Yeni RTÜK Yasası Nedir? #SansüreHayır

Yeni RTÜK yasası geçtiğimiz günlerde gündemimize sansür ve yeni yasaklar olarak geldi. Bu saçmalıklardan çok çeken bir toplum olarak, gelin yeni yasanın ne olduğunu ve neler getireceğine bakalım.

Yeni yasa ile özellikle internet ortamında yayın yapan NETFLIX, BluTV ve Puhu gibi kişiye özel içerik sağlayan yayıncılarını denetlemeye alacağı ve bunların lisans almasını ön şart koşulacağı yasada belirtiliyor. Bu lisansı alabilmek için de radyo kanallarının 10 bin TL, TV ve özel içerik sağlayıcılarının 100 bin TL ödemesi gerekli. Eğer mahkeme bir yayın ile ilgili yasaklama kararı verirse, 24 saat içinde yayının kaldırılması gerekiyor. Eylül ayından itibaren 24 maddeden oluşan bu yasayı uygulamaya başlayacak olan RTÜK, lisanslama süreci için de ilgili platform veya kanallara 90 gün verecek.

Bu her ne kadar halkın yararına yapılmış bir yasal düzenleme olarak gösterilmeye çalışılsa da, şu sakıncaları var:

  • RTÜK’ün bir kanala veya içerik üreticisine lisans vermeme gibi bir hakkı var. Bu durumda aslında internet ortamını kısıtlamış, sansürlemiş olacak.
  • Yasayla birlikte artık iktidarın istemediği yayınlar yargı veya RTÜK üzerinden kaldırılabilecek. Mesela Gezi Direnişi sırasında iktidarın TV kanallarında belgesel oynattığını unutmayalım.
  • Her ne kadar kişisel medya üreten kanalların etkilenmeyeceği söylense de burada ucu açık bir durum var. Medyascope TV veya 140journos gibi görece muhalif kanallar arada kalıyor ve bunlar ne bir geleneksel TV kanalı ne de NETFLIX gibi bir platform. RTÜK ve Saray’ın insafına kalmış durumdalar ve istenirse sudan sebeple engellenebileceklerini tahmin edebiliriz.

AKP’nin geçmiş yıllarda internet ve sosyal medya ile ilişkisi zaten tam bir facia. YouTube, Twitter, Facebook yasaklandı; iktidarca istenmeyen içerikler zorla çıkartıldı. Bunun yanında Wikipedia gibi bilginin demokratikleşmesine hizmet sağlayan platform neredeyse 2 yıldır yasaklı. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in son raporuna göre, Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sırada. Bunda, yukarıda belirttiğim sansürün ve gazetecilere uygulanan baskı ve hapis cezalarının da etkisi var.

Nasıl olmalı? Ne yapmalı?

Şu anki yapıyı hiçbir şekilde kabul edemeyiz. RTÜK ve diğer denetleme kurumları sadece iktidarın, toplum ve medya üzerindeki kırbacı haline gelmiş durumda. Fakat gözden kaçırdıkları bir şey var, yasaklanan veya engellenmeye çalışan gerçekler bir gün ortaya çıkıyor ve bu, toplum tarafında daha büyük infiale sebep oluyor. Bu noktaya gelmeden de yapılması gereken RTÜK ve benzeri kurumların kapatılması, çok özel durumlar dışında bir denetleme aracının hiçbir şekilde medya ve medya çalışanlarına karışmaması lazım ve bunun yasalarca korunması lazım. Bir adım ileri, iki geri adım şeklinde her gün bizi daha fazla baskı altına almaya çalışıyorlar. Buna engel olmak için şimdi RTÜK’e ve yeni yasaya HAYIR!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.