Seçimlerin ardından kentsel dönüşüm – Söyleşi

42

Okmeydanı Mahmutşevketpaşa Mahallesi muhtar adayı Yalçın Köse’yle seçim süreci ve kentsel dönüşümle ilgili bir söyleşi…

Okmeydanı Mahmutşevketpaşa Mahallesi’nde, oldukça çekişmeli bir seçim süreci yaşandı. Siz, Sol’un birlikte durmakta büyük güçlük çektiği bir dönemde, ön-seçimde seçilerek, solun ortak adayı olarak seçimlere katıldınız. Bize biraz seçim sürecinden bahseder misiniz?

Mahallemizdeki muhtarlık anlayışına muhalif, sorunlarımızı birlikte çözmekten yana bir kitlenin seçimlere katılma kararıyla, muhtarlığa aday olduk. Biz adaylığımızı ilan ettiğimizde, düzene muhalif benzer programı savunan 2 muhtar adayı daha vardı. Birlikte uzun bir tartışma süreci yaşadık. Adaylığı teke indirmek zorunda olduğumuzu biliyorduk çünkü, aksi durumda, oylar bölünecek ve seçilme şansımız olmayacaktı. Sonuçta ön-seçim yapmaya karar verdik. 2300 kişinin katıldığı ön-seçimde (tüm seçmenlerin beşte biri, A.Ş.), oyların yarısını alarak, solun tek muhtar adayı olduk.

Seçimlerde öne çıkardığınız talepler nelerdi?

Sorunlarımızı birlikte çözebiliriz anlayışıyla hareket ederek, mahalle halkıyla bir tartışma süreci yaşadık. Programımız, bu tartışmanın bir ürünü olarak doğdu. Dolayısıyla, bizim işimiz halkın taleplerini kâğıda dökmek oldu.

Bizi diğer anlayışlardan ayıran temel farklılık, “mahalle meclisi” talebiydi. Biz eğer kazanırsak, mahalleyi meclisle yönetmek gerektiğini düşünüyorduk. Seçim çalışmalarını da bir meclisle yaptık. Seçimlerin ardından da, bu meclis çalışmamız sürüyor.

Seçimlerde öne çıkardığımız temel sorun, Kentsel Dönüşüm konusuydu. Biz bunun her şeyden önce ideolojik bir mesele olduğunu düşünüyoruz. Yıllar önce, analarımız babalarımız, ucuz işgücü olarak buralara çağrıldılar. Haliç kıyılarında yapılaşmaya, bilinçli olarak göz yumuldu.

Ancak, “küreselleşme” süreciyle birlikte, İstanbul’un çehresi değişmeye başladı. Fabrikalar, tersaneler, buralardan çekildi. İstanbul, turizm, finans, ticaret merkezi olarak kurgulanmaya başlandı.

Bu noktada, bu mahalle halkı ‘gereksiz’ görülüyor. Gökdelenler, Levent’ten buralara akmaya başlıyor. Çalık gibi büyük şirketler Okmeydanı’ndan araziler alıyor. 30 sene sonra burada yaşıyor olup olmayacağımızdan emin değiliz.

Biz de, yıkım tehditlerine karşı mahallemizi korumaya çalışıyoruz. Örneğin, geçenlerde, yol genişletme çalışması bahanesiyle, buranın tek yeşil alanı olan parkımızı elimizden almaya çalıştılar. Ancak, halkın mücadelesi sayesinde, parkımıza dokunamadılar.

Seçimleri kazanamamış olmanıza rağmen, çalışmalarınızı sürdürme kararı aldınız. Bundan sonraki süreçte, yıkım tehlikesine karşı nasıl bir çalışma yürütmeyi planlıyorsunuz?

Bizlere, hayat şunu öğretti. Ezilenler, sömürülenler sorunlarına sahip çıkmazlarsa, bir şeyler asla değişmiyor. Nerede bir hak alma mücadelesinde bir araya gelirsek, orada bir güç oluşuyor ve bu güç muhatap alınıyor. Amacımız mağdurları bir araya getirmek.

Ben de bu konuda bir mağdurum. Birleşeceğiz ve sorunlarımızı çözeceğiz. Başka şansımız yok! Önümüzdeki süreçte, çalışmalarımızı sürekli kılmak için bir dernek kurmayı hedefliyoruz.

Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

(Söyelşi tarihi: 21 Nisan 2009)

Yorumlar kapalıdır.