Olağanüstü hale hayır! Demokratik özgürlükler ve laikliğin mezar kazıcılarına karşı işçilerin birliği!

146

Paris’te IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırıların ardından, İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI) Fransa Seksiyonu Enternasyonalist Sosyalist Grup (GSI)’un yayımladığı bildiri:

13 Kasım’ı 14 Kasım’a bağlayan gece, Paris ve Saint-Denis’de, onlarca kişinin yaşamını yitirmesine ve onlarcasının da çoğunluğu ağır olmak üzere yaralanmasına yol açan birden fazla eş zamanlı saldırı gerçekleştirildi. Yüzlerce aile kedere boğuldu.
Irkçı ya da antisemit her türlü şiddeti kınadığımız gibi, bu saldırıları da nefretle kınıyoruz.

Bu saldırıları ilkesel olarak kınıyoruz; çünkü bunlar toplumu bölmeye yönelik, karşıdevrimci, alçak ve barbarca saldırılardır. Aynı zamanda biliyoruz ki, IŞİD’den siyonist devlete kadar her türlü gerici güç, “amaçlarına” ulaşmak için bu şiddet olaylarını kullanacaktır.

Bu saldırılar, Fransız emperyalizminin de dahil olduğu emperyalist güçler ile Rusya, İran, Türkiye ve Körfez monarşileri gibi bunlara bağımlı bölgesel güçlerin, Arap devrimini geriletmeye çalıştıkları bir dönemde gerçekleşti.

Kimileri Esad’ın aşağılık rejimini desteklerken, kimileri ise IŞİD gericilerine güveniyor.

Bize gelince, GSI olarak, her ne kadar politik yönelişlerini onaylamasak da, Özgür Suriye Ordusu’nun üzerindeki kuşatmanın kırılması için yürütülen uluslararası kampanyayı destekliyoruz; çünkü Arap devrimlerini yayılmasının yolu budur.

Paris ve Saint-Denis saldırıları, Avrupa Birliği’nin açık bir kriz içinde olduğu ve demokratik olduklarını iddia eden hükümetlerin, savaştan kaçan Afrikalı, Yakındoğulu ve Ortadoğulu mültecilere karşı ülke sınırları boyunca yeni bir demir perde oluşturdukları bir dönemde gerçekleşti.

Bu saldırılar, Hollande-Valls-Cazeneuve hükümetinin, İş Kanunu’nun altına dinamit koymaya, yeniden emeklileri hedef almaya, sendikal faaliyeti kriminalize etmeye çalıştığı ve bunun için başlıca sendikaların yöneticilerinin en azından sessiz kalarak suç ortaklığı yapacağına güvendiği bir dönemde gerçekleşti.

Saldırının zamanlaması manidar; saldırılar, ülke sınırlarının COP21 toplantısı için yeniden açıldığı, bir hafta sonra İran Cumhurbaşkanı’nın ziyaretinin öngörüldüğü bir dönemde gerçekleşti.

GSI olarak, 10 Ocak 2015 tarihli bildirgemizde değiştirecek tek bir kelimemiz dahi yoktur; olayların akışı tutumumuzun doğruluğunu gösterdi.

11 Ocak Pazar günü gerçekleşen eylemde, demokratik özgürlükler ve özellikle laiklik düşmanlarının ön saflarda yer aldığı maskaralığı teşhir etmiştik.

Charlie Hebdo saldırısı ile Porte Vincennes’deki Hyper Cacher saldırısını bahane olarak kullanan Hollande-Valls-Cazeneuve hükümeti, saldırı sonrası, polis devleti niteliğini güçlendiren yoğun bir güvenlikçi politika uyguladı.

Haklı olarak bu tedbirler, birçok politik örgüt, sendika ve demokratik özgürlükler savunucusu dernek tarafından teşhir edildi; buna karşın, “Vigipirate Planı”[1] 20 yıldır yürürlüktedir.

F. Hollande, sınırlardaki denetim süresini uzattı ve bütün ülke çapında olağanüstü hal ilan etti.

Bu karar sonucunda, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklandı; konut ve işyerlerinde gece ve gündüz arama yapılabilecek, üstelik hâkimin yokluğunda! İdari amirler ile İçişleri Bakanı demokratik özgürlükleri doğrudan sınırlandıran geniş yetkilere sahipler.

1961’de OAS’a[2] bağlı generallerin darbe girişimi dışında, bu durumun eşi benzeri yaşanmamıştır.

Sırada ne var: Sıkıyönetim mi? Bonapartizmden ilham alan 5. Cumhuriyet Anayasası’nın 16. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı’na özel yetkilerin verilmesi mi? Daimi olağanüstü hal!

Bütün emekçileri ve gençleri, laiklik başta olmak üzere tüm demokratik özgürlüklerin savunusu için birleşik seferberlik önerilerine yanıt vermeye çağırıyoruz.

Bütün emekçileri ve gençleri, olağanüstü halin kaldırılması için birleşik seferberlik önerilerine yanıt vermeye çağırıyoruz.

Demokratik özgürlüklerin ve işçi sınıfının savunucusu olduğunu iddia eden örgütler, partiler, dernekler ve sendikalar, bu yönde bir tutum almalıdırlar.

DEMOKRATİK ÖZGÜRLÜKLERİN SAVUNUSU,

İŞÇİ SINIFININ VE GENÇLİĞİN BİRLİĞİ İÇİN OHAL’E HAYIR!

Paris, 14 Kasım 2015 – 10.20

GSI, İşçilerin Uluslararası Birliği Dördüncü Enternasyonal (UIT-CI) Fransa seksiyonu

[1] Vigipirate Planı : Ülkeye yönelik saldırı ya da saldırı tehditleri durumunda, güvenlik güçlerine geniş yetkiler veren Fransız ulusal güvenlik uyarı sistemi.

[2] OAS Organisation armée secrète – Gizli Ordu Örgütü): Cezayir’in Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasını önlemek için 1961’de kurulan, yasadışı silahlı Fransız örgütü.

Yorumlar kapalıdır.