ABD: Emperyalist burjuva partisi Demokrat Parti sınırlılıklarını ortaya koydu

Sanders’ın Demokrat Parti başkanlık adaylığı yarışından mağlubiyetle çıkmayı beklemeden kampanyasını bitirmesi ve destekçileri önünde Demokrat Parti’yi hiçbir şekilde ifşa etmeksizin meydanları terk etmesi, hem Demokrat Parti’nin hem de Sanders’ın sınırlılıklarını göstermiş oldu.

Üstelik bu durum Sanders’ın yükselttiği temel taleplerden biri olan ücretsiz, eşit ve kaliteli bir ulusal sağlık hizmetinin gerekli olduğunun açıkça kanıtlandığı koronavirüs pandemisi felaketinin tam ortasında gerçekleşti. Başka bir deyişle, Sanders’ın milyonlarca işçiye, emekçiye ve gence ülkedeki milyarderlerin egemenliğini sona erdirmenin gerekli olduğunu göstermek için elinde çok büyük bir fırsat vardı. Bu Demokrat Parti’nin iç dinamiklerinin izin verdiğinin ötesinde bir fırsattı ama belli ki Sanders bu dinamiklerin dışına çıkmaya yanaşmadı.

Bernie Sanders kampanyası boyunca “Trump’ı yenmek için en iyi aday” olduğunu söyledi. Kuzey Amerika’da gerçekleşecek seçimlere yönelik bu iddia, sadece seçmenler bağlamında düşünüldüğünde biraz tartışmalıydı. Ancak şu da bir gerçek ki Sanders en popüler adaylardan biriydi ve hepsinden de önemlisi Demokrat Parti tarihinde gençlik sektörlerinin kendileriyle bu denli özdeşleştirdiği tek adaydı. Ve bunu, Avrupa sosyal demokrasisinin onlarca yıl öncesinde yükseltmiş olduğu taleplerin ötesine geçmeksizin yaptı: üniversiteler de dahil olmak üzere parasız temel eğitim, parasız kamusal sağlık hizmeti ve zenginlerin vergi ödemesi. Sanders’ın kampanyası gençlik ve işçilerin yaptığı toplamı milyonları bulan küçük katkılarla finanse edildi.

Bununla birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde Sanders’ı da aşan ve daha önce benzeri görülmemiş bir durum da ortaya çıktı, ki bu gençlerin yarısının (çoğunun Sanders’ın talepleri üzerinden tanımladığı) “sosyalizm” fikrini benimsemesiydi.

Amerikan siyasi sisteminin varlığını sürdürmesi için yüz milyonlarca dolarlık kaynağa sahip olan Demokrat Parti’nin burjuva aygıtı için, seçimleri kazanabilme potansiyeli olan Sanders’ın başkan adayı olmasına izin vermek çok tehlikeliydi. Avrupa sosyal demokrasisinin son 30 ya da 40 yılda bunu yapmış olmasından da tahmin edebileceğimiz üzere, beklenen, burjuva ekonomik sistem içerisinde hareket eden herkesin yaptığı gibi Sanders’ın da ekonominin toparlanması ve içinden geçilen küresel ekonomik felaketten kurtulma ihtiyaçlarını bahane ederek programını terk etmesi ya da belirsiz bir geleceğe ertelemesiydi. Küçük bir ihtimal de olsa Sanders’ın programını gerçekten uygulamak istemesi durumunda, Amerikan devlet aygıtının bu programın önünü kesmek için her türlü önlemi alacağı da açıktı. Ama Demokratik Parti liderliğinin ve Amerikan burjuvazisinin asıl korkusu dünya krizi bağlamında gençlik hareketinin dinamikleri ve sola doğru radikalleşme olasılığı olmaya devam ediyor.

İşte bu yüzden Sanders’ın Demokrat Parti başkanlık adaylığı yarışından mağlubiyetle çıkmayı beklemeden kampanyasını bitirmesi ve destekçileri önünde Demokrat Parti’yi hiçbir şekilde ifşa etmeksizin meydanları terk etmesi hem Demokrat Parti’nin hem de Sanders’ın sınırlılıklarını göstermiş oldu diyoruz.

Sanders’ın kampanyası ile hareketlenen milyonlarca genç ve işçi için işçilerin sosyalist bağımsız bir alternatifini düşünmeye başlamanın, dünyayı ve ABD’yi yöneten ve ülkenin Cumhuriyetçi ve Demokrat kanatlı iki partili düzeninin desteklediği bu insanlık dışı kapitalizmi sona erdirmenin tam zamanıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.