Metro değil, sabır peronu
Her sabah işe gitmek için M7 Metro’ya iniyoruz. Ama bu bir yolculuk değil; başlı başına bir mücadele. İşe giderken çile, işten dönerken çile. Biz işçiler için, özellikle de kadınlar için bu hat artık dayanılması zor bir hal aldı.
Yetkililer sık sık “Üç dakikada bir metro geçiyor” diyor. Evet, geçiyor. Ama yetmiyor. Çünkü bu hat eski bir hat değil. Güzergâh boyunca mahalleler kentsel dönüşüm geçirdi. Gecekondular yıkıldı, yerlerine onlarca dairelik dev apartmanlar yapıldı. Nüfus katlandı, yolcu sayısı arttı ama sefer sayısı aynı kaldı. Planlama yapılmadı, bedelini yine biz ödüyoruz.
Sabah saatlerinde peronlar dolup taşıyor. Tren geliyor ama binemiyoruz. Gelen trenler tıklım tıklım. Bir tren geçiyor, dolu. İkincisi geliyor, yine dolu. Üçüncüsünde “belki” diyoruz. İtiş kakış içinde ayakta durmaya, düşmemeye, nefes almaya çalışıyoruz.
Kadınlar için bu yolculuk sadece yorgunluk değil, sürekli bir tedirginlik. Sürekli sıkışarak gitmek, beden sınırlarının ihlal edilmesi, kendini korumaya çalışarak işe ulaşmaya çalışmak demek. Daha gün başlamadan yoruluyoruz, geriliyoruz, savunmaya geçiyoruz.
Bir de her sabah duyduğumuz o anonslar var: “Lütfen boşlukları doldurun.”
Hangi boşluk? Nerede boşluk? Zaten omuz omuza, sırt sırta dayanmışız. Nefes alacak yer yokken hangi boşluğu dolduruyoruz? Biz işçiler güne bu sözlerle başlıyoruz. Daha işimize varmadan tükenmiş, sabrı zorlanmış halde.
Bu hatta öğrenciler var, yaşlılar var ama en çok emeğiyle geçinen insanlar var. Sabah karanlığında yola çıkan, akşam eve sağ salim dönmek isteyen işçiler var. Ulaşım bir lütuf değil, haktır. İnsana yakışır, güvenli ve insanca yolculuk haktır.
Soruyoruz:
Kentsel dönüşüm yapılırken ulaşım neden planlanmadı?
Artan nüfusa rağmen neden ek sefer konulmuyor?
Kadınların her gün bu sıkışıklıkta yaşadığı güvensizlik neden görmezden geliniyor?
Biz bu hatta her gün varız. İşçiler olarak, kadınlar olarak buradayız. Sabır peronlarında beklemek değil, insanca yolculuk etmek istiyoruz. Ve artık bu çilenin normalleştirilmesini kabul etmiyoruz.
Yorumlar kapalıdır.