Hukuk kalmadı, kılıç verelim!

Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı hemen hemen her iptal başvurusundan ret yanıtı alıyor. Buna rağmen, ne zaman mecliste “adrese teslim” bir yasal düzenleme söz konusu olsa sanki sonucu değiştirecekmiş gibi müjde verircesine AYM’ye başvuracağını ilan ediyor. En son İnfaz Yasası’nın “şekil” yönünden iptali için AYM’ye başvurmuştu. O yasayla çıkanların bir kısmı cinayet bile işleyip tekrar cezaevine girdi! Eşini bıçakladığı için girdiği cezaevinden İnfaz Yasası ile çıktıktan sonra kızını döverek öldüren Müslüm Aslan gibi… Durum böyleyken ne yasa yapıcıda ne de AYM’de “hay Allah, yanlış yapmışız” gibi bir nedamet durumunun olduğu bu güne kadar vaki olmadı.

Peki, CHP bu başvuruları ısrarla yapmaya niçin devam ediyor? Sonucu değiştirmek içinse son on yılda önemsiz konular dışında kalıcı bir sonuç alabilmiş değil. Nitekim CHP bu duruma içerliyor ve ret yanıtı aldıkça AYM’nin kararlarının yanlı ve yanlış olduğunu da söylüyor. Tarihe kayıt düşmek içinse bunun bir kıymeti harbiyesi olduğu söylenemez. Netice itibarıyla en yüksek hukuk organı olarak AYM karar verdiği anda o karar tersine çift dikişle bağlayıcı oluyor. Hakem olarak AYM’ye başvuranın sonucu kabullenmek dışında bir seçeneği kalmıyor. Ve yasanın değil başvuru sahibinin itirazının yanlış/temelsiz/geçersiz olduğu kayıtlara geçerek yasa yapıcı bir kez daha onaylanmış oluyor.

Bu durumda eğer AYM hukuk içinde karar veriyorsa sürekli ret yanıtı alan CHP’nin yanlış yaptığı sonucu çıkar. Eğer AYM hukuk içinde karar vermiyorsa, politik ve yanlı davranıyorsa, CHP başvurularıyla öyle değilmiş gibi yaparak bir yanlışı büyütüyor ve meşrulaştırıyor demektir. Eğer tarihe bir kayıt düşülecekse yapılacak olan şikâyet ve mızmızlanmanın ötesine geçerek belki de malumu ilan etmek olmalıdır. Aksi durumda MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın dediği gibi “CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitmesi beyhudedir.”

Bazen cevaplar başka yerlerden de gelir… Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın Ayasofya’daki Cuma hutbesine, “Fethin sembolü olan camilerde bu bir gelenektir” diyerek kılıçla çıkması gibi. Erbaş “bu geleneği bundan sonra da devam ettireceğiz inşallah” diyor. Ne diyelim; hukuk kalmadı, kılıç verelim!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.