Krizin derinleştiği İran’da yeni protestolar

Koronavirüs salgınının ekonomik koşulları daha da zorlaştırdığı İran’da yıllardır süregelen ve dönem dönem yükselen kitlesel protestoların sonuncusuna, 2019 Kasım’ında rejime ve hükümetin kapitalist yıkım politikalarına karşı başlayan isyan dalgasında şahit olmuştuk. Rejim en az 1500 kişiyi öldürerek ve binlercesini yaralayarak protestoları kanlı bir şekilde bastırmaya çalışmıştı. Şimdi de Haft Tappeh şeker fabrikası işçilerinin grevi ve 2019 protestolarına katılan üç gence idam cezası verilmesiyle tetiklenen protestolar ön plana çıkıyor.

15 Haziran’dan beri grevde olan Haft Tappeh işçilerinin direnişi aslında daha eskiye dayanıyor. Şirket 2016’da özelleştirildiğinden beri fabrikanın işçileri greve çıkıyor ve protestolar düzenliyor. Bu son grevde işçiler, ekonomik taleplerin yanı sıra şirketin dolandırıcılıktan dolayı yargılanmakta olan eski CEO’sunun ve yönetim kurulu başkanının cezalandırılmasını da istiyorlar.

Temmuz ayında Behbahan, Şiraz ve Tahran’da idam cezasına karşı düzenlenen protestolar ise hükümet karşıtı bir nitelik de taşımakta. Eylemlerde, ölüm cezasının yanı sıra derinleşen ekonomik kriz de protesto ediliyor; tutuklu işçilerin ve siyasi tutsakların serbest bırakılması talep ediliyor. Molla rejimine, devletin bölgedeki mezhepçi, yayılmacı politikalarına ve eylemcilerin üstüne salınan paramiliter Besic milislerine karşı sloganlar atılıyor. Protestoların yayılmasından korkan rejim, başka şehirlerde sokakları çevik kuvvetle dolduruyor.

Kadın ve insan hakları savunucuları olan Nesrin Sutude, Sepideh Gholian, Zeynep Celaliyan ve Nergis Muhammedi gibi siyasi tutsakların, 2018’deki zorunlu başörtüsü protestolarında tutuklanan kadınların ve pek çok işçinin hâlâ haksız yere cezaevinde tutulması büyük tepki çekmekte. Diğer yandan ödenmeyen ücretler, güvencesiz çalışma ve işten atmalar, susuzluk, koronavirüse karşı yetersiz hijyen tedbirleri ve cezaevlerinde koronavirüsün yayılması gibi nedenlerle sadece haziran ayında 219 protesto gerçekleşmiş! Kimisi dünya basınında ses getiren irili ufaklı bu protestolar aslında halkın rejimden yana hoşnutsuzluğunu gözler önüne sermekte.

Rejim, emekçileri cezalandırmaya devam ederken yolsuzluk, işsizlik, güvencesizlik ve yoksulluk had safhada. Tüm bunlara karşı direnen Haft Tappeh işçilerinin ödenmemiş ücretlerin ödenmesi, işten atılan işçilerin işe geri alınması, patronların zimmete geçirdikleri servetin işçilere iade edilmesi ve fabrikanın kamulaştırılması talepleri belki de dünyanın pek çok yerinde başka işçilere de ses olabilir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.