Covid-19’a karşı çözüm önerileri: Koyun can, kasap et derdinde

Dünyanın tamamını etkisi altına alan korona salgını kontrol altına alınamamışken kapitalist sistem hâlâ kendi kârlılığını ön planda tutuyor.

Dünya genelinde özel sağlık kuruluşlarının kamulaştırılması, ortak tedbirlerin alınması ve her şeyden önemlisi hastalık testi ve tedavisinin açık bilgiler ile paylaşılması krizi atlatabilmemiz için en kestirme ve emin yol olabilirdi. Aklın yolu bir olmasına bir ama kapitalizm akıl dışı bir sistem olduğu için yaşayabilmesi adına salgınla mücadelenin akılcı yöntemlerle sürdürülmemesi gerekiyor.

Fırsatçılık ya da vurgunculuk değil, kapitalist sistem

Sorunun kısa sürede çözümü için toplumsal sermayenin verimli kullanılması gerekiyor. Koronanın ilaç araştırmaları, test kitleri halen özel şirketler tarafından yapılmakta. Hatta bu özel şirketler sürdürdükleri araştırmalar için bütçeyi de kamudan alıp, kârlarını ise kasalarında tutmaktalar. Sadece burada kaybedilen zaman ve paraya bakınca bile salgınla mücadelenin çok daha verimli şekillerde sürdürülebileceğini görüyoruz.

Açlık, savaş ve küresel iklim krizi gibi sorunlarda kapitalist sistemin çözüm yaratmadığını, tam tersine her adımında sorunu derinleştirdiğini söyleyenler hafife alınıyordu. Eğer dünya ve insanlık devam edemezse kapitalizm de kâr edemeyeceği için bir noktada bunun önleminin alacağına dair inanç köpürtülmekteydi. Şimdi tüm dünya bir felaketten geçerken, hiçbir kapitalist işletme kendi kârından ödün vermeyi göze alamıyor. Şu tablo karşısında artık söze gerek yok çünkü kral çıplak.

Türkiye’nin küresel salgınla ulusal mücadelesi

Türkiye’de de mekanizma dünyadan ayrı bir şekilde işlemiyor. Acil tedbirler adına özel hastanelerin kamulaştırılması ve sağlıklı karantina alanlarının oluşturulması için büyük otel zincirlerine el konulması alınabilecek en akılcı tedbir olabilirdi. Stokçuluğu engellemek ve hijyen-iaşe ürünlerinin yeterli dağıtımı için market zincirlerinin kamulaştırılması, mali bir krize yakalanmamak için de bankaların birleştirilip kamulaştırılması işe yarardı. Ama Sağlık Bakanının kendisine ait bir özel hastane zinciri varken ve hastane kârını katlıyorken bu tedbirlerin yüzde onunun dahi alınması beklenemez.

Diğer bakanlar cephesinde de farklı bir şey yok. Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak koronaya karşı yol haritasını çıkarmak için kimlerle buluştu dersiniz? Tabii ki de sadece patronlarla: TOBB, TİM, DEİK, TESK, TÜSİAD ve MÜSİAD. Bakanlık salgının en acımasız sonuçları ile yüzleşen kitleleri pek de umursamayıp toplantısına göstermelik dahi olsa bir işçi sendikası koyma gerekliliği duymamış.

Sorun küresel, mücadele sınıfsal

Yakın tarihimizin en büyük krizlerinden birini yaşıyoruz. Salgın can almaya başladı, acil tedbirler derhal alınmalı. İhtiyacımız çok, fakat kaynaklar az sayıda insanın elinde. Bakan çeşmenin başını tutanlarla bir araya gelip ne demiştir dersiniz? İki cümleyi paylaşmak bile bakanların işçi sınıfı ve halk sağlığı merkezli değil, kâr merkezli düşündüklerini; salgın telaşında değil, büyük kapitalistleri koruma telaşında olduklarını gösteriyor:

-Piyasaların likiditeye erişiminde en ufak aksaklık olmayacak şekilde önlemler alınmış ve alınacaktır.

-Tüm sektörleri kapsayacak bir dizi destek ve önlem uygulanacaktır.”

Saray rejimi tıpkı tüm dünyadaki kapitalist kardeşleri gibi salgın ile değil salgının şirketlere olan etkisi ile mücadele etmekte. İşçiye emekçiye en ufak bir destek sunulmaz, elektrik-doğalgaz ücretsiz olmaz, maaşlar ödenmezken patrona teşvikler boca edilecek. Erdoğan’ın açıklamaları da tamamen bununla paralel. Erdoğan da işten çıkarmaların yasaklanmasından, alınacak sıkı tedbirlerden yana tek söz söylenmezken ticareti güçlendirmekten ve krizi fırsata çevirmekten bahsediyor.

Korona insanlığın ne ilk ne de en ölümcül salgını. Ancak kokuşmuş emperyalist-kapitalist politikalar koronanın tahrip gücünü artırıyor. Perde açıldı şimdi pazar ekonomisi sevicileri ve başka bir kapitalizmin mümkün olduğunu söyleyen herkesin neyi alkışladıklarını görüyoruz.

Salgın küresel, mücadelesi de öyle. Tıpkı salgının sebebinin de çözümünün de sınıfsal olduğu gibi.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.