılı aşkın sürede bayrağına sürülecek tek bir leke olmamıştır ve bugün de aynı inanç ve kararlılıkla mücadelesine devam etmektedir.

Lucha Internacionalista (LI) ise, LIT-CI’nin 2008’deki IX. Dünya Kongresi’ne değin onun İspanya’daki sempatizan örgütüydü. İspanya’daki resmi seksiyon PRT ve mevcut LIT-CI önderliğinin (dünya devrimci durumu, “yeniden sömürgeleştirme” tezi, İslamcı akımların değerlendirilmesi, vb.) politikalarına ilişkin farklılıkların berraklaşmasıyla birlikte LI, LIT-CI’nin IX. Dünya Kongresi’nde (DK) uluslararası bir eğilim kurulması çağrısında bulundu (bak. Ek). Daha önceki aylarda sunulmuş olan dört doküman temel alınarak hazırlanan bu çağrı, gerçekleştirilecek kongrenin başlamasına bir aydan az bir zaman kalmışken, 9 Temmuz 2010 tarihinde yayımlandı. Bu tarihe dek, “ahlaki sorunlar” nedeniyle tasfiye sürecine ilişkin tek bir belirti bile gündeme gelmemişti.

LI’nin eğilim çağrısında bulunmuş olması gelişmeleri tetikledi. Bu aşamadan itibaren LIT-CI önderliğinin tepkisi sunulmuş olan dokümanlara politik yanıtlar geliştirmek yerine, tartışmayı ahlak konusu üzerine kaydırmak oldu. 17 Temmuz günü (yani DK’nın başlamasından sadece 9 gün önce) elimize LIT-CI Uluslararası Sekreterliği ve İspanya seksiyonu imzalı bir mektup ulaştı. Söz konusu mektupta, bir dizi suçlama, sahtekârlık ve sözde iftira kampanyaları düzenlemekle suçlanmaktaydık. Bunlardan daha da akıl almazı, söz konusu mektupta, bu tarihten 13 yıl önce o dönemdeki LIT-CI İspanya seksiyonunun bir militanına yönelik tartışmalı bir sürecin Uluslararası Kontrol Komisyonunca (UKK) yeniden ele alınmasına yönelik talebimiz nedeniyle, Kontrol Komisyonu da gerekli netliği ve çabukluğu göstermemekten ötürü uyarılmaktaydı. Böylece LIT-CI yönetiminin basıncıyla politik tartışmanın önü ahlak sorunlarıyla kesilmiş ve hakkımızda alelacele bir değerlendirme sonucunda karar verilmiş oldu. Bu yaşananlara ilişkin belgeleri, olan biteni samimi bir biçimde öğrenmek isteyen tüm örgütlere sunmaya hazırız. Ama bilinmelidir ki, devrimci sol hareketleri kuşatmış durumdaki uluslararası suçlama kampanyalarına girmek niyetinde değiliz. Bunun yerine politik başlıkları ve devrimci örgütlerin iç işleyişlerine dair sorunları derinlemesine tartışarak ele almanın daha sağlıklı bir yöntem olacağı kanaatindeyiz. Bu yaklaşımdan hareketle LIT-CI Uluslararası Sekreterliğine, tüm seksiyon ve militanlarına duruşumuzu ifade eden dokümanları göndermiştik.

LI ve İC olarak işçi sınıfına ve sınıf mücadelesine olan inancımız tamdır. Bu mücadelede Enternasyonal’in hayati önemini bir an bile unutmuş değiliz. Tam da bu nedenle İC ve LI olarak birlikte imzaladığımız ve Uluslararası Birlik Komitesi’nin kuruluş deklarasyonunda da açık bir biçimde dile getirdiğimiz gibi, amacımız ne LIT-CI’yi ne de seksiyonlarını tahrip etmek değildir. LIT-CI ve seksiyonlarına yönelik tutumumuz, Dördüncü Enternasyonal’in yeniden inşası için vermekte olduğumuz mücadele çerçevesinde politik ve metodolojik bir yenilenme doğrultusundadır. Zira yaşanmakta olan bürokratikleşme sürecine (LI’nin LIT-CI saflarından çıkartılması süreci ve Türkiye seksiyonunda yaşanan kopuş bu sürecin örneklerinden sadece bazılarıdır) ve Enternasyonal’in ve seksiyonlarının inşa yöntemlerine ve aramızdaki önemli politik ayrımlara rağmen LIT-CI’yi IV. Enternasyonal’in yeniden inşası mücadelesinde önemli sayıda seksiyon ve devrimci militanı saflarında barındıran bir örgüt olarak değerlendirmeyi sürdürüyoruz.

Uluslararası Birlik Komitesi

(İşçi Cephesi – Lucha Internacionalista)

 

EK:

ULUSLARARASI EĞİLİM KURULUŞ ÇAĞIRISI

Birkaç kongreden beri LIT içinde geliştirilen politikalarda, inşa planlarında ve yönetimin yöntemlerinde bir dönüşüme ihtiyaç olduğunda ısrar etmekteyiz. Ne var ki, her kongrede bunlar giderek biraz daha fazla pekişmiş durumdadır. Bu nedenle IX. Dünya Kongresi aşamasında aşağıdaki zeminde bir uluslararası eğilimin kurulması çağırısı yapmayı zorunlu olarak görüyoruz.

