Koronavirüsü salgınıyla beraber Asyalılara dönük ırkçı saldırılar arttı

Koronavirüs salgının küresel ölçekte yaygınlaşmasıyla beraber Asyalılara dönük ırkçı saldırılarda da bir artış yaşanıyor. Konuyla ilgili terrabayt.com‘da yayımlanan yazıyı okurlarımızla paylaşıyoruz.

Koronavirüsü salgını dünyada yayılmaya devam ederken, ABD ve İngiltere’de Çinlilere dönük ırkçı saldırıların artışa geçtiği duyuruldu.

Independent‘ın haberine göre, Birmingham’da bir barda 28 yaşındaki Mandy Huang’a corona virüsüne referansla ırkçı sözlü saldırıda bulunan adam karşısında arkadaşını savunan bir kadın bilincini yitirine kadar dövüldü. Meera Solanki, Mandy Huang’a “* koronavirüsünü al da evine dön” diyen adama karşı arkadaşını savunduğundan fiziksel şiddete uğradı.

West Midlands Polisi, ülkede koronavirüsüyle bağlantılı ırkçı saldırılardan sadece biri olan bu vaka karşısında soruşturma açtı.

Londra, Newcastle, Sheffield, Manchester ve York’ta da benzer şekilde koronavirüsü bahane edilerek gerçekleştirilen sözlü ve fiziksel şiddet vakaları rapor edildi.

Hampshire polisinin verdiği bilgilere göre, şubat ayının ilk haftasında, Portsmouth ve Southhampton’da yer alan Çin topluluğunun en az beş üyesinin doğrudan virüse referans verilerek sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığına inanılıyor.

CNN, ABD’de de benzer vakaların görüldüğünü öne sürüyor. New York’ta bir erkek, maske takan bir kadına “hastalıklı or.*” diyerek saldırdı. Los Angeles’de metroda bir erkek Çinlilerin pis olduğunu söyleyerek “bütün hastalıkların hep Çin’den geldiğini” söyledi.

Georgia Devlet Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olan Rosalind Chou, “koronavirüsü haberlerinin yayılmasıyla beraber, öyle görünen insanlara dönük korkuların artış gösterdiğini görüyoruz”, diyor. “İnsanlar bundan zarar görüyor”.

Bunun siyasi yansımaları da var. Seyahat kısıtlamalarının bu yeni virüsün yayılmasına engel olduğuna dair elimizde çok az bilimsel veri var. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, son 14 günde Çin’e seyahat eden yabancıların ABD’ye tekrar giriş yapmasını yasaklamıştı. Bu durum aslında seyahat ve ticaret yasaklarını teşvik etmeyen Dünya Sağlık Örgütü talimatların aykırı çünkü böylesi yasakların ulusların salgınlara yanıt verirken birbirilerine destek olmasını güçleştireceği düşünülüyor.

York Üniversitesi çevre çalışmaları bölümünde profesör olan Roger Keil, SARS’ın Toronto şehrine etkileri üzerine çalışmıştı. Keil’a göre sadece SARS gibi Çin’de veya Ebola gibi Afrika’da başlayan salgınlar karşısında böyle ciddi oranlarda yabancı düşmanlığı görülüyor. Ne Kuzey Amerika’da ortaya çıkan domuz gibi olarak bilinen H1N1 ne de bilhassa İngiltere’yi etkileyen deli dana hastalığı böyle ırkçı saldırılara neden olmuştu.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.