Kolombiya: Halk ayaklanmasıyla dayanışmaya!

351

İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal’in (İUB-DE) Kolombiya’da yaşanmakta olan halk ayaklanmasına ilişkin bildirisi

Kolombiya’da işçi sınıfından, yerli halktan, köylülerden, siyahlardan, gençlerden ve kadınlardan oluşan yüz binlerce kişinin hükümetin emekçi karşıtı vergi reformu ve ekonomik paketi girişimine karşı başlattıkları ayaklanma 28 Nisan’dan beri sürmekte. Duque hükümeti açıkladığı reformu “geri çekmek” zorunda kaldı. Bu ilk zaferin ardından çağrıcı örgütler paketin tümüyle geri çekilmesi için, baskılara karşı ve Duque’nin çekilmesi amacıyla genel grevin süreceğini açıkladılar.

28 Nisan’da üç sendikal merkez (CUT, CTC ve CGT) ve Fecode’den (Öğretmenler Federasyonu) oluşan Ulusal Grev Yönetimi ulusal grev ilan etti. Bu çağrıya öğrenci örgütleri, yerli halk örgütü Minga ve çeşitli kent ve kır topluluğu örgütleri katıldı.

Grev, yönetimi aştı ve 28 Nisan’dan sonra da sürdü. Başlıca kentlerde kitlesel seferberlikler biçimini aldı. Seferberliklerin merkezi haline gelen Valle del Cauca bölgesinin başkenti Cali’de protestolar özellikle kitleselleşti ve caddelerin ve çevre bölgelere giden yolların kesilmesiyle grev tam bir yaygınlık kazandı. 4 Mart’ta da seferberlikler genel grev ve Cali, Bogota ve diğer önde gelen kentlerde cadde ve yolların kesilmesi biçiminde devam etti.

Bu devasa seferberlik karşısında Ivan Duque’nin sağcı hükümeti önce mücadeleleri yoğun bir askeri şiddetle bastırmaya çalıştı. Bu baskıların en ağırının yaşandığı Cali’de örgütler 30 göstericinin öldürüldüğünü, yüzlercesinin de yaralandığını ve tutuklandığını bildirdiler. Buna karşın hükümet, ne Cali’de ne de diğer kentlerde göstericileri sokaklardan çıkarmayı başarabildi.

Ve 4 Mayıs’taki kitlesel protestoların ardından hükümet geri adım atmak zorunda kaldı ve parlamentodan, birkaç gün önce sunduğu vergi reformu tasarısını oylamaya sokmamasını istedi.

Açlık paketi

Duque’nin ekonomik krizi ve dış borcu halka ödetmek amacıyla hazırladığı ekonomik açlık paketi, küçük esnaf ve köylülerin üzerindeki vergilerin artırılmasına; su, elektrik ve hatta cenaze hizmetlerinin yüzde 19 oranında vergilendirilmesine; temel gıda maddelerindeki katma değer vergisinin yükseltilmesine yönelik bir mali reformun yanı sıra taşeronlaşmayı ve emeğin esnekleştirilmesini içeren bir iş reformu ile sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesini daha da yaygınlaştıran bir sağlık reformu ve emeklilik yasasının değiştirilmesini içermekteydi. Finans sektörünün 2020’deki milyarlık gelirinin sadece yüzde 1,9’unu vergi olarak ödediği bir ülkede, bu reformla vergilerin yüzde 73’ünün kişilerden ve yalnızca yüzde 27’sinin şirketlerden toplanacağını Duque hükümeti bizzat açıklamış oldu.

Hükümet vergi reformu tasarısını geri çektiğini açıkladı ki bu, genel grevin en temel talebiydi (diğer taleplerin yanı sıra). Ardından, Hazine Bakanı Alberto Carrasquilla istifa etti. Bütün bunlar devasa halk seferberliğinin doğrudan zaferidir.

Öte yandan Duque hükümeti yıllardan beri köylülerin ve yerli halkın topraklarını kan ve ateşle elinden alıp toprak ağalarına, su ve doğal kaynaklar ile madenleri ise emperyalist çokuluslu şirketlere teslim etmekte.

Duque, ülke tarihinin en şiddetli yasadışı paramiliter baskı uygulamalarını gerçekleştiren Alvaro Uribe’nin adamıdır.

2019’da da Duque hükümetinin ve Hazine Bakanı Alberto Carrasquillo’nun patron ve emperyalizm yanlısı ekonomik politikalarına karşı büyük protestolar gerçekleştirilmişti.

