Okur mektubu: kan parası
Geçtiğimiz günlerde mesaideyken bir iş arkadaşımla muhabbet ediyorduk. Bir arkadaşının babasının acil ameliyat olması gerekiyormuş, o gün içinde kan bağışına ihtiyaç varmış. Öyle çok yaygın bir kan grubu da değil, takas da yapmıyorlar. Şans o ki benim kan grubum uyuşuyor. Dayanışma yaşatır, patronla konuştum çıktım gittim Çapa’ya. Kan vermeye.
Kan bağışı merkezinin bankosunda hasta adı, hastane adı doğrularken 50’li yaşlarında bir abi geldi yanıma. Kulak misafiri olmuş, tesadüf o ki o da aynı kişiye kan bağışı yapmaya gelmiş. Onun da formu doldurduk beraber, imzaladık verdik. Sonra sıramızı beklerken başladık muhabbete.
“Akrabası mısın?” diye sordu bana önce. Dedim böyleyken böyle, işten geliyorum. Abinin de hikâyesi farklı değil. Abimiz Yenibosna’da oturuyor. Tekstilde çalışıyor, uluslararası bir firmanın tişört vs. dikimini yapıyorlar. Abi mesaideyken WhatsApp grubuna bir mesaj geliyor: “Bilmemne Bey’in bir akrabasının acil kana ihtiyacı var, verebilecek var mı?” Atölyelerinde 100 küsur kişi çalışıyor, kan grubu tutan insan sayısı beş. Geri kalan dört işçi çeşitli sebeplerden gelemediği için iş abimize kalıyor. Havadan sudan muhabbetten sonra ben kanımı vermeye gidiyorum. Yaklaşık 20 dakika sonra benim iş bitiyor. Abiye “Allahaısmarladık” deyip işe geri dönüyorum.
Çapa’dan Kabataş’a gidene kadar tramvayda düşünüyorum. Demek ki bu patronlarda hepimizin kan grubunun bilgisi var ki, o beş kişinin kim olduğunu bilebiliyorlar. Daha da önemlisi, ameliyat gibi acil bir durumda bir yakınları için bir anda bütün fabrika emirlerine amade olabiliyor, emekçilerin sömürüldükleri yetmiyormuş gibi bir de canlarıyla, kanlarıyla patrona siper olmaları da beklenen bir şey. Yanlış anlaşılmasın, demiyorum ki bir yakınımızın kana ihtiyacı olursa ulaşabildiğimiz herkesten dayanışma beklemek mubah değil. Hasta bu kan bağışları sayesinde ertelenemeyecek derecede önemli bir ameliyatı gün içinde olabildi. Allah şifa versin.
Burada üstünde durmak istediğim şu: Emekçiler ameliyat, kan bağışı gibi konularda yalnızca kendi kısıtlı imkânlarıyla erişebildikleri eş, dost, akrabalarından (en iyi örnekte işyerlerinden, sendikalardan, barolardan) dayanışma bulabilirken patronlar ellerindeki tüm kaynakları isteseler bu uğurda seferber edebiliyorlar. Hayatta kalmamızın temel kaynağı olan kana erişimimiz bile bir noktada parayla ölçülüyor, her ne kadar adı “bağış” olsa da.
Yorumlar kapalıdır.