Metal işçisi: “Korona belki öldürmez ama açlık kesin öldürür!”

Merhabalar, ben Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir fabrikada işçiyim. Koronavirüs salgınının biz işçilere olan yansımaları hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.

Salgın olduğunun ilk duyulduğu zamanlarda, Sağlık Bakanı’nın herkese “evde kalın” demeye başladığı o ilk haftalarda bu uyarının fabrikalara hiçbir yansıması olmadı. Biz işçiler haberleri izlerken oldukça endişeliydik ama çalışma sistemimiz aynen devam etti.

Son birkaç haftadır ise patronlar birtakım önlemler almaya başlamak zorunda kaldılar. El dezenfektanları, eldiven ve maske dağıtımı, “sosyal mesafeyi korumaya çalışın” gibi uyarılar yapılmaya başlandı. Ama herkes gibi patronlarda biliyordu ki, bu önlemler hiçbir işe yaramayacaktı. Sonra sanayideki pek çok fabrikada bazı işçilerin ve hatta beyaz yakalı işçilerin virüse yakalandığını duymaya başladık. Lakin patronların ücretsiz izin vererek dahi işleri durdurmaya hiç niyeti yok.

Ancak virüs hem ülke çapında hem de dünya çapında ekonomik bir durgunluk yaratmaya başlayınca işler ister istemez durmaya başladı. İş ciddileşince insan kaynakları müdürü bizlerle toplantı yaptı geçtiğimiz günlerde. Öncelikle ileri yaştakileri ve kronik hastalığı olanları ücretsiz izne çıkartacaklarını söyledi. Diğer fabrikalarda da aynısı yapılıyor. Büyük ihtimal yavaş yavaş bizlere de sıra gelmeye başlayacak. Şimdiden birçok fabrika işçisi ücretsiz izne ayrılmaya başladı. Göçmen statüsünde daha az ücretle çalışan Afgan, Suriyeli, İranlı işçileri işten atmaya başladılar. Ben ve görüştüğüm pek çok işçi arkadaş için bu durum oldukça kötü sonuçlar doğuracak. Hiç kimse böylesi bir ortamda ücretsiz izne ayrılmak ya da işsiz kalmak istemiyor. Pek çok arkadaştan şu sözü duyuyorum ve oldukça haklı bir söz: “Korona belki öldürmez ama işsizlik, açlık bizi kesin öldürür.” Bu daha iyi günlerimiz gibi geliyor bana…

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.