Sevgili Gazete Nisan,
Bazı günleri insan hiç unutmuyor. Benim için depremin üçüncü günü de öyle bir gündü.
Depremin üzerinden üç gün geçmişti. Evimiz yıkılmış, eşim abisini ve yeğenini kaybetmişti. Antakya’da her yer ama her yer koca bir enkazdı. Biz ise bir yandan ne olduğunu anlamaya çalışıyor bir yandan da elimize geçen malzemelerden kendimize bir yaşam alanı kurmaya çalışıyorduk. Eşim ve ben her şeye rağmen güçlü durmak zorundaydık. Ben kayıplarımızı, bundan sonra nasıl yaşayacağımızı düşünüyordum. Kendi acımızı yaşamaya bile fırsatımız yoktu.
Dünyayla iletişimimiz kesilmişti. Henüz hiçbir yardım bize ulaşmamışken depremin 3. gününde kardeşim İpek ve yoldaşları, İDP ve Gazete Nisan ekibinden dört kişi olarak yanımıza geldiler. Bizi buldular, yanımıza oturdular, yanlarında getirdikleri yardım malzemelerini verdiler. O gün onların orada olması benim için çok kıymetliydi. Onca yolu bizim için gelmişlerdi. Yıkımın ortasında kendimizi terk edilmiş hissederken kardeşimin ve yoldaşlarının, bizim yaşadığımız bu büyük yıkımın içinde yanımızda olmaları kelimelerle anlatılamayacak kadar kıymetli.
Sonra zaman geçti. İDP ve Gazete Nisan ekibi Antakya’ya her gelişlerinde yine bizi aradılar, ziyaret ettiler. Beni ve eşimi hep sordular. Bu benim için çok değerliydi. Çünkü depremden sonra hayat devam ediyor ama bazı acılar hiç geçmiyor. Bizi hatırlayan, destek olmaya çalışan insanların olması insana güç veriyor.
Benim için Gazete Nisan biraz da bu demek: Zor zamanda yanında olmak, sonra da unutmayıp tekrar kapını çalmak.
100. sayıya ulaşmanız beni çok mutlu ediyor. Emekçilerin, kadınların ve ezilenlerin sesini duyurmaya çalışan bir gazetenin 100. sayısını görmesi kolay değil. Dilerim daha nice sayılara ulaşırsınız ve insanların yaşadıklarını anlatmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edersiniz.
Biz depremde çok şey kaybettik. Ama o günlerde yanımızda olanları acımızı paylaşanları hiç unutmadık.
Gazete Nisan da benim için onlardan biri. O gün yaptıklarınızı unutamayız.
100. sayınız kutlu olsun.
İyi ki geldiniz, iyi ki bizi unutmadınız. Depremde bizi yalnız bırakmadığınız için Antakya adına teşekkür ederiz.
Antakya’dan Serap
