2026 1 Mayıs’ı ne anlatıyor?

1 Mayıs’a dair bir değerlendirme yaparken sınıf mücadelesinin 1 Mayıs’tan önceki hali ne ise, 1 Mayıs günü ortaya çıkan fotoğrafın da o olduğunu söyleyerek başlayabiliriz.

Türkiye’de işçi ve emekçiler adına sorunlar saymakla bitmezken yaygın kanının aksine işçi sınıfı mücadele veriyor. Uzun yıllardır ihtimal dahi verilemeyen bir şey yakın zamanda gerçekleşti ve okullarda farklı sendikaların ortak uygulamasıyla iki başarılı genel grev yaşandı. Metalde, taşımacılıkta vb. toplu sözleşmeler imzalandı. Özel İtalyan Lisesi örneğinde olduğu üzere Tezkoop-İş üyesi öğretmenler grev kırıcı uygulamalara rağmen kararlılıkla ve fire vermeksizin grevlerini sürdürdü. Mersin limanında TÜMTİS’te örgütlenen işçiler 100 günü aşkın bir süredir mücadelelerini sürdürüyordu. Maden işçilerinin Ankara direnişi de hak ettiği üzere ülke çapında gündem oldu. Fakat Bağımsız Maden-İş üyesi işçilerin direnişi işçi sınıfı örgütleri içerisindeki kamplaşma ve parçalanmışlığın adeta bir turnusolü oldu. Maden işçilerinin mücadelesi çok az sayıda sendikanın gösterdiği dayanışmanın dışında sendikalar tarafından sessizlikle karşılandı. Sendikal kavrayışlar, yönetimler arası anlaşmazlıklar ne olursa olsun, direnen işçilerin yanında olmak sendikalar için en temel görev olmalıdır. Aksi halde “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganının gerçekten bir anlamı kalır mı? İşte böyle bir atmosferde 1 Mayıs’a gelindi.

Bu atmosfer, “Birlik, dayanışma ve mücadele günü” olması gereken 1 Mayıs’a da sirayet etti. İzmir ve Ankara’nın yanı sıra, birkaç Türk-İş sendikasının da katıldığı Kadıköy kutlamaları gibi iyi ve nispeten iyi örneklerin dışında 1 Mayıs paramparça geçti. Öte yandan 1 Mayıs’ta işçi sınıfının tek bir acil talebi bile güçlü şekilde dillendirilmedi ve bundan sonraki günlerde ne yapacağımıza dair tek bir söz söylenmedi. İşçiler İstanbul’da Taksim’i zorladı ve Kadıköy’ü doldurdu. Edirne’de Türk-İş’in 1 Mayıs mitingine kitlesel bir katılım oldu. İşçiler başta Ankara ve İzmir olmak üzere Gebze gibi sanayi havzalarında da bir araya geldi. Fakat işçi sınıfına yönelen devasa saldırıların karşısında hiçbir konfederasyon bir mücadele planından bahsetmedi, işçi sınıfının mücadele halindeki sektörlerini dahi görmezden geldiler.

Vergi dilimi, asgari ücretin açlık sınırının altında kalışı ve örgütlenmenin önündeki engeller işçi sınıfının bir numaralı sorunlarıyken buna karşı bir mücadele programı önermekle sorumlu olan konfederasyonlar ise bölünmüşlüğü derinleştirmek için çaba sarf etti.

Türk-İş Edirne’ye kaçırdığı tabanına Yunanistan’ın Türkiye üzerindeki emelleri hakkında vaaz verdi. İşçi sınıfının sorunlarını saymaktan kaçınmasa da çözüme ilişkin tek bir söz söylemedi. İstanbul’da DİSK’in Kadıköy’de kutladığı 1 Mayıs’ında ise kürsü işçi sınıfını birleştirip mücadeleye yönlendirmektense dilek ve temenniler kürsüsü haline geldi.

Bu, madalyonun yalnızca bir yüzü. Diğer yandan kitleler meydanları doldurarak, mücadeleye hazır olduklarını bir kez daha gösterdi. Sürece bir de eğitim emekçileri gibi genel greve çıkmış ama 1 Mayıs’a katılmayan kitleleri de ekleyecek olursak mücadele etmek ve kazanmak için elimizde bir olanak olduğunu yeniden görmüş olduk.

Bugün işçiler kendi işyerlerinde örgütlenip sendikalı olarak iş güvencesi elde edebilir ve koşullarını bir nebze olsun geliştirebilir. Ancak işçi sınıfının geneline yönelik yapılan saldırılara, alım gücünün düşmesi gibi sorunlara ancak birleşik bir mücadele ile yanıt verilebilir. Dediğimiz gibi, işçi sınıfının seferber olmaya hazır olduğunu 1 Mayıs’ta gördük. Bu yüzden hükümetin işçi düşmanı ekonomi politikalarını, ait olduğu yere, çöplüğe göndermek için sendikaları ve konfederasyonları zorlamalıyız.

Egemenlerin özgürlüklerimizden ve soframızdan ellerini çekmeleri için; tüm ücretlerin enflasyon oranında artması, vergi adaleti, kıdem tavanının kaldırılması, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi planından vazgeçilmesi ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması adına; birleşik bir mücadele programı yayınlamaları için sendikalarımıza var gücümüzle basınç uygulamalıyız.

Yorumlar kapalıdır.