İmralı’da sancılı süreç

93

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İmralı görüşmeleri için kararı biz veririz demiş ve eklemişti: “Kimsenin rota çizme yetkisi yoktur. Yeri gelir gönderir, yeri gelir göndermeyiz. Herkes haddini bilecek.”

Evet, biraz geriye dönelim ve İmralı’ya giden heyetleri bir inceleyelim. İlk heyette Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata vardı. İkinci heyette Ahmet Türk yoktu. Sebebi Türk’ün, “Hükümet Kürtler’i bombalıyor” sözüydü. Başbakan İmralı’ya giden heyetlere müdahale etmeyi sürdürdü ve ikinci heyete DTK Başkanı Ahmet Türk dahil edilmedi. Bu heyette Gülten Kışanak ve Aysel Tuğluk’un da içinde bulunduğu bir liste verilmişti. Hatırlayacaksınız o günlerde Tuğluk ve Kışanak’ın, PKK’li gerillalarla kucaklaşma sahneleri vardı. Aysel Tuğluk ve Gülten Kışanak da iktidardan veto yemişti. Başbakan teröristle kucaklaşmayı mazur göremeyiz demişti. Böylelikle ikinci heyette Pervin Buldan, Altan Tan ve Sırrı Süreyya Önder yer almıştı. 3’üncü, 4’üncü ve 5’inci heyetler de aynı isimlerden oluştu. 6’ıncı heyette Gezi eyleminde aktif rol alan Sırrı Süreyya Önder’e yer verilmedi. Başbakan, Önder’in tutumunu hazmedememiş ve çareyi Sırrı Süreyya Önder’i heyetten çıkarmakta bulmuştu. Böylelikle 6’ncı heyet de Selahattin Demirtaş ve Pervin Buldan’dan oluştu. 7’nci 8’inci 9’uncu 10’uncu İmralı heyeti de Selahattin Demirtaş ve Pervin Buldan’dan oluştu.

Başbakan ve iktidarı çözüm sürecindeki görüşmelerde görüşeceği kişileri terbiye etme yöntemi uyguluyor. Kim iktidara ve Başbakanına söz söyler, eleştirirse devre dışı kalıyor ve bunun adı da çözüm sürecinde barış için diyalog oluyor. Yakında İmralı’ya gönderecek BDP’li milletvekili bulamayacaklar çünkü her vekil için bir bahane buluyorlar. Onlar için en iyisi sessiz, eleştirmeyen ve biat eden insan tipi. Diyalog eşit şartlarda yapılan görüşmeler için kullanılan bir sözcüktür. Başbakanınki olsa olsa kendin çal, kendin oyna yöntemidir. Bu şekilde bir görüşme olamaz ve bu durum çözüme katkı sunmaz. Gerçi iktidarın düşündüğü ve adına çözüm dediği, bizim açımızdan burjuva çözüm kadar bile değer taşımıyor.

İmralı süreci durma noktasında, çatışmaların durmuş olması, bir yıla yakın süredir asker ve gerilla cenazelerinin olmaması elbette olumlu lakin barış ve diyalog adı altında hayata geçirilen dişe dokunur bir demokratikleşme mevcut değil. Başbakan hakaretler etmeye devam ediyor ve “Kafamı kızdırmayın yoksa…” diyor. Süreç sadece Başbakana bırakılamayacak kadar önemli. Çözüm adil ve karşılıklı görüşme ile olur. Tek taraflı oldu bittiye getirme kabul edilemez. İmralı’ya gidecek heyeti Başbakan değil Kürt siyasi hareketi kendi belirlemelidir. Heyeti iktidarın belirlemesi kabul edilemez.

Yorumlar kapalıdır.