Sermayeyi zorunlu BES’liyoruz!

Sayın okuyucum, konumuz 1 Ocak itibariyle başlayan zorunlu bireysel emeklilik sistemi.  Gerçi ben, zorunlu bireysel tasarruf sistemi diyorum. Yeni yılla beraber, 1000 kişi ve üzeri işçi bulunan şirketlerde çalışan, 45 yaşından küçük olan herkes net maaşlarının yüzde 3’ünü bu sisteme aktarmak zorunda. Bununla da kalmıyor; 250-1000 çalışanı bulunan özel sektör de 1 Nisan 2017’de; 100-249 çalışanı olan özel sektör 1 Temmuz 2017’de; 10-49 çalışanı olanlar işverenler aracılığıyla 1 Temmuz 2018’de, 5-9 çalışanı olanlar ise 1 Ocak 2019’dan itibaren sisteme girebilecek. Yani evet sen de bu sisteme dahil olacaksın.

Mesela; “benim mevcut BES’im var, ben girmesem de olur” diye düşünüyorsanız: Devletimiz sizi de düşünmüş ve demiş ki; bu BES’e girmek zorundasın. Ya mevcut BES’ini durdur, ya da iki BES’i de öde. Tercih senin, ancak; her iki BES’i de ödersen, ikisine de devlet katkısı veririm demiş.

Biraz da BES’in çalışma şeklini anlatayım: Çalıştığın şirket her ay maaşının yüzde 3’ünü (Bakanlar Kurulu’nun yükseltme yetkisi var) kendi seçtiği bir sigorta şirketine aktaracak, maaşının yüzde 3’ünün yanı sıra devlet de yüzde 25 destek verecek; bir de 2 ay içinde caymazsan, 55 yaşına kadar kalırsan, 1000 TL veriyor. Vay be diyorsun değil mi okurum, oradan 1000 TL, oradan yüzde 25 süper diyorsan bence al eline kalemi kağıdı hesap yap, sonra onu da 10 yıla böl. Tabii bu sırada paranı şirketin düzenli yatıracağı (yatırmazsa ay başına 100 TL gibi komik para cezası var) seçilen fon şirketinin zarar etmeyeceği ya da batmayacağı (batarsa devlet garantisi yok) ve fon içinden aldığın devlet bono ve tahvillerinin duble yol gibi harcamalarda kullanılmayacağı veya dış-iç borç ödenmeyeceği (KEY ödemelerinin nasıl geç verildiğini unutmayalım) umuduyla sistemdesin. Velev ki her şey yolunda gitti; bana emekli olduktan sonra aylık 200 TL ek ödeme yapılacakmış, sizi bilmem!

Yazarın diğer yazıları

Pekiyi sayın yazar, nasıl BES’ten çıkarız dersen: Maaşından kesinti yapıldığı andan itibaren 2 ay içinde cayma hakkın var. 2 ay içinde cayarsan, hiçbir kesinti olmadan maaşını alırsın. Yok çıkmazsan, yönetim kesintisi ve fon kesintisi adı altında maaşından kesintiler yapılacak. Caymak için şirkete elektronik posta atman, şirketin de 5-10 iş günü arasında bunu sigorta firmasına göndermesi gerek. 10 iş günü sonunda parana kavuşabilirsin. Bunları yaptın, 2 ay içinde caydın, oh be kurtulduk deme çünkü; yeni bir şirkete geçtiğinde orada BES varsa sisteme yine otomatik geçiyorsun ya da caydıktan 2 yıl sonra iş değiştirmesen bile yine dahil oluyorsun. Caymak için aynı şeyleri tekrar yapman gerek, sakın yılma!

Bunu yapan başka ülke var mı diye sorarsanız: 1970’lerde diktatör Augusto Pinochet Şili’de buna benzer bir uygulama yapmış. Polis ve asker dışındaki herkesten kendi primini ödemesini istemiş; bütün baskılara rağmen bu sistem zamanla çökmüş.

Bu sisteme 13 milyon kişinin gireceği öngörülüyor. Aylık ortalama 80 TL para yatırılsa devasa bir fon oluşuyor. BES, kıdem tazminatının da bu fona aktarılması için bir adım, kamusal güven yerine kendini piyasaya terk edilmiş bulacak olan işçi sınıfı üzerinden hem aylık milyarlarca para kazanılacak hem de işçi sınıfı kendi parası ve emeğiyle ezilerek boyun eğdirilmeye çalışılacak. Ancak unuttukları bir şey var sevgili okurlarım; tarih bize örgütlenmiş işçi sınıfının kimseye boyun eğmediğini öğretti. O yüzden herkesi zorunlu BES’e hayır demek için mücadeleye çağırıyorum. Keza ben öyle yapacağım.

Yorumlar kapalıdır.