Tekel işçilerinin direnişi sürüyor

150

Bildiğimiz gibi Tekel işçileri sendikalarının işbirlikçi tavrı, 4-C ye imza atan işçilerin işbaşı yaptırtılmamış olması ve ekim ayı itibarıyle işsizlik ödentisinin kesilmesi nedeniyle 4 Ekim 2010 tarihinden itibaren Tek Gıda-İş Sendikası’nın İstanbul 4. Levent’teki Genel Merkezi önünde süresiz oturma eylemi kararı almışlardı. Farklı illerden temsilciler olarak gelip oturma eylemine başlayan işçiler, öncelikle diğer arkadaşlarını da yeniden direnişe çağırdılar ancak ekonomik zorluklar ve işçilerin önemli bir bölümünün geçici işler bulmuş olması nedeniyle bu çağrıya çok fazla geri dönüş olmadı.

Bu dönemde işçiler daha çok siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinden destek görürken bir yandan da sendikalara çağrıda bulunmaktalar. Ayrıca haklı mücadelelerinin yeniden duyulabilmesi adına çeşitli eylemlilikler içine girerek seslerini duyurmaya çalışmaktalar. Bu kapsamda her haftasonu kitlesel yürüyüşler organize ederek kendilerine olan desteği arttırmayı ve sendikalarının tavrını teşhir etmeyi amaçlamaktalar.

Tüm zor koşullara rağmen morallerini bozmayan Tekel işçilerinin direnişinde ön plana çıkan ve tüm işçi sınıfının sorunlarının ne kadar ortak olduğunu gösteren noktalar olarak; işbirlikçi sendika bürokrasisine karşı mücadele ve yaygın çalıştırma düzeni olarak dayatılan 4-C gösterilebilir. Direnişteki Tekel işçileri de bunların tüm işçi sınıfının sorunları olduğunu bilerek mücadelelerini yaygınlaştırmak ve sınıftan destek görmek amacını güdüyorlar.

Sendika bürokrasisinin ve burjuvazinin direnişleri yalnızlaştırma politikasına karşılık, ayakta kalabilmek ve savunma hatlarını güçlendirebilmek için ise yapılabilecek şey mücadeleleri birleştirmek şiarından hareketle olabilidiğince birlik olmak ve ortak hareket edebilmek. Kriz ortamının devam ettiği bir dönemde işçi sınıfına saldırıların artacağı aşikarken, güçleri birleştirmeden hareket etmek yenilginin önünü açmaktan öteye geçmeyecektir.

Yorumlar kapalıdır.