Cadının Bohçası’ndan dökülenler: Ben ve Nuri Bala

104

Kars’ın Eşmeyazı köyünden İstanbul Tarlabaşı’na uzanan yolda; Mehmet’in Esmeray’a dönüşümünün öyküsünü anlatan bir belgesel film Ben ve Nuri Bala.

Tek bir bedene, coğrafyaya, dile, türküye; hatta tek bir isme sığmayan bu yolculuğun Tarlabaşı’nda bir polis tarafından kesilmesiyle tanıdık hepimiz Esmeray’ı. Polis ona, evine giden o yoldan artık geçemeyeceğini söylemişti, o geçmek isteyince polis şiddetine maruz kalmıştı. Açtığı dava sonrasında polislerin kendisinden özür dilemesine rağmen davasından yine de vazgeçmemişti ve sonrası…

Sonrası, yönetmenliğini Melisa Önel’in yaptığı Ben ve Nuri Bala 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi İlk Belgesel Ödülü’nü aldı.

Tüm bunlar özellikle travesti, transseksüel cinayetlerinin sıkça yaşandığı bugünlerde, bu topraklarda Ben ve Nuri Bala’yı mutlaka görülmesi gereken bir belgesel haline getiriyor.

Belgesel ayrıca, genel ahlak propagandasıyla hem toplumdan dışlanıp hem de üzerine türlü polis şiddetine maruz kalan travestilerin yine devlet eliyle nasıl seks işçiliğine itildiğini de irdeliyor. Bu noktada, travesti Esmeray’ın öyküsü feminist aktivist Esmeray’ınkine de dönüşüyor.

Ayrıca, Cadının Bohçası isimli oyunuyla Esmeray her cuma Rengahenk Sanatevi’nde saat 20.00’da “Bir travestinin ezberinizi bozmasına izin verecek kadar cesur musunuz” diye sorarak bizleri bekliyor.

Mehmet olmak öğretilirken, içindeki kadını aramaktan korkmayan ve ait olduğu toprakları özlemekten de vazgeçmeyen Esmeray bohçasından çıkardıklarıyla bizlere hem keyifli hem hüzünlü bir oyun sunuyor.

Yazan: İC – Haber, 25 Aralık 2009

Yorumlar kapalıdır.