Seferberlikler Duque’yi zayıflattı

İUB-DE’nin Kolombiya sempatizan seksiyonu Birleşik Kolektif, bu büyük halk seferberliğini destekledi ve ona etkin olarak katıldı. Son deklarasyonlarında şöyle denmekte:

“Devlet Başkanı Duque ve onun tüm görevlileri geçen haftaya kadar radyo ve televizyonlarda sert açıklamalar yapmaktaydılar, bugün ise halka göstermemek için yüzlerini saklıyorlar.”

Eski Liberal Parti, U Partisi ve Radikal Değişim gibi parlamentodaki kapitalist ve reformist partiler bazı yanlarıyla vergi reformu tasarısına karşı çıktılar. Bu arada Kilise ve patronların ekonomik örgütleri “canlı güçlerle ulusal diyalog kurulması” amacıyla “iyi niyetli çabalara” girişebileceklerini teklif ettiler. Aslında halk karşıtı reformları desteklemekle birlikte, şimdi “diyalog” yoluyla halk seferberliğini durdurma çabası içine girişmiş durumdalar.

Mücadele sürüyor ve ağır baskıyla karşı karşıya

Hükümetin vergi reformunu geri çekmesine karşın emekçi halkın ve gençliğin büyük bölümü ne Duque’ye ne de parlamentodaki partilere güvenmekte, bu nedenle de vergi reformunun geri çekilmesinden sonra da sokakları doldurdular. Zafer ayaklanmayı daha da güçlendirdi ve şimdi sokaklarda Duque’nin baskı güçleriyle çatışılmakta. Hükümetin askeri güçleri harekete geçirme girişimi başarısızlığa uğradı ve halk seferberliği tüm canice baskılara karşın durmadı.

2 Mayıs Pazar günü Cali sokaklarında şu bildiri dağıtıldı: “Cali ve Valle de Cauca’da… grevi destekleyen… biz toplumsal, öğrenci, sendika, yerli, halk, kadın, mahalle örgütleri… hükümetin Vergi Reformu taslağını geri çekme kararı karşısında ilk savaşı kazandık, ama Duque’nin İş Reformu, Sağlık Reformu ve Emeklilik Reformu’nu içeren TÜM reform paketi geri çekilmediği; öldürülen, yaralanan ve tutuklanan kişilerle ilgili adalet yerine getirilmediği… ve daha önemlisi Duque istifa etmediği sürece mücadeleyi kazanmış SAYILAMAYIZ… ve en önemlisi Duque istifa etmediği sürece Cali ve Valle del Cauca’da GREV sona ermeyecektir.”

Ulusal Grev Yönetimi (CUT, CTC, CGT ve Fecode) de vergi reformu tasarısının geri çekilmesinin ardından, “Hükümetin bu açıklamasıyla seferberlik durmayacaktır; sokaklardaki insanlar bu geri çekme duyurusundan daha fazlasını beklemektedir” açıklaması yaptı. Ve yeni bir genel grev ve 5 Mayıs Çarşamba gününden itibaren büyük seferberlik çağrısında bulundu.

Mücadelenin sürekliliği açısından, Cali’de toplanan Halk Meclisleri’ne olduğu kadar mücadelede yer alan tüm örgütlerin, yollarda barikat kuran gruplardan protestocuların ve halk meclislerinin demokratik katılımıyla, hükümeti ve reform paketini alaşağı edecek talepler bütününü ve mücadele yollarını tartışacak ve belirleyecek bir Ulusal Buluşma’ya gereklilik bulunmakta.

Önemli olan, tüm ekonomik paketin geri çekilmesi ve Duque’nin iktidardan indirilmesine yönelik olarak mücadelenin tüm ülke çapında sürmesidir. Aynı zamanda baskıların durdurulması, kentlerin askerileştirilmesine son verilmesi, nefret edilen özel polis güçlerinin (Esmad) dağıtılması, tutuklananların serbest bırakılması ve canice baskının sorumlularının tutuklanması ve cezalandırılması halen yürürlüktedir.

İUB-DE olarak Kolombiya halkıyla tam dayanışma içindeyiz ve en geniş uluslararası eylem birliğinin kurularak tüm dünyada Kolombiya büyük elçilikleri ve konsolosluklar önünde protestoların gerçekleştirilmesi çağrısında bulunuyoruz. İUB-DE olarak, Kolombiya halkının bu büyük isyanının zafere ulaşması için uluslararası destek ve dayanışma çağrısı yapıyoruz.

İşçilerin Uluslararası Birliği-Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)

4 Mayıs 2021

Yorumlar kapalıdır.