Lgbti+ları hedef alan düzenlemeler yeniden gündemde
Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce kamuoyundan gelen tepkiler üzerine geri çekilen lgbti+ karşıtı düzenlemelerin yeniden gündeme alınabileceğini açıkladı. 12. Yargı Paketi çalışmalarının sürdüğünü belirten Gürlek, “genel ahlak” ve gençlerin korunması gerekçesiyle hazırlık yapıldığını söyledi.
Önceki Yargı Paketi taslağında, transların cinsiyet uyum sürecine erişimini zorlaştıran düzenlemeler, “kanuna aykırı cinsiyet değişikliği” adı altında hapis cezası öngören yeni bir suç tanımı ve “hayasızca hareketler” suçunun kapsamının genişletilmesi yer alıyordu. Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmasının suç sayılması da önerilmiş, maddeler kamuoyu tepkisi sonrası geri çekilmişti.
160 kurumdan ortak açıklama: “Lgbti+ haklarını korumaya devam edeceğiz; yan yanayız ve birlikte güçlüyüz!”
Lgbti+ karşıtı yasa girişimlerine karşı ise 160 kitle örgütü ve kurum ortak bir açıklama yayımladı. “Eşitlik İçin Yan Yana” imzasıyla paylaşılan metinde, 10. ve 11. Yargı Paketlerine eklenmek istenen ve lgbti+ları hedef alan düzenlemelerin daha önce dayanışma sonucu geri çekildiği hatırlatıldı. Benzer içerikte yeni bir yasa tasarısının gündeme getirilebileceği yönündeki iddialara dikkat çekilen açıklamada, lgbti+lara ve hak savunucularına hapis cezası öngören hiçbir düzenlemenin kabul edilmemesi çağrısı yapıldı.
Açıklamaya göre basına sızan yasa taslağında “Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanunu’nda kabul edilmeleri halinde, lgbti+ kimliklerinin her türde kamusal görünürlüğünü suç kapsamına alacak, lgbti+ların özel hayatına müdahale edebilecek ve hayati öneme sahip cinsiyet uyum süreçlerine erişimi son derece zorlaştıracak değişiklikler içermektedir. Ayrıca, taslakla önerilen yeni bir madde, bu yasalara aykırı olarak herhangi bir tıbbi süreçten geçen kişilere ve bu tıbbi müdahaleleri gerçekleştiren sağlık uzmanlarına hapis cezaları getirmektedir. Bu yasal değişiklikler, meclise sunulmaları ve genel kurulda kabul edilmeleri halinde, Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerinin açık bir ihlali olacak ve lgbti+lara yönelik yaygın ayrımcılığı daha da köklü hale getirecektir. Aynı zamanda, lgbti+ haklarını savunan veya lgbti+ haklarıyla ilgili haber yapan kişileri de kısıtlayacak ve kriminalize edecektir.”
Açıklamada ayrıca son dönemde lgbti+ derneklerine yönelik davalar, kapatma kararları, “müstehcenlik” suçlamalarıyla ifade özgürlüğünün sınırlandırılması ve cinsiyet uyum süreçlerine yönelik fiili engeller örnek gösterilerek, bu girişimlerin uzun süredir devam eden baskı politikalarının parçası olduğu ifade edildi. İmzacı kurumlar, eşit ve güvenli yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Yorumlar kapalıdır.