Erdoğan-Davutoğlu: İkiniz de haklısınız!

Erdoğan, en basit haliyle söylersek, Davutoğlu’na “üçkâğıtçı” dedi. Sebep, Davutoğlu’nun Şehir Üniversitesi’ne tahsis olunmuş araziyi kurucusu olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na bedelsiz olarak devrettiği iddiası!

Erdoğan’ın sözleriyle: “Malum zat başbakan olunca mülkiyet devrine dönüştürmüştür. Türkiye’de hiçbir üniversitede böyle bir şey olmamıştır.”

Davutoğlu ise bu kararın AKP MKYK’de alındığını öne sürdü! Anlayacağımız, hepsi oradaymış! İnsan bu sözler karşısında Erdoğan Bayraktar’ı da hatırlamadan edemiyor; kulakları çınlasın… Neyse, bahse konu o dönem Davutoğlu’nun başbakan olduğunun da özenle altını çizelim!

Yok aslında birbirinizden farkınız!

Davutoğlu, Erdoğan’ın suçlamaları karşısında “Ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir,” diyerek, geri adım atmak bir yana, el yükseltti ve hepimiz soruşturulalım dedi!

Doğru söze ne denir! Sonuna kadar katılıyoruz! İkiniz de haklısınız! Kamuya mal olan bütün bu suçlamalar ve sözler sonuna kadar soruşturulmalıdır.

Testi nasıl kırılır!

Türkçesi, ortada gizli saklı bir durum yok. Her şey aleni şekilde gerçekleşmiş. Sorun ortaklığın bozulmuş olması. Tam da bu nedenle Davutoğlu kendisini dolandırıcılıkla itham eden Erdoğan’a “aynaya bak” diyebiliyor. Ne yalan söyleyelim; insan bu şekil bütün ortaklıklar bozulsun istiyor!

İstiyor ama maalesef Türkiye’de de gündemler ne derece önemli olursa olsun ancak bir kelebek ömrüne sahip olabiliyor.

Oysa görüyoruz ki Davutoğlu ve Babacan’ın AKP’den koparak yeni partiler kurmaya girişmeleri bir bakıma Pandora’nın kutusunun açılma ihtimalini gündeme taşımış durumda. Başka türlü asla öğrenemeyeceğimiz sayısız itiraf ve suçlama gündeme geliyor, gelecek. Peki, malumun ilanı olan bütün bunlar testinin kırılmasına yol açacak mı?

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.