Cizre, Silopi, Nusaybin ve Sur’da katliam hazırlığı! Operasyonlar ve sokağa çıkma yasakları derhal durdurulsun!

242

Eylül ayından beri toplamda 55 kez sokağa çıkma yasağı uygulanan Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde ‘büyük operasyon’ un başlayacağı, daha birkaç gün öncesinde ilçelerde görev yapan öğretmenlerin cep telefonlarına Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gelen ‘hizmet içi eğitime‘ alındıklarına dair mesajla belli olmuş ve bunun ardından öğretmenlerin çok büyük bir bölümü ilçelerden neredeyse kaçarak ayrılmıştı. Normalde bir ülke başka bir ülkeye savaş açtığında gerçekleşecek bu manzara, Şırnak’ta gerçekleşiyordu: Devlet güvenlik gerekçesiyle ‘vatandaşlarını’ geri çekmiş; geri kalanlara yani bölgede yaşayan halka imha operasyonu başlayacağı sinyali verilmişti.Bu operasyon yine defalarca sokağa çıkma yasağı ilan edilen Mardin’in Nusaybin, Dargeçit; Diyarbakır’ın Sur ilçelerini de kapsıyor. Daha önce uygulanan sokağa çıkma yasaklarından farklı olarak, normalde yasakları ‘yarım saat’ önceden duyuran valilikler, kararı bu kez 12 saat önceden duyurdu. Kamuoyu operasyona hazırlandırılarak, orada yaşayan halka ‘devletinize itaat edin ve evlerinizi terk edin’; eğer itaat etmemekte yani evlerinizde kalmakta ya da hendekleri savunmakta ısrarlı iseniz; Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da belirttiği gibi “Bütün o ilçeler terör unsurlarından temizlenecek. Gerekirse mahalle mahalle, ev ev, sokak sokak” sizi imha edeceğiz mesajı verildi. Nitekim de öyle oldu; öğretmen ve öğrencilerden boşaltılan okullara mühimmatlar yerleştirildi; çok sayıda polis ve asker konuşlandırıldı; ilçe merkezlerinde patlama sesleri ile başlayan operasyonlar; polis ve askerlerin evlerin kapılarını kırarak baskın düzenlemesi ile devam etti. Sokağa çıkma yasağının olduğu, Silopi’yle birlikte toplamda 10 bin askerin katıldığı belirtilen operasyonlarda asker ve polisler anonslarla ‘Evleri boşaltın yoksa başınıza yıkarız’ diyerek tehdit ediyorlar. Bu operasyonlarda, Mardin’de evinin bahçesinde 2 çocuk annesi Hediye Şen hayatını kaybederken; ablukaları protesto için Diyarbakır’da yürüyüşe katılan Serdil Cengiz ve Şiyar Salman kurşunların hedefi oldu.

Temmuz ayından bu yana, Kürt Halkı’na savaş açan iktidar kitle katliamı hazırlığı yapmaktadır. Haziran’dan bu yana yüzlerce kişi kitle katliamları sonucu yaşamını yitirdi. Yine geride bıraktığımız süreçte 18 ilçe ve kent merkezinde 54 kez ve 175 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi; 200 bin insan zorunlu göçe mahkum edildi. Kürt Halkı’nın siyasi önderliği olan HDP terörize edildi; baskı ve saldırıların hedefi haline getirildi. Bu savaşın mali tablosunu hatırlatmak gerekirse Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık tarafından 2015’in 11 ayında kullanılan örtülü ödenek yani güvenlik harcamaları tutarı 1.6 milyar TL’ye yükseldi. Yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği çatışma ortamında, hükümet güvenlik harcamalarını bir önceki yılın üç katına çıkarak 2 milyar 974 milyon TL’ye yükseltti. Öncesinde seçim kazanmak için başlatılan, şimdi başkanlık rejimi hedefi doğrultusunda referandum çoğunluğunu milliyetçi bazda konsolide etmek, Suriye’de güçlenen YPG’ye gözdağı vermek için sürdürülen bu savaş yalnızca Saray’ın çıkarlarına hizmet etmektedir.

Çözüm sürecini donduran, siyaset hakkı bırakmayan, bununla da kalmayıp evlerini, mahallelerini basıp yaşam hakkını ihlal eden iktidara karşı Kürt Halkı’nın seferberlik ve eylemliliklerini destekliyoruz. Kürt illerinde savaş sürerken, Batı’da adalet, barış ve demokrasi olamaz! Türk emekçilerini Kürt Halkı ile dayanışma içerisinde olmaya; operasyonlara tepki göstermeye çağrıyoruz.

Hükümet bu ‘kanlı çözüm’ü terk etmeli; askeri ve siyasi operasyonları durdurmalıdır. Sokağa çıkma yasakları derhal sonlandırılmalıdır.

Yorumlar kapalıdır.