“Özel okullarda çalışan öğretmenler olarak iş güvencesinden yoksunuz!”

Birer ticarethaneye dönen özel okullarda gittikçe kötüleşen çalışma koşullarını 6 yıldır bu kurumlarda öğretmenlik yapan bir okurumuzdan dinledik.

Özel okulda çalışan bir öğretmen olarak çalışma koşullarınız için neler söylersiniz?

6 yıldır özel okullarda öğretmenlik yapıyorum. Özel okullarda temel kural “az öğretmen, çok ders, düşük maaştır.” Dinlenme sürelerimize bakılmaksızın fazla sayıda derse giriyoruz. Karşılığında aldığımız ücretler ise çok düşük. Hatta pek çok okulda öğretmenlere asgari ücret veya biraz fazlası ödeniyor. Sigortayı asgari ücret üzerinden yatırıp gerisini elden veren (bazen de alan) işverenler de cabası. Bunların hepsi özel okullarda çalışan öğretmenlerin ücretlerini kontrol eden bir mekanizma olmamasından kaynaklanıyor. Resmi tatillerde bile çalıştırılmamız ve fazla mesai ücreti almamız özel okulların normali oldu. Devlet okulunda çalışan öğretmenlerden daha fazla çalışmamıza rağmen çok daha düşük ücretler alıyoruz. Esnek ve düşük ücretlerle çalışmaya itiraz edecek olursak da yüz binlerce işsiz öğretmenle tehdit ediliyoruz. Ancak kriz bahane gösterilerek pek çok okulda maaşlar geç yatırılıyor. Hatta öğrenci kayıtları devam etmesine rağmen aylarca maaş ödemeyen kurumlar var. Özel okullar artık eğitim kurumu olmaktan çok ticarethaneye dönüşmüş durumda. Tüm bunların yanında en büyük sıkıntımız iş güvencemizin olmaması.

Sözleşme süreçleriniz nasıl geçiyor?

Nisan-Mayıs gibi önümüzdeki sene için görüşmeler başlar ve sizin işsiz kalıp kalmayacağınız müdürlerin iki dudağı arasındadır. Özel okullarda sözleşmeler yıllık yapıldığı için sene sonundaki akıbetimiz bizi hep korkutur. Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda yapılan son değişiklikle birlikte de özel okullarda çalışan öğretmenler için iş güvencesini tamamen ortadan kaldırdılar. Belirli sürenin sonunda sözleşmesi biten öğretmenler ne işe iade davası açabiliyor ne ihbar tazminatı alabiliyor. Hatta kıdem tazminatı bile pek çok kurum tarafından ödenmiyor.

Peki, yazın ücret alabiliyor musunuz?

Azımsanmayacak sayıda kurumda sözleşmeler Eylül ayından Haziran ayına yapılıyor ve öğretmene kıdem tazminatı ödenmemesi garanti edilirken öğretmenler de yazı maaş almadan geçiriyor maalesef.

Sizce bu sürece nasıl karşı çıkılabilir?

Son yıllarda hızla artan özel okul sayısıyla kamu hizmeti vermeye çalışan öğretmenler serbest piyasa koşullarından nasibini fazlasıyla alıyorlar. Her sektörde olduğu gibi özel okul öğretmenlerinin de bu gidişata dur diyebilmek için en temelde iş güvencesi talebi etrafında birleşerek kendi mücadele araçlarını yaratması gerekiyor.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.