Ey Hukuk! Neredeysen çık ortaya!

2011 genel seçimlerinde beşi BDP’den olmak üzere tutuklu olan sekiz milletvekili meclise girmeye hak kazanmıştı. Geçtiğimiz günlerde CHP’den milletvekili seçilen Mustafa Balbay tahliye edildi. Balbay’ın yargılanması bitmiş, 34 yıl 8 ay ceza verilmişti. Balbay’ın serbest bırakılmasından sonra kamuoyundaki beklenti, mahkemenin Balbay’ın tahliye edilmesini emsal alarak diğer tutuklu vekillerin de serbest bırakılması idi. Beklenen olmadı; mahkeme, tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verdi.

Pekiyi, bu vekiller kimdi, neden suçlanıyorlardı? Hatırlayalım…

BDP’li beş vekil şunlar: Kemal Aktaş, Van Milletvekili. KCK davasından 2009’dan bu yana cezaevinde; ev ve üst aramasında suç teşkil edecek hiçbir şey bulunamadı. Faysal Sarıyıldız, KCK davasından 2009’dan bu yana tutuklu, Şırnak Milletvekili. Selma Irmak, PKK’ye üyelik iddiası ile 2009’dan beri tutuklu, Şırnak Milletvekili. Gülser Yıldırım KCK davasından, 2010 yılından beri tutuklu, Mardin Milletvekili. İbrahim Ayhan, öğretmen ve Urfa Eğitim-Sen eski şube başkanı. 80 bin oy alarak Urfa’dan milletvekili seçildi. KCK davasından, 2010 yılından beri cezaevinde…

Hukukta ayrım olur mu? Oldu! Balbay 34 yıl 8 ay ceza almış olmasına rağmen serbest bırakıldı. BDP’li vekiller ceza almamış olmasına rağmen serbest bırakılmadı. Kısaca çifte standart bir kez daha Kürtler için işledi!

Bir de trajikomik olan şeyler yaşandı. CHP, Anayasa Mahkemesi’nin adil olmadığını söylüyor. AKP de aynı fikirde. Hatta Anayasa Mahkemesi hâkimlerini çok sert bir şekilde eleştiriyorlar. “Böyle şey olmaz. Mahkeme adil davranmamıştır. Tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılsın!” diyorlar. Hani bir deyim vardır; timsah yavrusunu yerken ağlar diye, bunlarınki de aynı durum; timsah gözyaşları döküyorlar.

AKP şikâyet etmek için iktidarda değil, icraat için orada. Mecliste BDP ve CHP tutuklu vekiller için yasa teklifinde bulunmuş ama iktidar partisi AKP kılını kıpırdatmamıştı.

AKP aklı sıra insanları aptal yerine koyuyor, kendi sorumluluğunu üstünden atmaya çalışıyor. Hâlbuki geçmişte de gördük. Bir günde birçok yasa ve kanun değişikliği yaptılar.

Hukuk her zaman adalet demek değildir. Bu yazının yazıldığı günler bakan çocuklarının yolsuzluk yaptığı günlere denk geldi. Yasaları ve kanunları yapanlar egemenler olunca, onların hukukunun da ne yazık ki kimlere adalet dağıttığını çok net olarak görüyoruz.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.