İşçi Demokrasisi Partisi Girişimi (İDP) Kadınlarına 8 Mart Selamlaması

124

Aşağıda, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İDP Eyüp İlçe Bürosu’nda gerçekleştirdiğimiz etkinliğe, Arjantin’deki kardeş partimiz Izquerda Socialista (Sosyalist Sol)’nın Kadın Komisyonu’ndan gelen mesajı yayımlıyoruz.

Merhaba kadın yoldaşlar!

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, Izquierda Socialista’lı kadınlar olarak, Türkiye’deki kardeş partimiz İşçi Demokrasisi Partisi’nin üyeleri ve en değerli mücadele ortaklarımız olan sizleri selamlıyoruz.

Arjantin’de ve dünyanın geri kalanında emekçi kadınlar sırtlarına yüklenen şiddetle mücadele ediyorlar. Kadın olduğumuz için maruz kaldığımız bu şiddet kapitalist sömürüyle beraber daha da ağırlaşıyor.

Pek çok insan Cristina Fernández’in, yani ülkenin ilk kadın devlet başkanının seçilmesinden beri ülkemizde kadın hakları konusunda ilerleme olduğunu düşünse de, aslında kadınlarının durumunda hiçbir değişiklik olmadı. Aksine, Fernández’in 6 yıllık iktidarı boyunca 1500’den fazla kadın, kadın cinayetlerine kurban gitti; yani eş, sevgili, eski eş gibi sıfatlara sahip erkekler tarafından öldürüldü. Bu ölümler aslında şikâyetler dikkate alınsaydı önlenebilecekti.

Aynı zamanda binlerce kadın, son yıllarda giderek büyüyen ve bu büyümenin hükümet, yerel yönetimler, polis ve yasal sistemin desteği ve katkısı olmaksızın mümkün olmayacağı kadın ticareti ağları tarafından kaçırılarak seks köleliğine mahkum ediliyor. Ve tabii ki, Katolik kilisesinin yeni lideri Arjantinli Papa Francis’le açık bir ittifak içerisinde kadınların yasal, güvenli ve ücretsiz kürtaj hakkı engelleniyor. Bu yasaklar yılda çoğunluğu işçi, fakir, genç ve göçmenlerden oluşan 500’den fazla kadının ölümüyle sonuçlanıyor.

Dahası, 6 yılı aşkın süredir bir kadın iktidarda olmasına rağmen, kadın işçiler en düşük istihdama, esnek işlere, ve erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücretlere mahkum olmaya devam ediyorlar. Yani ülkemizde fakirliğin kadınlaşması diyebileceğimiz bir durumla karşı karşıyayız.

Şüphesiz ki bu, kadın olmasına rağmen Cristina Fernández’in ülkeyi zenginlerin ve kendi sınıfının, yani kapitalistlerin, sınıf çıkarlarına göre yönettiğinin bir kanıtıdır. Bu bağlamda biz emekçi kadınların haklarını ele geçirmek için kadın burjuvazinin çıkarlarından bağımsız bir şekilde örgütlenerek mücadeleyi ilerletmesi gerektiğini savunuyoruz çünkü tüm dünyada illegal kürtaj yöntemleri yüzünden ölenler de, ekonomik krizin faturasını ödeyenler de biz emekçi kadınlarız.

İşte tam da bu yüzden, 8 Mart’ta, ülkemizde ücretlerinin artması için greve çıkan öğretmenlerin mücadelesi gibi dünyanın her yerinde süregelen kadın mücadelelerini selamlıyoruz. Arjantinli kadınlar olarak dünyanın diğer ucunda bizimle aynı mücadeleyi veren kadınların olduğunu bilmek bize güç veriyor. Düşmanımız ulusların sınırlarını aşıyor, dolayısıyla mücadelemiz de aşmalı.

Yaşasın kadınların enternasyonal mücadelesi!

Yorumlar kapalıdır.