Metal Fırtına

131

Bundan tam bir sene önce Mayıs ayını metal işçileri Bursa’da başlattıkları direniş ile karşıladı. İşçiler kendilerine düşük ücret dayatan 3 yıllık sözleşmeye, haklarını hiçe sayan Türk Metal’e ve patronlara karşı direnişe geçtiler. Renault işçilerinin öncülük ettiği bu direniş birçok fabrikaya hatta ülkenin farklı yerlerine yayılarak devam etti. Toplamda 25 bin metal işçisinin katıldığı direniş aylarca sürmüş ve en sonunda işçilerin büyük bir bölümü Türk-İş Sendikası’nın kendi haklarını değil patronların haklarını savunduklarını fark ederek “Satılık sendika istemiyoruz” sloganları ile sendikadan istifa etmeye başladılar. İlk kazanımlarını elde eden işçiler diğer talepleri için de bu sefer daha kararlı bir şekilde ve daha fazla metal işçisiyle birlikte bugüne kadar mücadelelerini sürdürdüler.

Diğer taraftan da hükümetin işçilerin kazanılmış haklarına yönelik saldırılarına karşı da ilk tepkiler metal işçisinden geldi. Asgari ücrete yapılan adaletsiz zamma ve özellikle kıdem tazminatının gaspına yönelik uygulamalara karşı metal işçileri eylemleri ile haklarını gasp ettirmeyeceklerini birkez daha göstermiş oldu.

Metal işçisi ülkenin her yerinde daha yoğun katılımlı olarak 1 Mayıs’ta alanlardaydı. Geçen sene Bursa’daki metal işçileri, Türk-Metal Sendikası yüzünden diğer işçilerden yalıtık olarak 1 Mayıs geçirmişti. İşçiler ne kendi taleplerini haykırabildi ne de diğer işçilerle 1 Mayıs geçirebildi. Bu sene Bursa’da alanlara çıkan metal işçisi birleşik bir emek ve dayanışma günü yaşadı. Alanda sloganlar ortaktı; “Kıdem tazminatını gasp ettirmeyeceğiz ve kiralık işçiliğe hayır.” Metal işçisi mücadelede kararlı olduğunu ve kazanana kadar devam edeceklerini birkez daha ifade etti. Bugün mücadele anlamında biz işçiler olarak güçsüz görünsek bile aslında diğer taraftan da biriken bir öfke var. Tüm işçiler olarak hükümetin elimizden gasp etmeye çalıştığı haklarımız için öfkemizi birleşik bir mücadele hattı kurmak için kullanmalıyız. Çünkü birlikte varsak güçlüyüz aksi durumda sürekli hakları gasp edilen ve yoksulluğa itilen biz işçiler oluruz.

Yorumlar kapalıdır.