Patronun yeni silahı: Ücretsiz izin

299

Patronlar sendikalaşma mücadelesine karşı işçileri ücretsiz izne yollama silahını kullanmaya devam ediyorlar. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikasının örgütlü olduğu Termokar fabrikasında da bu yapılıyor. Gazete Nisan olarak, ücretsiz izne çıkarılan bir Termokar işçisiyle yaptığımız söyleşiyi sunuyoruz.

Neden ücretsiz izne çıkarıldınız?

Çalıştığımız fabrikada çalışma şartları oldukça kötü olduğu için üç yıl önce DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikasında örgütlendik. Ancak fabrika patronu bu örgütlenmeye karşı çıktı ve birçok zorluk çıkarttı. Ancak patron ne kadar uğraşsa da sendika işyerinde yetkiyi aldı. Bunun üzerine patron, yenilmiş olmanın getirdiği hınçla işçilerden intikam almaya başladı. Bu nedenle fabrikadaki birçok işçi arkadaşımla beraber yasalara aykırı bir biçimde ücretsiz izne çıkarıldık.

Şu an ne kadar ücret alıyorsunuz?

Fabrikada kıdemli bir işçi olmama rağmen son üç yılda maaşım gitgide düştü. Asgari ücretin biraz üzerinde maaş alıyordum. Ancak bu ücretsiz izinle birlikte aylık bin TL’nin üzerinde bir gelirim var. Bununla da geçinmek oldukça zor…

Asgari ücrete yapılan zammı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunun metal işçilerine nasıl bir yansıması olur?

İşin aslı bu görüşmelerden çok umutlu değildim. Enflasyon oranlarının nasıl belirlendiğini hepimiz biliyoruz. Pinpon topu üzerinden enflasyonun belirlendiği bir ortamda asgari ücret için de olumlu olmak çok zor. Çıkan sonuç görece yüksek gibi görünüyor olsa da, aslında gerçek enflasyonun çok altında. Asgari ücretin insanca yaşayabilecek bir ücret olması gerekir.

Metal işçilerine yansımasına gelince… Metal işçileri ağır çalışma koşulları altında asgari ücrete yakın bir maaş alıyorlardı. Şimdi metal işçilerinin daha geniş bir kesimi asgari ücret düzeyinde maaş alıyor olacak. Bu ücretlerin derhal yukarıya çekilmesi lazım.

Sendikal mücadele verdiğimiz şu üç yıldır bir şeyi çok iyi öğrendik ki işçiler haklarını ancak mücadele ederek alabilirler. Kaderimizi hükümetlerin insafına bırakamayız. Gerekirse meydanlara inip hakkımızı aramalıyız. Eğer örgütlenip mücadele etmezsek ücretlerimiz her geçen gün biraz daha fazla eriyecek. Sesimizi çıkarmış olsak hükümet ve patronlar çekinir ve taleplerimizi yerimize getirmek zorunda kalır. Özetle, mücadeleden başka bir yol göremiyorum.

Yorumlar kapalıdır.