Salgın döneminde çocuk istismarını aklama çabası

Çocuğun cinsel istismarının evlilikle affedilmesi fikri senelerdir önümüze sürülüyor. Son olarak bu öneri, nisan ayında, insanlık olarak salgınla mücadele ettiğimiz bir dönemde tekrar karşımıza çıktı. TBMM Genel Kurulu gündeminden son anda çıkarıldığı iddia edilen bu değişiklik teklifi, çocuğun cinsel istismarının belli koşullar altında cezasız kalabileceğini öngörüyordu. Buna göre, suç, 14 yaşına girmiş çocuğa karşı kendisinden en fazla 15 yaş büyük olan biri tarafından işlendiği takdirde mağdur ve fail evlenirse ceza ertelenecek, yani suçlu cezasız kalacaktı.

Düzenlemedeki “14 yaşına girmiş” ifadesi de ayrıca dikkat çekmekte. Nitekim 14 yaşına girmek, 13 yaşında olmak anlamına gelir. Kamuoyu karşısında 13 yaş denildiğinde daha büyük tepki göreceği düşünüldüğü için metnin bu şekilde yazıldığı da gözden kaçmamalıdır.

Değişikliğin her an yeniden meclisin önüne getirilebileceği, bu fikirden vazgeçilmediği ve nabız yoklaması yapıldığı ortada. Bunu anlayabilmemiz için elimizde pek çok veri var. İlk olarak, bu değişiklik teklifi 2016 yılında da karşımıza çıkmış, kadın mücadelesiyle geri püskürtülmüştü[1]. Kadınlar başta olmak üzere neredeyse tüm toplumun buna açıkça karşı olduğu dört yıl önce gösterilmesine rağmen aynı düzenleme tekrar gündeme getirildi. Hatta önerildikleri dönemler bakımından da benzerlik var. Değişiklik ilk olarak darbenin etkilerinin en yakıcı şekilde hissedildiği ve gündemin dolu olduğu bir dönemde ortaya atılmıştı. Şimdi de tüm dünyanın pandemiyle boğuştuğu bir dönemde ortaya çıktı. Bunlara rağmen, ikisine de büyük bir tepki doğdu. Ancak hâlâ kamuoyu yoklaması devam ettiriliyor.

Bir akademisyen(!) televizyona çıkarak 12-17 yaş aralığındaki kız çocuklarının “süper kadın” vücuduna sahip olduğunu ve çocuk doğurması gerektiğini savundu. Devamında, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, katıldığı bir yayında, 14-15 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilmesinin normal olduğunu ve 15 yaşındaki çocuğun cinsel olgunluğa eriştiği için rızasının kabul edilmesi gerektiğini iddia etti. Bunun üzerine, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hamdullah Arvas, “15 yaşında bir genç istediği gibi flört yapsın, zina yapsın ama kendi rızası dahilinde evlenince siz sapıksınız, yobazsınız hadi oradan. Fatih Erbakan” şeklindeki sözleri sosyal medya hesabında alıntıladı.

Erkekler kadınların ve kız çocuklarının hayatları hakkında konuşmakta; yayınlara çıkarak erken yaşta evlendirilmiş kişilerin mutlu olduklarını, tıpla hiçbir ilgileri olmadığı halde bunun tıbbi olarak daha uygun olduğunu iddia etmekte. 18 yaş altı doğumlar, çocuğun bedeni bu dönemde doğum yapacak durumda olmadığı için ciddi riskli olarak kabul edilir. “Anneannelerimizin, babaannelerimizin erken evlendikleri için mutlu olduklarını” iddia edenler bir kere bile dönüp onlara sormuş mu? Bu yaşta evlendirilen kız çocuklarının okuldan dahi koparıldığı bilinirken, rızalarının bulunduğu nasıl iddia edilebilir?

Dünyanın tehlikeli salgın hastalıkla boğuştuğu bir dönemde, çocuklara çocuk doğurtmak için tüm gücüyle uğraşan zihniyet, artık elini kadınların ve çocukların üzerinden çekmeli. Yüzyıllardır bu zihniyete karşı mücadele eden ve binlerce kazanım elde eden kadın dayanışması, mücadelesinden asla vazgeçmeyecek. 


[1] https://www.gazetenisan.net/2016/12/tecavuzun-evlilikle-aklanmasi-onergesi-geri-cekildi-ama-mucadelemiz-bitmedi/

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.