Taksim Dayanışması, Gezi yargılama sürecine dair basın açıklaması gerçekleştirdi

Taksim Dayanışması, Gezi Davası’nda yargılanan 16 sanıktan üçü hakkında müebbet hapis talebine karşılık 18 Şubat’ta görülecek bir sonraki duruşmaya dair bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

11 Şubat’ta Mimarlar Odasında gerçekleşen basın açıklamasının açılışını, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Akif Burak Atlar yaptı.

Hakkında müebbet talep edilen Mücella Yapıcı basın açıklamasını okudu. “Gezi’yi karalamaya yönelik beyhude çabalarınızı reddediyoruz” diyerek sözlerine başlayan Yapıcı, “Gezi bu memleketin eşitlik adalet ve özgürlük umududur. (…) Bu yargılama kendi kaderini tayin etmek isteyenlerin iradelerine bir saygısızlıktır,” diyerek devam etti. Açıklamada adil yargılanmanın ihlal edildiği, savunmanın engellendiği vurgulandı.

Yapıcı, “Biz milyonların yaşam mücadelesinin arkasında durmaya devam edeceğiz. Bu ülkeye bir gün demokrasi gelecekse Gezi’nin eşitlikçi, özgürlükçü demokrasi ruhundan ilham alacaktır. Milyonları yok etseniz de bu gerçeği değiştiremeyeceksiniz. (…) Bir suçlu aranıyorsa Berkin Elvan’ın, Ethem Sarısülük’ün, Abdullah Cömert’in, Ali İsmail Korkmaz’ın, Mehmet Ayvalıtaş’ın, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit Gedik’in ve Ahmet Atakan’ın ölümü, kırka yakın arkadaşımızın gözlerinin nurunda aranmalıdır. Bu arkadaşlarımızın canlarında Gezi’yi savunmak boynumuzun borcudur. 12 Şubat’ta Silivri’deyiz,” diyerek açıklamayı tamamladı.

Dava sanıklarından şehir plancısı Tayfun Kahraman ikinci sözü alarak, bir tiyatro içerisinde olduğumuzu, iddianamenin çoktan savunma tarafından paramparça edildiğini ifade etti. Kahraman, Gezi’de olmaktan onur duyduğunu, Gezi’nin yargılanmasına rağmen tarihin ak bir sayfası olarak kalacağını belirtti. “Yargı yakın zamanda bir karar verecektir. Bu kararın ne olduğu önemli değil, bize nasıl bir yol göstereceği önemli. Demokrasi için daha çetin mücadelelere girişeceğiz. Sizler yanımızda oldukça mücadelemiz sürecektir,” diyerek sözlerini tamamladı.

Sanıkların avukatı Can Atalay,süreci özetleyerek: “Bir mimar, bir şehir plancısı, bir avukat sorumluluklarını yerine getirdi ya da milyonlarca yurttaş yurttaşlık sorumluluğunu yerine getirdi diye yargılanamaz. Biz buradayız, Gezi direnişinin suçla özdeşleştirilmesine boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Karanlık gider, Gezi kalır,” dedi.

Söz alan TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Cevahir Efe Akçelik ise AKP’den hukuka uygunluk ve adil bir yargılamayı hiçbir zaman beklemediklerini, AKP’nin bu davadan beklentisinin toplumu baskılayıp sindirmek olduğunu söyledi. “Kendinden olmayan her eylemi terör eylemi olarak niteleyen AKP’nin adaletine hukukçular da alet olmuştur. (…) Oysaki Gezi kolektif yaşama iradesidir ve AKP’yi bu korkutmaktadır. Yargılanması gerekenler en güzel arkadaşlarımızı bizden alanlar, sakat bırakanlardır,” diyerek tüm kamuoyunu 18 Şubat’ta Silivri’ye davet etti.

Son sözü alan TTB Başkanı Ali Çerkezoğlu da, hekimler adına ülkenin en güzel direnme günlerinde yaralanan arkadaşlarımızın yanında bulunmakla kalmadıklarını; işçisi, emekçisi, kadını, genciyle beraber parkı ve doğayı korumak için birer yurttaş olarak tepkilerini gösterdiklerini ifade etti. Sözlerini “Her yer Silivri, her yer direniştir,” diye bitirdi.

Basın açıklaması, basının sorularına verilen kısa yanıtlar ve katkılarla son buldu.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.