Kadın katillerine iyi hal, Nevin’e Müebbet!

25

Nevin Yıldırım’ı sistematik şekilde cinsel şiddetine maruz kaldığı tecavüzcüsü Nurettin Gider’i kafasını keserek öldürmesiyle tanıdık. Bazı gazeteler olayı “Kesikbaş cinayeti” diyerek üçüncü sayfa cinayet haberlerin gibi servis ederken, bazıları ise Nevin’i “namusunu temizleyen kadın” olarak tanıttılar.

Nevin, Isparta’nın Yalvaç ilçesinde kendisini çocuklarını ve eşini öldürmekle tehdit eden, defalarca şiddet uygulayan ve bu süre içinde de tecavüz etmeye devam eden akrabası Nurettin Gider’i öldürdü. Hakkında açılan davada “tasarlayarak canavarca hisle kasten adam öldürmek” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanıyordu. 25 Mart’ta görülen duruşmasında hakkında müebbet hapis cezası kesinleşti. Nevin Yıldırım’ın yaşam öyküsü ve hukuk mücadelesi erkek egemen sistemin kısa bir özeti oldu.

Ne olmuştu?

Nevin, kendisini çocuklarını öldürmekle tehdit eden tecavüzcüsünün dediğini yapacağına inandığı için son çare olarak tecavüzcüsünü öldürdüğünde 5 aylık hamileydi ve doğaldır ki tecavüzden olan bebeği doğurmak istemiyordu. Devletin tecavüzü görünmez kılan “Sen doğur biz bakarız,” şeklindeki yaklaşımı sonucu, 7 Kasım 2012 tarihinde isteği dışında bu bebeği dünyaya getirmek zorunda bırakılmıştı.

Yargılama süreci boyunca Nevin’in avukatı Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) cezai ehliyetinin olup olmadığına ilişkin rapor alınmasını talep etti. Nevin’in akıl sağlığının yerinde olduğuna dair ATK raporu 3’e karşı 2 oyla, Kasım 2014’te mahkemeye sunuldu.

Nevin “Ben hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım. Eğer gönüllü ilişki olsaydı öldürmez, onunla çeker giderdim. 2 yıldır çocuklarıma hasret yaşamazdım. Kimse ne böyle ölmek ne de öldürmek ister, pişmanım” şeklinde ifade vermişti. Nevin her seferinde gönüllü bir ilişki yaşamadığını tecavüze uğradığını ve çocuğu doğurmak istemediğini ifade etti. Ne mahkeme ne de medya Nevin’in uğradığı tecavüzde “rızası olduğu”nu ispatlayamamıştı ki, Nevin2in davasının 13. celsesisinde savcı Osman Çabuk, ilk iddianamesindeki sadece “canavarca hisle” ibaresini çıkartarak, “tasarlayarak kasten adam öldürmekten ağırlaştırılmış müebbet” istemiyle mütalaa verdi. Karısını öldüren erkek hakkında “cinnet geçiren koca” gibi aklayıcı ifadeler kullanan medya, Nevin’e karşı aynı anlayışı göstermedi. Nevin artık namusunu temizleyen değil, evlilik dışı yaşadığı erkeği öldüren “Kesikbaş cinayetinin faili canavar kadın”dı.

Oysa o sırada…

-15 yaşındaki Z. C.’ye tecavüz ettikleri iddiasıyla yargılanan 8 kişi, “ilişkide rıza olduğu” gerekçesiyle beraat etti. Z. C., karar sonrasında davayla ilgilenen hakime yazdığı mektuba, “Ben yaşadıklarımdan utandığım için ve bir de polisler ve siz bana inanmıyor gibi davrandığınız, alay ettiğiniz için anlatamıyorum” cümlesiyle başladı. Polislerin ve hakimin, “neden karşı koymadın” diyerek kendisini suçladıklarını belirten Z. C.’nin mektubu şöyle bitiyordu: “Bana inanmayan, dalga geçer gibi davranan, aşağılayan mahkemenize gelmeyeceğim. Sizi adalet ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.”

– 13 Mart günü Siirt Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 19 yaşındaki lise öğrencisine 7 ay boyunca tecavüz ettiği iddiasıyla yargılanan ve 10,5 yıl hapis cezası alan kişi hakkındaki karar, Yargıtay Başsavcılığının, “sanığın madureye hediyeler vererek ve evlenme vaadinde bulunarak güven kurduğu gözetilmelidir. Sanığın beraatine karar verilmeli” itirazı üzerine bozuldu. Sanık tahliye edilmişti.

– 2014 yılında, 17 yaşındaki zihinsel engelli C. Y.’ye tecavüz ettiği için, “algılama yeteneği gelişmemiş olan mağdur çocuğa karşı cinsel istismar” suçundan 8 yıl hapis cezası alan İ. G.’nin cezası, “duruşmalarda gözlemlenen iyi hali” sebebiyle 6 yıl 8 aya indirildi.

Muhtaç olduğun kudret…

Nevin Yıldırım bizler için her gün erkekler tarafından en az beş kadının öldürüldüğü ve “pişmanım” diyenin en kötüsünden iyi hal indirimi aldığı bir ülkede tecavüze karşı koyabilen bir kadın. Tecavüze uğradığı için duyduğu suçluluktan kendi canına kıyan kadınların ülkesinde Nevin köy meydanındaki kahvehaneye tecavüzcüsünün kafasını atacak cesarette bir kadın. Tam da bundan dolayıdır ki kadın cinayetlerinin politik olduğu bir ülkede Nevin’in duruşmasında karar, erkek egemen sistemin kendisi oldu. Duruşmasına katılan avukatlar salona alınmadı, Nevin’e destek veren kadınlar adliyenin önünde darp edildi…

Bizler Nevin Yıldırım’ın yaşadığı şiddet karşısındaki müdafaasının, Türkiye’de kadınlara uygulanan erkek şiddetinden ayrı düşünülemeyeceğini hatırlatıyoruz. Erkek şiddetini önlemek için kadınların böyle durumlarda ulaşabileceği mekanizmaları oluşturmuş bir devlet olsaydı, kadınlar öldürülecekleri, rezil edilecekleri endişesiyle kendi canlarına kıymayı düşünmezlerdi, ya da tecavüzcülerini kendileri yargılamayı. Dahası Nevin’e müebbet hapis cezası veren erkek egemen sistemin kendisi olmuştur ve bu karar bütün tecavüzcüsüne ve tecavüzlere ses çıkaran bütün kadınlara gözdağıdır. Erkek egemen sistemi ve eril adalete karşı koyuyoruz! Bizler taciz ve tecavüz durumlarında kadının kolaylıkla başvurabilecekleri Cinsel Şiddet Kriz Merkezleri kurulsun istiyoruz. Taciz tecavüzlerde kadının beyanı esas alınmalıdır! Nevin Yıldırım’a özgürlük, kadın katillerine müebbet!

Yorumlar kapalıdır.