Karşı Gazetesi işçileri patrona karşı direnişte!

96

Karşı Gazetesi’nde çalışan işçiler 13 Nisan günü gazetenin kapandığı haberini aldılar ve muhabirinden genel yayın yönetmenine, temizlik işçisinden şoförüne kadar tüm gazete emekçileri tam 22 gündür direnişteler. Karşı gazetesi binasında 13 Nisan’dan bu yana işgal eylemini sürdüren işçiler, direnişlerinin sadece bir alacak mücadelesi değil, gazetecilik mesleğinin itibarını tekrar kazanmasını amaçlayan onur mücadelesi olduğunu söylediler.

Karşı gazetesinin direnen emekçilerinden Burak Öz sorularımızı yanıtladı.

İdil Tezer (İD): Direniş nasıl başladı?

Gazetede 13 Nisan Pazar günü haberlerimizi hazırlıyor, sayfalara yerleştirerek yarının gazetesini hazırlıyorduk. Öğle saatlerinde yöneticilerimizden biri telefon etti, son gazeteyi hazırladığımızı, gazetenin kapandığını söyledi. Diğer arkadaşlarımıza da başka yöneticiler söylemiş. Büyük şaşkınlık yaşadık. Sayfaları bitirdikten sonra toplantı yapma kararı aldık.

O gün saat 17.00 gibi toplandık, avukatlarımızı çağırdık. Bir anda gazeteyi kapayarak 91 işçiyi işsiz bırakan patrona (hiçbir patrona güvenilemez zaten) güvenemeyeceğimizi belirterek, alacaklarımız verilene kadar gazete binasından ayrılmama kararı aldık.

İD: Talepleriniz neler?

Bizlerin talepleri toplamda 325 bin TL civarında olan ödenmeyen ücret ve ihbar tazminatıyla sınırlı değil. Biliyoruz ki başka gazetelere de gitsek ücret konusunda ve sigorta konusunda aynı sıkıntıları yaşayacağız. Bizler, çalışma koşulları nedeniyle, mesleğini yapamaz duruma gelmiş tüm gazeteciler için mücadele veriyoruz. Bizler burada aynı zamanda gazete işçilerinin de hakları için onurlu bir mücadele verebileceğini göstererek, tüm gazete işçilerinin birlikte, hakları için hareket etmelerinin gerektiğini ve sendikalı olmanın önemini direnerek vurgulamaya çalışıyoruz. Kısacası var olan medya düzeni içerisinde ayaklar altına alınan gazetecilik onurunun direnerek ve sınıf sendikacılığı yapan sendikalarda örgütlenerek kazanılacağı fikrinin direnişimizle tartışmaya açılmasını amaçlıyoruz.

İD: Peki, ne yapıyorsunuz bunun için?

Direnişin ilk gününden bu yana sosyal paylaşım ağları üzerinden yaygınlaştırmaya başladığımız Karşı Direniş adlı gazete çıkarıyoruz. Bu gazetede sadece Karşı Direniş değil, her alandan haberler yer alıyor.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’yla birlikte işgal binamızda “Köle Değil Gazeteciyiz” adlı panel düzenleyerek, gazetecilerin çalışma şartlarını tartıştık.

Basın Özgürlüğü Günü olan 3 Mayıs’ta Karşı Direniş gazetemiz Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın dayanışmasıyla 4 gazete tarafından, içinde tutuklu gazetecilerle ilgili bir sayfanın da yer aldığı şekliyle 4 sayfalık ek olarak dağıtıldı.

“Bu direniş bütün gazetecilerin direnişi” başlığı altında imza kampanyaları ve yürüyüşler düzenleyeceğiz.

Bunun yanı sıra sınıfımızla bağlarımız güçleniyor. Direnen Greif, Kazova, Fen-iş işçileriyle 1 Mayıs’ta ortak pankart altında yürüdük, birlikte hareketimiz bu direnişlerle birlikte büyüyerek gelişecek.

İD: Direnmek onurlu olduğu kadar zordur da, sorunlarınız neler?

En büyük sorunumuz, yalnızlık. Sesimizi yeterince duyuramıyoruz. Üyesi olduğum Kaç Bize Gel sağ olsun dayanışmasını eksik etmedi ama daha çok gelin, sosyal ağlarda sesimizi daha çok duyurun bu aynı zamanda büro işçilerinin direnişi.

Yorumlar kapalıdır.