İşe değil direnişe!

73

AKP 11 yıllık iktidarı boyunca bütün vantuzlarıyla iktidar nimetlerine yapışan bir hükümet oldu. Ama kendi konumunu sağlamlaştırdığını sandığı bir anda hesapları, yüz binlerce insanın, onlarca şehirde yürüttüğü kitle seferberlikleriyle yerle bir oldu. Her türden polis terörüne rağmen kitlelerin hareketliliği AKP’nin yalan diktatörlüğüne son demlerini yaşatıyor.

Ücretler eridi, her türden neoliberal saldırı bizzat bu iktidar eliyle hayata geçirildi. OECD’nin yayımladığı “daha iyi yaşam endeksine” göre her iki erkekten biri, her 100 kadından 34’ü karşılıksız olarak aşırı çalışıyor. Çalışabilir nüfusun sadece %48’i sürekli bir işe sahip. Türkiye’de çalışan nüfus OECD ülkeleri ortalamasından 100 saat, yani yılda yaklaşık 15 gün daha fazla çalışıyor.

Ne ekonomik mucize ama!

Buna rağmen Başbakan bütün direnişi faiz lobisi adını verdiği, ne idüğü belli olmayan bir grubun oyunu olarak anlatıyor. Sanki Türkiye yıllardır büyük bir borsa ekonomisinin elinin altında değilmiş gibi… İstanbul’u finans merkezine çevireceğiz diyen kim? Faiz lobisi varsa, bu bizzat Başbakan’ın şu ana kadar uyguladığı neoliberal politikalardan doğmuştur.

Başbakan bizzat kendi kabinesinden başlayarak borsada ne kadar paraları olduğunu açıklasın, o zaman kimlerin faizden, borsadan ne kadar kazandığı anlaşılır.

Biz, borsa kapatılsın diyoruz! Madem faiz lobisi var, kapat borsayı!

Her türden şiddetlerini pervasızca sürdürmelerinin nedeni elbette bu değil. AKP bizzat iktidarlarını ve her türden yağdanlıklarını kaybetmekten, yılandan korktuğundan daha fazla korkuyor.

Bu talan, kitlelerin kendi direnişi ile er geç yıkılacaktır. AKP’nin korktuğu şey, bizzat kitlelerin seferberliklerinin daimi olmasıdır. Bunun için ne yapıp edip bu seferberliği ve onu daimi kılacak organların oluşmasını engellemek adına gereken her türlü hile ve baskıyı kullanacaklardır.

Bu nedenle, polis terörüne ve AKP’nin her türlü terör basıncına karşı kitle seferberliklerini büyütmek gerekiyor. Kitle seferberliğini sürekli kılacak şey, kitle seferberliğini koordine etme ve her türlü taktik hamleyle yönlendirecek öz örgütlenmelerin kurulmasıdır.

Mücadele Taksim sınırlarını çoktan aşmıştır. Her mahallede, işyerinde, alanda mücadeleyi ilerletecek meclisler için ileri!

Sonucu belirleyen, hayatın durdurulması olacaktır. DİSK, KESK, TTB, TMMOB ve TDB’nin aldığı genel grev kararı büyütülmeli, polis şiddeti durana kadar, devam etmelidir. Bu genel grevin sendikalı olsun olmasın tüm işyerlerine yaymak gerekmektedir.

O nedenle yarından itibaren üretimi, hayatı tamamen durduralım. Her işyerinde üretim durmalıdır.

Polis bütün meydanlardan ablukasını, işgalini çekene kadar kepenkler inmelidir!

Hayatı durdurmaya!

Yorumlar kapalıdır.