Mısır: 529 siyasi tutukluya verilen idam cezasını kabul etmiyoruz!

165

Mısır’da Müslüman Kardeşler örgütü davasını sürdüren mahkeme 24 Mart’ta 529 siyasi aktivistin idamla cezalandırılmasına ilişkin akıl dışı bir karar aldı.

Askeri yönetim tarafından yönlendirilen ve “yıldırım hızıyla” gerçekleşen duruşma süreci sonunda mahkeme, Mısır’ın modern tarihinde ve son zamanlarda tüm dünya çapında rastlanabilecek en ağır cezaya imza attı. Baskı yalnızca Müslüman Kardeşler (MK) örgütüne karşı değil: onlarca solcu aktivist de askeri yönetim tarafından yargılanıyor.

Bu karar demokratik haklara ve protesto etme özgürlüğüne dönük tarihteki en ağır saldırılardan biridir. Bu karar aynı zamanda, kitlesel bir eylem sırasında bir polisin öldürülmesi gibi tuhaf bir suçlamaya dayandırılmaktadır! Ve benzer suçlamalarla, aralarında MK’nin liderlerinden Muhammed Badie’nin de yer aldığı 1200 kişi daha yargılanmaya devam ediyor. Bu mantık dışı yargılamalara askeri yönetime karşı protestoda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan binlerce kişi eklenmekte.

Mısır’daki askeri yönetimin karakterine ilişkin halen kuşku duyan sol kesimler için bu son gelişme bir kanıt olmalı. Söz konusu olan, MK’nin “terörist” ve “faşist” olduğu iddiasıyla, askeri yönetime karşı, ister MK isterse bir başka kesim adına olsun, kendini ifade hakkına sahip halk kesimlerini kitlesel bir biçimde bastıran bir diktatörlüktür. Bu suçlamalarla diktatörlük halkı baskı altında tutarak, çokuluslu şirketler adına yönetimini sürdürmeyi, ABD ve İsrail’le anlaşarak kendi halkının ve Filistin halkının çıkarlarını ayaklar altına alan iktidarını devam ettirmeyi istemektedir.

Bu cezalarla askeri yönetimin amaçladığı, emekçi kitleleri yıldırmak ve Ocak 2011’de Tahrir’de başlayan ve ardından gelen Müslüman Kardesler yönetimini de aşarak onu devirme noktasina ulasan devrimci süreci tasfiye etmektir. Mareşal Sisi’nin cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday gösterilmesinde de görüldüğü gibi, söz konusu olan, askeri rejimi eski konumuna getirmeyi amaçlayan bir karşıdevrimdir.

Fakat devrimci süreç canlılığını koruyor. Tekstil işçilerinin ve diğer sektörlerden işçilerin bir ay önce başlattığı bir grev dalgası, askeri-sivil hükümeti sarsan bir gelişme oldu. Bu nedenle hükümet, yeni bir politik kompozisyon arayışı doğrultusunda istifa etmek zorunda kaldı. Şimdi kitle hareketini terörize etmek için bu sert cezayı desteklemekteler. Fakat bu girişim kendilerine geri çarpabilir çünkü bu adım katil rejime karşı işçilerin ve halkın nefretini artıracaktır.

Enternasyonalistler olarak, Mısır solunun önemli bir kesiminin darbeyi desteklemesinin ve askerlere ve onların, MK’ye muhalif emperyalizm yanlısı ve sermayenin temsilcisi politikacıların dahil olduğu yeni hükümetine meşruiyet kazandırmasının büyük bir hata olduğunu belirtmiştik. Mısır solunun çoğunluğunun askeri darbeye verdiği desteğin -ve onu kitlelerin nezdinde meşrulaştırmasının- çok ağır bir bedeli olabileceğine dikkat çekmiştik. Bugün bu acı gerçekle yüzleşiyoruz. Ne askeri yönetim ne de MK, yalnızca devrimci seferberlik halindeki ve iktidardaki halk, emekçiler, kadınlar ve gençlik, 2011’de başlayan devrimle gündeme gelen köklü değişiklikleri hayata geçirebilir.

Koordinasyon Komitesi (UIT-CI/UBK)’nin bileşenleri, enternasyonalist sosyalistler olarak MK ile hiçbir politik uyuşmamızın bulunmadığını vurguluyoruz. Müslüman Kardeşler, devrimin bir parçası olmadığı gibi, devrimi kendi çıkarları doğrultusunda tasfiye etmeye çalışan İslamcı burjuvazinin gerici aparatıdır. Fakat yüzlerce politik tutuklunun idam cezasına çarptırılmasını reddediyoruz, bu kararın iptal edilmesini ve bu 529 kişinin ve Mısır’daki tüm politik tutukluların serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Bu katil diktatörlüğe herhangi bir kimseyi yargılama hakkı tanımıyoruz. Eski başkan Mursi’yi ve aynı zamanda şu anda iktidarda olan ve karşıdevrimin temsilcisi olduğu halde devrim adına konuşuyormuş gibi yapan katil cuntayı yargılama hakkına sahip olan, devrimi başlatan emekçi halk ve gençliktir.

Dünya gençliğini, emekçilerini, tüm demokratik kesimleri ve Arap solunu yüzlerce politik tutukluya idam cezası veren bu akıl dışı kararı reddetmeye çağırıyoruz. Bu kararın iptali ve Mısır’daki tüm politik tutukluların özgürlüğü için basın açıklaması, imza kampanyası ve her türden birleşik eylemin gerçekleştirilmesi çağrısında bulunuyoruz. Dünya solunun halen askeri diktatörlüğü kesimlerini, bu tutumundan vazgeçmeye ve askeri yönetime karşı mücadele eden Mısır gençliğine ve halkına destek vermeye davet ediyoruz.

529 protestocunun idam cezası iptal edilsin!

Tüm siyasi tutuklulara özgürlük!

Mısır’da askeri-sivil diktatörlüğe hayır!

UIT-CI/UBK Koordinasyon Komitesi, 28 Mart 2014

Yorumlar kapalıdır.