Tekstil – İş yerinde siyasette de patronun yasakları arasında

132

Tekstil işçisiyim! Çalışma koşullarımız gün geçtikçe zorlaştırılıyor. Güvencesiz çalışma artıyor. Patronlar işsizliği bize karşı koz olarak kullanıyor. İş yerlerinde dayanışma şöyle dursun; konuşmamız, güncel sorunlardan bahsetmemiz bile zor.

Bundan birkaç gün önce sabah çay molasında arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Mesele olan şey ise okullarda okunan and idi. Çocuklara her sabah söyletilen bu andın ırkçı bir yaklaşım olduğunu konuşuyorduk. Bir kadın arkadaş “Türk’üm doğruyum” diye başlayan bu andın Ermeni, Rum, Çerkez ya da Kürt daha birçok etnik kökenden olan insanları rencide ettiğinden bahsediyordu. Ben de “her sabah çocuklara yalan yere yemin ettiriyorlar” diyerek sohbete katıldım. Aramızdaki konuşma devam ederken “başka ülkelerde de var mı?” tartışması yaptık. Sanırım yoktur ya da biz bilmiyoruz. Ben de Afrika ulusal marşının Afrika’da yoğun olarak kullanılan üç anadilde olduğunu söyledim. Bu konuda bir yazı okumuştum. Biz sohbet ederken patron yanımızdan geçti. Benim sırtım ona dönük olduğundan geç fark ettim. Gerçi fark etsem de konuşmaya devam ederdim.

Çay molası bitince çalışmak için makineme yöneldim. Patron bana “İş yerinde siyaset yapmayın” diye uyarıda bulunarak, aslında haklısınız ama daha bu tür şeyler için Türkiye’de şartlar yeterli değil diyerek uzaklaştı.

Yani iş yerinde örgütlenmek ve hak aramak yasak onu biliyorduk ama meğer siyaset konuşmak da yasakmış. Ama biz inadına siyaset yapmaya devam edeceğiz.

Yorumlar kapalıdır.