Belçika’da federal hükümetin bütçe ve sosyal güvenlik politikalarına karşı sendikalar grev ve gösteriler düzenlerken, Fransızca konuşulan topluluk hükümetinin (Fédération Wallonie-Bruxelles) eğitim reformlarına ve kesintilerine karşı lise öğrencileri sokağa çıktı. Kamu hizmetlerinin daraltılması, emeklilik hakları ve çalışma koşullarına yönelik saldırılar sendikaların; eğitim masrafları ve okullardaki koşullar ise öğrenci hareketinin başlıca gündemlerini oluşturuyor.
Sendikaların hedefinde Başbakan Bart De Wever liderliğindeki federal Arizona hükümetinin bütçe ve sosyal güvenlik politikaları bulunuyor. Sosyalist Sendika Konfederasyonu (FGTB/ABVV) ve ona bağlı Kamu Hizmetleri Genel Sendikası (CGSP/ACOD) öncülüğünde, Hristiyan Sendikalar Konfederasyonu’nun (CSC/ACV) da katılımıyla kitlesel grevler örgütleniyor. Emekçilerin talepleri arasında bütçe kesintilerinin durdurulması, personel açığının kapatılması, ağırlaşan iş yükünün hafifletilmesi, ücretleri enflasyona karşı koruyan endeksleme sisteminin sürdürülmesi ve emeklilik haklarının güvence altına alınması yer alıyor.
Öğrenci hareketinin temel hedefi ise Fransızca konuşulan topluluğun hükümetince yürütülen eğitim reformları. Eğitim Bakanı Valérie Glatigny’nin sorumluluğundaki bütçe kararnamesi (décret-programme) kapsamında 2029 yılına kadar öngörülen 500 milyon avroluk tasarruf paketi, yükseköğretim harçlarının bazı öğrenci grupları için 1194 avroya kadar çıkarılması ve kalabalık sınıflar tepkilerin merkezinde yer alıyor. Nitelikli ve erişilebilir eğitim, eğitim materyallerine ulaşım ve öğrencilerin yaşam maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan talepler arasında. Öğrencilerin okul blokajları ve yürüyüşlerle reformlara karşı çıktığı Belçika’da haziran ayında da benzer protestolar yaşanmıştı.
Eylemlerin kronolojisi
1-5 Ekim: Lise öğrencilerinin eylemleri
Fransa’daki öğrenci seferberliğinden da ilham alan lise öğrencileri, Belçika’nın Fransızca konuşulan topluluğunda eğitim reformlarına ve bütçe kesintilerine karşı okul blokajları ve ders boykotları düzenlemeye başladı. Liège’de başlayan eylemler Charleroi ve Brüksel’deki okullara da yayıldı. Öğrencilerin itirazları, eğitim masraflarındaki artışın yanı sıra okul koşulları, ders yükleri ve eğitim hizmetlerinin niteliği etrafında şekilleniyor.
9 Ekim: On binlerce kişinin katıldığı yürüyüş
Sendikaların çağrısıyla on binlerce işçi, federal hükümetin politikalarına ve bütçe kesintilerine karşı Brüksel’de yürüdü. Katılımcı sayısı polis tarafından yaklaşık 30 bin, sendikalar tarafından ise yaklaşık 50 bin olarak açıklandı.
Eylem ulaşımda ciddi aksamalara yol açtı. Brussels Airlines uçuşlarının yaklaşık yüzde 40’ı iptal edildi. Başkentte toplu taşıma hizmetleri de aksadı.
12 Ekim: Ulusal kamu sektörü grevi
Kamu Hizmetleri Genel Sendikası CGSP/ACOD’un çağrısıyla ülke çapında kamu sektörü grevi gerçekleştirildi. Ulusal demiryolu şirketi SNCB/NMBS seferlerini azaltırken, Brüksel’de metro, tramvay ve otobüs seferlerinde ciddi aksamalar yaşandı.
Kamu hizmetlerindeki grevler ulaşımın yanı sıra temizlik, posta, eğitim ve yayıncılık gibi alanları da etkiledi. Eylemler kamu hizmetlerinde tasarruf politikalarına, personel yetersizliğine ve çalışma koşullarının ağırlaşmasına karşı düzenlendi.
17 Ekim: Öğrenci eylemleri ve polis müdahaleleri
17 Ekim’de Brüksel’de öğrencilerin ağırlıkta olduğu bir gösteride polisle çatışmalar yaşandı, polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Liège’de de gösteriler düzenlendi. Polis açıklamalarına göre Brüksel’de 150 ve Liège’de 45 kişi olmak üzere iki kentte toplam 195 kişi gözaltına alındı. Eylemlerin ardından İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Liège’de “Antifa tarzı bir hareketin” gençleri manipüle ettiğini ileri sürdü.
19–21 Ekim: Daha sert müdahale önerileri gündemde
Eylemler sürerken güvenlik politikalarının sertleştirilmesine yönelik öneriler de gündeme geldi. Savunma Bakanı Theo Francken’in, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapacak, eski jandarma modelini hatırlatan ve askeri tarzda eğitilmiş mobil bir güvenlik gücü oluşturulmasını savunduğu bildirildi. Söz konusu öneri muhalefet partilerinin tepkisini çekti.
İşçi ve öğrenci hareketlerinin ortak mücadele zemini
Belçika’daki seferberlik, kamu harcamalarındaki kısıtlamalara ve sosyal hakların daraltılmasına yönelik itirazların farklı toplumsal kesimlerde karşılık bulduğunu gösteriyor. Sendikalar grevler ve kitlesel gösteriler üzerinden mücadeleyi sürdürürken, öğrenci eylemleri okul blokajları ve yerel inisiyatiflerle gelişen daha dağınık bir örgütlenme biçimiyle ilerliyor. İki hareketin talepleri kamu hizmetlerinin niteliği, yaşam maliyetleri ve toplumsal haklara erişim gibi başlıklarda birleşiyor.
Önümüzdeki dönemde sendikalarda yeni eylemler hazırlığı var. Kamu sendikası CGSP 9 Kasım için yeni bir eylem kararı alırken, Sosyalist Sendika Konfederasyonu (FGTB) hükümetin geri adım atmaması halinde 23 Kasım haftasında genel greve gitme uyarısında bulundu.
