DİSK yöneticileri derhal serbest bırakılsın!

1 Mayıs sabahı Beşiktaş’ta bulunan DİSK Genel Merkez binasından Taksim’e kısıtlandırılmış bir sayı ile yürüyüp çelenk bırakmak isteyen DİSK yöneticileri, öncesinde valilikten izin almış olmalarına rağmen yürüyemeyecekleri gerekçesi ile şiddet uygulanarak gözaltına alındı. Emniyetin halk sağlığını hiçe sayan ve emekçileri yıldırmaya yönelik bu hareketi kabul edilemez. Aralarında DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu’nun da bulunduğu heyet derhal serbest bırakılmalıdır.

Son iki gün içerisinde gerçekleşen 1 Mayıs anma programlarını daracık alanlara sıkıştırıp sosyal mesafe bahane göstererek tacizde bulunan kolluk güçleri bugüne değin tek bir fabrikaya dahi gidip sosyal mesafe, maske, eldiven vb. kontrolü yapmadı. Gerekli tedbirlerin alınmadığı, gayrı insani koşullarda çalışmayı sürdüren işyerlerine denetim yapılmazken sektörü ne olursa olsun işçiyi çalıştırmak isteyen patronlar sokağa çıkma yasağı kapsamının dışında tutuldu. Hükümet kendisine yakın sendikaların Taksim’e çelenk bırakmasına müsaade ederken DiSK yöneticilerine gözaltı yaparak patronlara hizmette sınır tanımadıklarını bugün bir kez daha göstermiş oldu.

Diğer yandan, DİSK’in tarihinde ilk kez diğer işçi konfederasyonların yanı sıra sosyalist sol ve hatta KESK, TMMOB ve TTB’den de bağımsız bir 1 Mayıs kutlamasına girişmesi işçi sınıfının ihtiyaçlarına yanıt vermekten bir hayli uzaktır. Bugün krizin ve pandeminin yarattığı tüm olumsuzluklar karşısında işçi sınıfının en büyük ihtiyacı hak kayıpları ve işsizliğe karşı nasıl mücadele edeceğimizi ifade eden bir eylem programının açıklanmasıdır.

Patronlara hiçbir yaptırımın uygulanmadığı koşullarda DİSK başkanlarına yapılan saldırı işçi sınıfına yapılan saldırının bir tezahürüdür. Başkanlar derhal serbest bırakılmalıdır. Aynı şekilde işçi emekçiler olarak Taksim’de sembolik bir anmaya değil, saldırılara karşı mücadele eksenimizi anlatan gerçekçi bir eylem programına ihtiyacımız var. 1 Mayıs ancak böylesi bir eylem planının ilanı ile anlamına kavuşur; hükümetin ve patronların saldırılarına karşı bizleri daha güçlü bir hale getirir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.