İşçi Demokrasisi Partisi’nden İstanbul’da 1 Mayıs etkinliği

İşçi Demokrasisi Partisi’nin “1 Mayıs’a doğru: ekonomik kriz, işçi sınıfının durumu ve mücadeleler” başlığıyla örgütlediği etkinlik 26 Nisan Pazar günü Taksim Leylek Cafe Sanatevi’nde gerçekleşti. Tek Adam rejimi karşısında işçi sınıfının birliğinin altının çizildiği etkinliğe grevdeki Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri, geçtiğimiz yılın sonunda direnişlerini başarıyla sonuçlandıran Özel Okmeydanı Hastanesi işçileri ve çeşitli sektörlerden işçiler konuşmalar yaptı.

İDP Genel Başkanı Oktay Çelik, etkinliğin açılış konuşmasına Doruk Maden işçilerinin direnişi ve süregiden Özel İtalyan Lisesi grevinden öğretmenler nezdinde işçi sınıfını selamlayarak başladı. Çelik, konuşmasında işçi sınıfının 1 Mayıs’a siyasi partiler ve sendika konfederasyonları arasındaki ayrımları gözetmeksizin, birleşik ve kitlesel bir şekilde katılması gerektiğinin altını çizdi.

Çelik’in konuşmasının ardından İDP üyesi Alp Ata Türkoğlu, 2025 yılından bugüne kadar gerçekleşen grevlerin bilançosunu içeren bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, geçmiş ve güncel deneyimler ışığında sınıfın mücadeleler içinde birliğinin kazanımlar elde etmenin tek yolu olduğunu vurgulandı.

Sunumun ardından Gazete Nisan’ın Özel İtalyan Lisesi Grevi’ne destek için hazırladığı belgeselin ilk gösterimi yapıldı. Grevin örgütlenme sürecini ve kazanmak için ihtiyaçların neler olduğunu anlatan belgeselin ardından grevci öğretmenlerden Başak Baysallı ve Hamise Aydurmuş söz aldı. Öğretmenler; grevin kendisinin de bir okul olduğunu, kazanmak için işçi sınıfının “beyaz yaka-mavi yaka” gibi ayrımları aşarak mücadelelerde birleşmesi gerektiğini vurguladı. İtalyan sendikalarının işçilerin uluslararası birliğini desteklemeyen bir tavırla, Türkiyeli grevci öğretmenleri yalnız bırakan tutumu eleştirildi.

Ardından söz alan Özel Okmeydanı Hastanesi direnişçisi Kader Güneşdoğdu, rejimin işçilerin birliğini bölmek için milliyetçi propagandaları kullandığını ifade etti. Konuşmasının sonunda Doruk Maden işçileriyle, Temel Conta işçileriyle ve grevci Özel İtalyan Lisesi öğretmenleriyle dayanışma duygularını iletti. Güçlü bir 1 Mayıs için alanlara işçilerin birliği vurgusuyla katılmanın önemini ifade etti.

Eğitim-Sen 3 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Murat Özcan, aldığı sözde sınıf hareketinin en durgun görünen anlarında dahi sürekli örgütlendiğini, eğitim emekçilerinin gerek özel sektörde gerek kamuda olsun mücadelenin keskinleştiği dönemlerde işçi hareketine öncülük edebildiğini ifade etti. İşçi sınıfının bağımsız medya organlarının güçlendirilmesi ve devam eden tüm mücadelelerin kitlelere anlatılması gerektiğini söyledi.

Belediye işçileri sendikal bürokrasiye karşı işçilerin taban örgütlenmesini sağlaması gerektiğini ancak sendikaların bürokrasiye terk edilemeyecek mücadele araçları olduğunu ifade etti. Tekstil ve taşımacılık sektöründen söz alan işçiler mücadeleleri birleştirmeden kazanılamayacağını, sınıfın birliğinin enternasyonal bir anlayışla mümkün olduğunu söyledi. Söz alan işsiz bir genç kadın, gerek gündelik hayatta gerek direniş alanlarında kadınların görünmeyen emeğinin açığa çıkması gerektiğini vurguladı. Filistinli göçmen bir kadın, göçmen işçilerin patronlar ve hükümet karşısında yaşadığı güvencesizliği anlatan deneyimini salonla paylaştı.

Öğrenci hareketi içerisinde örgütlenen Zırhlı Tren üyesi Elif, Tek Adam rejimine karşı öğrenci hareketinin de işçi hareketine benzer nitelikte bağımsız kitle örgütlerini inşa etmesi gerektiğini söyledi. Bu anlayışla üniversitelerde inşa edilmeye çalışılan Öğrenci Temsilciliği Kurullarına (ÖTK) işaret etti. Öğrenci hareketinin sorunlarının işçi sınıfının sorunlarından ayrılamayacağını ve öğrencilerin 1 Mayıs’ta emekçilerle birlikte yürümesi gerektiğini söyledi.

Konuşmaların ardından Küresel Sumud Filosu Türkiye Komitesi Kampanya Koordinasyon Grubu Üyesi ve İDP Merkez Komite üyesi Görkem Duru’nun filodan ilettiği dayanışma videosu gösterildi. Duru; Gazze’deki ablukayı kırmak, insani yardımı ulaştırmak ve soykırıma son vermek için İtalya’nın Augusta kentinden yola çıkan gemilerin demir almasından hemen önce çektiği videoda bölgedeki emperyalist saldırıya, ABD ve İsrail’in Lübnan’a ve İran’a dönük saldırılarına karşı mücadeleyi büyütmenin gerekliliğine işaret ederek, devam eden 1 Mayıs hazırlıkları için başarı dileklerini iletti.

Birçok farklı sektör ve mücadeleden emekçilerin söz aldığı etkinlik, Oktay Çelik’in kapanış konuşmasıyla tamamlandı. Çelik, etkinlik biterken işçi hareketinin kitleselleşmesi için mücadelelerde birleşmek gerektiğinin, sendikaları terk etmeden onları kazanmak için mücadele etmenin önemini vurguladı. Tek Adam rejiminin ekonomik ve siyasal baskı politikalarına karşı tek çıkış yolunun işçilerin bağımsız siyasal hattını örgütlemekten geçtiğini, sendikal bürokrasiye ve sol hareketteki rekabete karşı, ortak amaçlar doğrultusunda ve mücadelelerin içinde bir araya gelmek gerektiğini ifade etti.

Etkinliğin sonunda moderatör Cemre Sava, güçlü bir 1 Mayıs için “Soframızdan ve Özgürlüklerimizden Elinizi Çekin!” pankartıyla Kadıköy’de kurulacak İDP kortejine çağrıda bulundu.

Yorumlar kapalıdır.