Volkswagen örneği: Dış yatırım Türkiye’yi güçlendirir mi?

Geçtiğimiz aylarda Volkswagen’in (VW) Türkiye’ye yatırım yapacağı söylentileri yayılmaya başlamıştı. Sonrasında anlaşmanın sağlandığı duyuruldu. Türkiye’nin Suriye operasyonunun ardından yatırımın durdurulduğu yönünde haberler yayınlansa da VW yetkilileri şimdilik başka bir yer arayışlarının olmadığını belirtti. Planlamaya göre 2022’de üretime geçmesi beklenen tesis, 5 bin işçi çalıştıracak ve 300 bin araç üretilecek.

Hükümet bu yatırımın bizi güçlendireceğini söylüyor. Peki, bu yatırım anlaşması gerçekten Türkiye’yi güçlendirir mi, yoksa bağımlılığı mı arttırır? Bu soruya yanıt aramadan önce süreci kısaca özetlemeye, bu yatırım için neden Türkiye’nin tercih edildiğini anlatmaya çalışalım.

2008 krizi dünyanın en güçlü otomotiv firmalarından birini fena halde vurmuştu: General Motors (GM). ABD’nin emekçilerden topladığı vergileri GM için kullanması dahi yeterli gelmedi. Avrupa’nın Google, Facebook vb. firmalara vergi koymayı planlaması ticaret savaşlarını tetikledi. GM, Alman ve Japon patronlara karşı mücadelesinde gerilerken, VW’in ürettiği kimi araçların egzoz değerlerinde yalan söylediği birdenbire açığa çıktı. Dünyada 121 farklı noktada işçilerini ezerek servet biriktiren VW 15 milyar dolarlık cezaya çarptırıldı.

Ağır darbe alan VW elektronik araçlara yapılan yatırımın da zorlaması ile kapasitesini artırmak zorunda kaldı. Yeni tesis için işçiliğin en ucuz olduğu Türkiye ve Bulgaristan arasında kaldığını söyleyen VW’nin çevre yasalarına takılmamak için AB dışında bir bölgeyi istediği biliniyordu. Basın-yayın organlarına göre müzakereler sürecinde Bulgaristan kozu işe yaramış ve Türkiye VW’e 400 milyon avro değerinde bir teşvik sunarak 40 bin araç alma garantisi vermişti.

Sonuç olarak Türkiye yatırımı ile VW:

  • Bizim vergilerimizden büyük paylar alacak,
  • Devlet kurumlarından araç satın alma garantisi alacak,
  • Ucuz ve sendikasız işçi çalıştırıp yoğun bir sömürü yapacak,
  • Çevre kirliliğini umursamamaya devam edebilecek,
  • Sömürerek elde ettiği kârlarını Almanya’daki merkezine pompalayarak bizi yoksullaştıracak,
  • Canı istediği anda Türkiye’yi, “yatırımımı geri çekerim” diyerek tehdit edebilecek.

Türkiye’ye düşen ise eski teknoloji bir otomobil fabrikası ile Türkiyeli işçi emekçilerin VW için doğrudan (işyerinde) ve dolaylı (vergilerle) sömürüsü olacak.

Biz işçiler için durum net: Yabancı yatırım güçsüzleştirir ve bağımlılığı arttırır! Bizi güçlü ve bağımsız yapabilecek tek alternatif ise işçilerin denetim ve yönetimindeki kamu fabrikalarıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.