Baldur işçisi: “Üretimden gelen gücün karşısında hiçbir patron duramaz”

338

Kocaeli Çayırova’da Şekerpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Baldur Süspansiyon fabrikasında çalışan işçilerin sendikalaşma mücadelesi patron tarafından engellenmeye çalışılmıştı. Bu mücadele zaferle sonuçlanmasına rağmen patron sendikanın yetkisini tanımayarak üç işçiyi işten çıkarmış ve işçileri baskı yoluyla yıldırmaya çalışmıştı.

Patronun tüm baskılarına rağmen sendika ve toplu sözleşme hakkının tanınması ve atılan işçilerin geri alınması talepleriyle kararlı ve örgütlü mücadelelerini sürdüren grevdeki Baldur işçilerinden işyeri sendika temsilcisi Erkan Kaya ile grevin 42. gününde (4 Şubat) yaptığımız kısa söyleşiyi okurlarımızla paylaşıyoruz.

Söyleşi: Elif Duru

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Erkan Kaya. Baldur fabrikasında baş temsilciyim. Biz aslında 97 gündür buradayız. 42 gündür de grevdeyiz. Daha önce de burada ilk işten atılan ve direnişe başlayan işçiler bizleriz.

Hem yasal hem de meşru tüm gereklilikleri yerine getirmenize rağmen patronun bu direncini nasıl yorumluyorsunuz?

Aslında evet doğru, pandemi koşullarında yasal bir grevdeyiz. Ama patronlara farklı bir ayrıcalık tanınıyor; onlar yasa, hukuk tanımıyorlar. Yani işçinin anayasal hakkı olan sendikalı olma hakkını bile tanımıyorlar. İşçinin, evet sendikalı olma hakkı var ama sendikasını seçme iradesine bile ipotek koymaya çalışıyorlar. Yani “o sendika değil de ben bu sendikayı istiyorum” diye bir dayatma da var. Patronun direnci mevcut. Bu, hükümetten aldığı destek yüzünden de olabilir. Ne düşündüğünü de bilmiyoruz, sonuçta %100 yabancı bir sermaye. Aslında Türkiye’ye gelip bu tesisi açınca illaki sendikanın buraya kıyısından köşesinden bulaşacağını bilmesi, buna hazırlıklı olması lazımdı. Çok da direneceğini sanmıyorum. Çünkü işçi üretimden gelen gücünü kullanıyor. Üretimden gelen gücün karşısında hiçbir patronun durabileceğini sanmıyorum.

Diğer direnişlerle bir ilişki kurabiliyor musunuz?

Evet, bizler de gidiyoruz dayanışmaya; onlar da geliyorlar. Birbirimizi ziyaret ediyoruz. Sosyal medyadan birbirimize destek mesajları gönderiyoruz. Mesela Çorum Ekmekçioğlu’nda gene Birleşik Metal’de örgütlü 90 arkadaşımızla ilişkideyiz. Aşağıda en yakınımızda Migros var. PTT işçileri var, Cargill işçileri var. Onlarla her türlü dayanışmayı gösteriyoruz.

Sendikanızın diğer toplu sözleşme süreçleriyle bir eylem birliğiniz var mı?

Şu anda zaten biliyorsunuz, metal sektöründe toplu sözleşme dönemi. Birçok fabrikada da grev aşamasına gelindi. Birçok yerde işçinin kararlı tutumuyla bir sürü kazanım elde edildi. Evet, tabii ki birlikte karar alınıyor, birlikte hareket ediliyor. Söylediğim gibi biz şu ana kadar o duruma gelmedik ama o noktaya gelirsek destek anlamında örgütlü olduğumuz bütün fabrikalardan ve inanıyorum ki bütün işçi arkadaşlarımızdan – zaten destek veriyorlar ama – farklı bir destek de görürüz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ben son olarak işçi sınıfına, işçi arkadaşlarıma, tüm emekçi dostlarıma nerede olurlarsa olsunlar örgütlensinler demek istiyorum. Başka türlü hak arama şansı yok. Tek kişiyle hak arama şansı hiç yok. Örgütlü olsunlar, sendikalı olsunlar ve sendikalarını seçerken de çok dikkatli olsunlar. Bu da çok önemli, biliyorsunuz ki maalesef 80’lerden sonra ortaya çıkan bir sürü sarı sendika var. Buna da çok dikkat etsinler. Geleneği olan, kültürü olan DİSK’i seçsinler.

Çok teşekkür ederiz, ağzınıza sağlık.

Yorumlar kapalıdır.