“Türkiyeli işçiler verdikleri mücadeleye güvenmeli”

24

“Kapitalizmin baskısı sınır tanımıyor; ancak mücadele de sınır tanımaz” diyor Rosa. O, İşçi kontrolündeki Arjantin Zanon seramik fabrikasında 2001’den bu yana mücadele veriyor ve geçtiğimiz ay İşçi Cephesi olarak düzenlediğimiz Zanon Deneyimi etkinliğimizde başından sonuna aktardığı süreç tam da bu sözünü kanıtlıyor.

Öte yandan Arjantin’de yaşanan bu deneyim, mücadelenin en fazla dayanışmadan beslendiğini gösteriyor. Bu yüzden, Sinter işçileri ile dayanışma gecesinde mikrofondan direnişteki işçilere seslenirken, en çok bunu vurguluyor Rosa; “mücadeleleri birleştirin” diyor.

Bu sayımızda; İstanbul’da bulunduğu kısa süre içinde, etkinliğimizde konuşmacı olan, Sinter işçileri ile dayanışma gecesine katılan, IMF-DB karşıtı mitingde bizimle aynı gaz bombalarının hedefi olan Rosa yoldaş ile Zanon, kriz ve Türkiye üzerine yaptığımız kısa söyleşiyi yayımlıyoruz.

İşçi Cephesi (İC): Yakın zaman önce kazandığınız dava sonucunda Zanon direnişinin ve işçi kontrolünün kısmen devlet tarafından tanınması gerçekleşti. Bunun önemini ve bundan sonraki hedeflerinizi açıklar mısınız?

Rosa: Fabrikayı kontrolümüz altına almayı başardık. Bu bizim için kapitalistlere karşı zafer kazanma adına bir işaret oldu. Bu sayede oluşa gelen Eyalet Yasama Meclisi kararları, bölge fabrikalarının kamulaştırılmasını olanaklı kılıyor. Bu demek oluyor ki, artık fabrikaların kapanma ve işçilerini işinden olma olasılıkları yok.

Bu yalnızca Zanon çalışanları için değil Arjantin işçileri bütünü için tarihsel bir zafer. Bununla beraber, enternasyonal işçi organizasyonlarının, mücadelemizi somut bir şekilde desteklediğini de ifade etmek istiyorum. Diğer ülkelerde yoldaşlarımız var, tanımadığımız; fakat bize grev için maddi destek ile dayanışma dileklerini yolladılar ve bazıları fabrikamıza kadar gelip belgesel film dahi çektiler.

İC: Örnek verebilir misiniz destekleyen ve belgesel çeken gruplar hakkında?

Rosa: İtalya’dan COBA adlı sendika bize grev için maddi desteklerini 4 ila 5 yıl öncesinden bu yana mücadelemizin devamlılığı adına sürdürüyor. Berlin’den gelen iki sinema öğrencisi ise bir belgesel film çektiler ve bu çalışma, değişik festivallerde gösterildi ve ödül aldı. Biz bu büyük zaferin enternasyonel işçi organizasyonları tarafından desteklenmesini istiyoruz. Zanon’u kazanmak bir yana ülkemizdeki diğer tüm fabrikaların kamulaştırılmasını istiyoruz. Bu tek çıkar yol. Arjantin’de çok sayıda fabrika özelleştirilmiş durumda. Ve bunu tek başımıza gerçekleştiremeyiz. Petrol, Telekominikasyon ve ulaşım işçilerinin -ki bunlar, özelleştirmeden en fazlı payını alan sektörler- ortak mücadelesiyle bu başarılabilir. Beraber vereceğimiz mücadele sayesinde tüm fabrikaların kamulaştırılmasının ve tekrar yapılandırılmasının önü yasal anlamda da açılacaktır. Zanon bunun önemli örneği ve silahı oldu.

İC: Krizin Arjantin’e etkisi ne düzeyde oldu ve krizin olumsuz etkisiyle nasıl başa çıkmaya çalışıyorsunuz?

Rosa: Bu küresel krizler her zaman işçileri etkiler; kaldı ki bu kriz kapitalizmin krizi. Arjantin’de diğer ülkelerde olduğu gibi kamu harcamaları kısıldı, yapım üretim hızı geriledi. Bizim fabrikamız için düşünürsek durum vahim. Biz seramik üretiyoruz ve çok zor durum içerisindeyiz; çünkü tükettiğimiz gaz ve elektrik için fahiş fiyatlar ödemek zorundayız. Biz devlet tarafından bu faturaların ödenmesi adına desteklenmeyen bir fabrikayız.

Bir diğer yanda attığımız her adımda yapacağımız her hamlede çok dikkatli davranmak zorundayız. Çünkü satışlar çok düşük ve harcamalarımız çok yüksek. Peki, bu şartlar kapitalist bir fabrikada olsaydı ne olurdu? Elbette tüm işçilerini kapının önüne koyardı. Ama biz, şundan eminiz. Bu krizden tek başına kurtuluş yok ve inanıyoruz ki krizden çıkmanın tek koşulu, farklı fabrikalarda çalışan işçilerin ortak mücadelesi. Bu krize ancak böyle son verilecektir.

İC: Türkiye’de bulunduğun zaman içinde Sinter işçilerinin dayanışma gecesinde bir konuşma yaptın. Zanon direnişi hakkında bir konferans verdin ve IMF-DB karşıtı eyleme katıldın. Bunlardan yola çıkarak Türkiye’de mücadelenin durumu hakkında neler söylemek istersin?

Rosa: Sinter işçilerinin ve Türkiye’deki işçilerin mücadelesi ile bugün katıldığımız, baskıya maruz kalan eylem… Tüm bu örnekleri ve fazlasını Avrupa’da ve Arjantin’de de görmek mümkün. Baskı uygulamakta sınır tanımıyorlar. Ama mücadele de sınır tanımaz. Bu nedenle yaptığım konuşmada Türkiyeli işçilere verdikleri özgün mücadeleye güvenmeleri gerektiğini ve yalnız olmadıklarını dile getirdim. Avrupa’da ve Arjantin’de de benzer problemlerle iç içeyiz. Ve en önemlisi, bu krizin engellenemez ve aşılamaz olduğu yalanını, bu krizi bizim yaratmadığımızı ve sisteme karşı olacak mücadelenin beraberce verilecek olmasının ne denli önemli olduğunu vurgulamaya çalıştım.

Son olarak Sinter işçilerini dinlediğimde ve onların yüzlerine baktığımda Zanon’daki mücadelemizin ilk zamanlarını hatırladım. Şimdi bu mücadelenin enternasyonal dayanışma ağını örme ve mücadeleyi güçlendirme zamanı!

Yazan: İC – Söyleşi, 6 Ekim 2009

Yorumlar kapalıdır.