Okur mektubu: “Gazete Nisan işçilerin hikâyelerini birbirine ulaştırıyor, direnişleri hafızaya bırakıyor”

Date:

Share post:

Sevgili Gazete Nisan,

Bu mektubu sana bir başka nöbetimden yazıyorum. 100. sayına bir mektup yazarken ister istemez geçmişe dönüp bakıyorum. Kimlerin sesini taşıdın, kimlerin hikâyesine tanıklık ettin, kimlerin direnişini yarınlara bıraktın… Geçmişte ve gelecekte çok uzakta değil; bugün yaşadıklarımızda, yarın kuracağımız mücadelelerde ve birbirimize uzattığımız ellerde buluşuyoruz.

Ben de kendi hikâyemden, Özel Okmeydanı Hastanesi’nde 51 gün direnmiş ve sonunda kazanmış bir işçi olarak yazıyorum.

51 gün boyunca hastanenin önünde beklerken çok şey öğrendim. Direnmenin yalnızca slogan atmak, pankart taşımak olmadığını; bazen soğuğa, yorgunluğa ve belirsizliğe rağmen ertesi sabah yeniden orada olabilmek olduğunu öğrendim. Yorulduğumuzda birbirimize yaslanmayı, umudumuz azaldığında birbirimizin umudu olmayı öğrendim.

Ama en çok da dayanışmayı öğrendim.

Hiç tanımadığımız insanların yanımıza gelip “Yanınızdayız” demesini; başka işçilerin kendi mücadelelerinden çıkıp bizim sesimize ses olmasını; bir tas çorbanın, bir telefonun, bir selamın en zor günümüzde nasıl kocaman bir güce dönüştüğünü hiç unutmayacağım.

Bu vesileyle; 51 gün boyunca yanımızda olan, sesimizi duyuran, bizimle omuz omuza duran herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. Bizi yalnız bırakmayan her insanın, her işçinin, her dostun bu direnişte bir izi var.

Ve Gazete Nisan, sen de o izlerden birisin.

Çünkü sen yalnızca haber taşımıyorsun. İşçilerin hikâyelerini birbirine ulaştırıyor, direnişleri hafızaya bırakıyor, bir yerde yanan ateşi başka bir yere taşıyorsun. Bize “Sen yalnız değilsin” diyorsun.

Biz Özel Okmeydanı Hastanesi işçileri olarak direndik ve kazandık. Ama geriye dönüp baktığımda en büyük kazanımımızın yalnızca haklarımızı almak olmadığını düşünüyorum. Birlik olduğumuzda ne kadar güçlü olduğumuzu, birbirimize tutunduğumuzda en zor günlerin bile aşılabileceğini gördük.

Dilerim Gazete Nisan bundan sonraki sayılarında da işçilerin, emekçilerin ve direnenlerin sesini taşımaya devam eder. Çünkü anlatılan her direniş başka bir işçiye umut, paylaşılan her kazanım başka bir mücadeleye güç oluyor.

100. sayın kutlu olsun. Bizi birbirimize hatırlattığın, sesimizi çoğalttığın ve mücadelemizi unutturmamak için verdiğin emek için teşekkür ederim.

Nice sayılara, nice dayanışmalara ve emeğimiz, onurumuz için kazanacağımız nice mücadelelere…

Sevgi ve dayanışmayla,

Sema Arslantürk

Özel Okmeydanı Hastanesi Direnişi Sözcüsü

Son Yazılarımız