1. Bazı burjuva kesimlerin emperyalizmle çatışmaya girmesinin olanaksız olduğu (yönetime göre) anlamına yol açan emperyalist yeniden sömürgeleştirme teorisinden kaynaklanan politik yanlışların düzeltilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra, Enternasyonal’imiz içindeki her türden izlenimci analize ve ampirik yönteme karşı mücadele etmeliyiz. Bu bileşimin sonucu özellikle Ortadoğu özelinde vahimleşmektedir, zira Hamas ve Hizbullah türünden İslamcı akımlara ilerici bir nitelik atfetmeye, Hizbullah’ın iktidarı ele alması gerektiğini ileri sürmeye ya da Hamas’ın Gazze’yi “kurtarılmış Filistin toprağı” haline dönüştürdüğünü savunmaya kadar varmaktadır.

2. Ortadoğu bugün dünya sınıf mücadelesinin merkezi durumundadır. Bu ülkelerde seksiyonların inşası, özel olarak da Türkiye seksiyonu gibi komşu bölge seksiyonlarına dayanılması, ayrıca Ortadoğu’ya yönelik uluslararası kampanyaların ve bugün somut olarak Gazze kuşatmasına karşı yürütülen kampanyanın ciddi olarak desteklenmesi uluslararası görevlerimiz arasında öncelik taşımak durumundadır. Bu, devrimci bir durum yaşıyor olmasından ötürü Latin Amerika’daki görevlerimiz açısından vazgeçilmez öneme sahip bu kıta seksiyonlarına yönelik politik ve örgütsel dikkatin geri plana itilmesi anlamına gelmez, tam tersine ileride belirteceğimiz gibi, LIT organlarının güçlendirilmesi anlamına gelecektir.

3. Son dünya kongreleri boyunca, IV. Enternasyonal’in yeniden inşasına yönelik özel bir politika geliştirmek
yerine temel görev olarak iki üç seksiyonun inşa edilmesinin geçirilmesi; LIT organlarının (Uluslararası Sekreterlik, Uluslararası Yürütme Komitesi, bölge sekreterlikleri) güçlendirilmesi yerine bazı partilerde enternasyonal komisyonlarının kurulmasının tercih edilmesi gibi uygulamaların sonucunda giderek gelişen ulusal Troçkizme karşı mücadele edilmelidir. Bu kongreye de IV. Enternasyonal’in yeniden inşasıyla ilgili olarak herhangi bir merkezi görev belirlemeyen bir doküman sunulmaktadır. Geçmiş politikalarda yapılan hataları görmezlikten gelerek yeni bir ampirik dönüş yapılan doküman, LIT’in bugün bir referans noktası haline geldiğinden hareket etmektedir. Bununla birlikte, sınıf mücadelelerinin gerekliliklerine temel yanıtlar getiren bir politika önermek yerine (uluslararası kampanyalar), kendinden menkul bir ikili ilişkiler sistemi gündeme getirmektedir. Biz ise, Koorkom’un yirmi bir noktası çerçevesindeki inisiyatifin yeniden canlandırılarak LIT’in de içinde olacağı daha geniş bir zeminde -ve kongrede kabul edilen merkezi kampanyalar doğrultusunda- bir örgütlenme önerisinin savunulması gerektiğini savunuyoruz.

4. Seksiyonlar arasında merkezi konular çerçevesinde ve her zaman geleneğimizde var olduğu gibi her seksiyonun iç yaşamı üzerinde en geniş tartışmaların örgütlenmesi yerine, Uluslararası Sekreterliğin ikili ilişkiler kurarak seksiyonların iç sorunları üzerinde tek başına hareket edip kararlar alması, bu arada bir bütün olarak LIT’i sorunlardan ve politik tartışmalardan haberdar etmemesi ve bunların çözümüne yardımcı olmasını engellemesi biçiminde hareket eden yönetimin Bonapartist yöntemlerine son verilmelidir. Hatta herhangi bir dünya kongresinde bazı seksiyonların özel olarak izlenilmesi kararı alındığında bile, yönetim aynı suskunlukla ve oldu bittilerle hareket etmektedir. Uluslararası Sekreterliğin, İç Tartışma Bülteni’nde yayımlanması talep edilen yazıları engellemesine (bu dönemde LI’nin iki dokümanı) ilişkin şikâyetler de artık bıkkınlık verici bir tekrar düzeyine ulaşmış durumdadır; öyle ki, zorunlu olmasına rağmen yönetim doküman sahibi seksiyonlara bununla ilgili olarak bilgi dahi vermemektedir. Dolayısıyla, zamanında oylanarak benimsenmiş ama hiç uygulanmamış olan, Uluslararası İç Bülten’in seksiyonların iç yaşamının, politik tartışmaların merkezine yerleştirilmesi kararı hayata geçirilmelidir.

Barselona, 9 Temmuz 2008

LI Uluslararası Konferansı adına

Merkez Komitesi

Yorumlar kapalıdır.