BİLİŞİM – Merhaba yoldaşlar

34

Ben bir hizmet sektöründen çağrı merkezi emekçisiyim. Öncesinde biraz çağrı merkezi çalışanı nedir kısaca özetleyeyim: Çağrı merkezi çalışanın görevi kısaca şirketin mevcut müşteri potansiyelini korumak ve arttırmak, müşterilere telefonla yardımcı olmaktır.

Bununla birlikte bizler sürekli olarak sömürü ve patron-şef baskısına maruz kalan, performans değerlendirmeleri sonucunda kendimizi yarış atı gibi hisseden işçileriz. Üstelik yoğun bir tempoda çalışmamıza rağmen yaptığımız iş, iş gibi görülmüyor. Tuvalette, yemekte, sigara molasında geçirilen saniyelerin hesabı tutuluyor. Geç kaldığımızda, hata yaptığımızda maaşlarımızdan kesintiler yapılıyor. Labirent gibi bölmelerde kimseyi görmeden, masamızdan kalkmadan telefonla konuşmamız emrediliyor. En kötü koşullarda çalışıp en kötü ücreti alıyoruz… Çalışanlar da bunun geçici bir iş olduğunu düşünerek, gerçek bir iş bulana kadar veya okulu bitirene kadar çalışmayı amaçladıklarından bu sömürüye ses çıkarmıyorlar. Tabii bu durum patronların da işine geliyor, bunun üzerine bir de kariyer yalanları ekleyerek iyice sesimizin kesilmesini hedefliyorlar. Böylece çağrı merkezlerini doldurulması gereken bir çile gibi gösteriyorlar ve bizleri ucuza çalıştırıyorlar.

Türkiye’de çağrı merkezi çalışanları bir işkolu olarak görülmediğinden ve çalışanların sürekli bir dolaşım içerisinde olmasından önümüzde büyük bir örgütlenme problemi bulunuyor. Bununla birlikte çalışanların sorunlarını tartışabileceği, örgütlenebileceği ve sahip çıkılması gereken önemli bir yer olarak “Gerçeğe Çağrı Merkezi Derneği” bulunmaktadır. Ülke genelinde 50 bini bulan sayımızla aslında büyük bir potansiyeliz. Hizmet sektörü emekçileri olarak diğer emekçilerle ortak çıkarlarımız olduğunun farkına varmamız ve daha çalışılabilir bir iş hayatı ve daha insanca çalışma şartlarına sahip olmak için tek yol örgütlenmek ve haklarımıza sahip çıkmaktan geçecektir. İlerleyen sayılarda işyerinden haberler yazacağım…

Yorumlar kapalıdır.