Gölgesi para etmeyen ağaç!

Kapitalizmin önceliği daima ve sadece kârlılık! Herhangi bir şeyin kapitalizmde değerini, önemini, önceliğini ne kadar kârlılık sağlayacağı belirliyor. İşin ucunda kârlılık varsa kapitalist patron dünyanın en hümanist yatırımcısına da dönebiliyor. Uzayın kaşifi de olabiliyor. Parçası olduğu ırkçılığa, şovenizme lanet de okuyabiliyor. Hatta özgürlükten ve demokrasiden dahi bahsedebiliyor. Marx’ın veciz sözüyle, bütün mesele ağacın gölgesinin satılıp satılamayacağında! Gölgesi para etmeyen ağaç mı? Ya kereste ya odun olmaya razı gelecek…

Kıssadan hisse yeterli gölgeleri (sermaye için değerleri) olmadığından olsa gerek birkaç gün önce yağan sağanak yağmurla birlikte yine can kayıpları yaşandı. İlk gün sağanak yağışla birlikte Bursa’da altı kişi sele kapılarak, boğularak hayatını kaybetti. Ertesi gün İstanbul’da benzer şekilde bir kişi daha öldü. Her iki kentte de çok sayıda kişinin son anda boğulmaktan kurtulduğu haberlere yansıdı.

Bir yağmurun Türkiye’nin en önemli kentlerinden ikisinde 7 kişinin ölümüne yol açması, onlarcasının son anda ölümden kurtulması normal mi? Değil ama Türkiye’de bu türden ölümler vaka-ı adiyeden sayılıyor. Yıllarca benzerleri yaşandı. Ölen öldü, giden gitti. Oysa yağmur yağınca insanlar ölmez, ölmemeli. Ama kapitalizm koşullarında ölüyor! Çünkü önceliği daima kârlılık belirliyor.

Yağmurun yol açtığı sellere ve su taşkınlarına yakından bakıldığında altyapı yetersizliği, yanlış yer seçimi, konutların sıhhi ve korunaklı inşa edilmemesi sorunları hemen görünüyor. Yıllardır benzerleri yaşandığı halde yeterli kaynak ayrılmadığı, planlama yapılmadığı için sorunların bir türlü çözüme kavuşamadığı açığa çıkıyor. Her benzer felakette olduğu gibi hükümetler ve belediyeler aynı bahaneleri sıralıyor. Tabii ki Kestel, Gürsu, Esenyurt gibi emekçi yoğun semtlere gelindiğinde bahanelerin artıp çözümlerin azalması boşuna değil çünkü mesele doğrudan sınıfsal tercihleri ve eşitsizliği faş ediyor.

Kuşkusuz işçilerin, emekçilerin, yoksulların hayatları da değerlidir. Lakin görüyoruz ki kârlılığın her şeyi belirlediği kapitalist piyasa koşullarında sermayenin ve onun temsilcilerinin önceliği bu değil, hiç olmadı. Kader, fıtrat, şansızlık deyip geçmeyelim. Ama selle, ama işsizlikle, ama pandemiyle gölgesi para etmeyen ağaçlar misali her birimizi kökümüzden söküp atmalarına izin vermeyelim. Birlik ve mücadeleyle yapabiliriz.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.