İUB-DE önderlerinden Pablo Almeida Küba’da: “Bürokrasi kapitalizmi restore etti; yeni görev, devrimci bir sosyalist alternatifi inşa etmek”

196

İUB-DE’nin (İşçilerin Uluslararası Birliği Dördüncü Enternasyonal) Arjantin partisi olan Sosyalist Sol’un önderlerinden Pablo Almeida, geçtiğimiz haftalarda Küba’ya giderek Kübalı devrimciler ve eleştirel komünistler ile buluştu. El Socialista (Sosyalist) gazetesinin Almeida ile yaptığı söyleşinin çevirisini aşağıda okurlarımızla paylaşıyoruz.

Pablo Almeida geçtiğimiz Arjantin seçimlerinde, FIT-U (Solun ve İşçilerin Cephesi Birlik) listelerinden Arjantin’in başkenti olan CABA’da (Buenos Aires Özerk Şehri) işçilerin ve emekçilerin oylarıyla belediye meclisi üyesi seçilmişti.

***

Sosyalist: Merhaba Almeida. Küba’ya yaptığın ziyaretin nedeni neydi?

Pablo Almeida: Dünyadan birçok devrimci partinin parçası olduğu İUB-DE olarak, Küba adasının işçi sınıfının geleceği açısından iki olgunun doğrudan doğruya alanda gözlemlenmesinin çok önemli olduğunu görüyorduk. İlk olarak, bu yıl 11 Temmuz’da binlerce Kübalının hoşnutsuzluklarını ifade etmek için ülkenin farklı şehirlerinde sokaklara döküldüğü halk protestolarının mevcut yansımalarını gözlemlemek istedik. İkinci olarak, bir cümleyle özetlemek gerekirse, Komünist Parti (KP) bürokrasisinin ve Küba’yı yöneten askeri aygıtın kapitalizmi restore etmekte olduğunu ya da zaten restore ettiğini söyleyen yoldaşlardan oluşan ve geniş bir alanı kapsayıp Eleştirel Sol olarak anılan akımı tanımak için bu ziyareti gerçekleştirdik. Bu Eleştirel Sol, 1959 Devrimi’nin kazanımlarından geriye çok az şeyin kaldığını söylüyor ve işçi sınıfının iktidarda olması gerektiğini ifade ediyor.

Sosyalist: 11 Temmuz protestoları hakkında ne gibi fikirler edindin ve hangi sonuçlara vardın?

Pablo Almeida: Ziyaretim ile, Díaz-Canel hükümetinin Ocak 2021’de aldığı ve adına “sipariş verilen tedbirler” dediği kemer sıkma önlemlerinin yarattığı hoşnutsuzluk nedeniyle 11 Temmuz’da yaşananların büyük ve gerçek halk protestoları olduğu yönünde zaten sahip olduğumuz tanımlamayı onaylayabildik. Bu önlem paketi, fiyatlarda keskin bir artışı ve işçi aileleri için temel önemde olan ihtiyaç maddelerinin giderek artan kıtlığını getirdi.

Yaşam koşullarına karşı biriken bu öfke, en az otuz yıl içinde patlak veren ilk büyük protestoların tetikleyicisi olan, sürekli tekrarlanan ve çok uzun süren elektrik kesintileriyle daha da arttı. Halkın öfkesini dizginlerinden boşaltan diğer gerçekler, 11 Temmuz seferberliğine yol açan sebeplerle aynıydı.

Sadece Havana’da, rejimin getirdiği yasağa rağmen binlerce insanın, en kenar ve en sıradan mahallelerden şehrin merkezine yürüdükleri tahmin ediliyor. Bu gösteriler gerçek bir halkçı karakter sergiledi ve eylemlerden saatler sonra uygulanmaya başlanan ve bugün yarısından fazlası hâlâ hapiste olan 1000’den fazla kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan baskıya meydan okudu. Tutuklamaların çoğu sivil personel tarafından veya sonraki günlerde, protestolara katılanların güvenlik kameraları aracılığıyla kimlikleri tespit edilerek yapıldı.

Sosyalist: Küba’da bugün toplumsal durum nasıl?

Pablo Almeida: Gerçek şu ki, 11 Temmuz’dan sonra Küba halkının çoğunun yaşam koşulları iyileşmedi. Yiyecek ve ilaç yardımlarının yapılması gibi birtakım kısmi önlemler alındı. Ama altta yatan sorunlar çözümsüz kalmayı sürdürüyor. Temel gıda ürünlerinin fiyatlarındaki muazzam artış nedeniyle ücretler yaşamak için yeterli değil. Ulusal para biriminin kullanıldığı mağazalarda kıtlık yaygın. Ve bu durum, hükümetin dolar veya avro üzerinden satış yapan mağazalara ya da fiyatların çok daha yüksek olduğu karaborsaya verdiği isim olan Serbest Dönüştürülebilir Para Birimi (MLC) ile satış yapan mağazalardan alışveriş yapanlar ile yalnızca yiyecek, içecek ve temel hijyen malzemelerine erişebilen yaşlılar ve vatandaşlar arasında muazzam bir eşitsizlik yaratıyor.

Sosyalist Sol: Emekçi halkın içinde olduğu bu olumsuz koşulların nedenleri neler?

Pablo Almeida: Elbette ABD’nin ambargosu Küba’yı etkilemeyi sürdürüyor. Ancak sorunların temelinde yatan mesele, KP bürokrasisinin yıllar önce kapitalizmi restore etmiş olmasıdır. Küba’da artık sosyalizm yok, bir “Küba kapitalizmi” var. Küba ekonomisinin turizm, nikel veya sembolik puro ve rom üretimi gibi ana dalları, çokuluslu sermayelerle ortak girişimler halini aldı. Bu süreç (bürokrasinin yönetimindeyken başka türlü nasıl olabilirdi ki?) kitlelerin yaşam standardında genel bir düşüşü ve eşitsizliğin artmasını beraberinde getirdi.

Sosyalist: Bize bir Eleştirel Sol’un yükselişinden bahsettin. Bunu detaylandırabilir misin?

Pablo Almeida: Eleştirel Sol, Küba’nın sorunlarına sosyalist bir çözüm öneren çok sayıda aktivist ve aydını bir araya getiren bir oluşum. Bu homojen bir grup değil, ancak nüanslarla birlikte, Küba KP bürokrasisinin yalnızca sosyalizmi savunmamakla kalmayıp aynı zamanda kapitalizmi restore ettiğini veya restore etmekte olduğunu kabul ediyor. Ve ABD emperyalizminin demokrasi adına teşvik ettiği siyasi çözümlerden iyi bir şey gelmeyeceğini açıkça anlıyor. Bu yüzden kararlı bir antiemperyalist grup ve ABD ablukasının Kübalıların hayatında oynadığı alçakça rolü kınıyor.

Eleştirel Sol esasen fikirlerini çeşitli bloglar ve web yayınları aracılığıyla yayan entelektüelleri ve genç öğrencileri bir araya getiriyor. Bunların en önemlilerinden biri Comunistas (Komünistler) blogu. Comunistas’ı yayımlayan yoldaşlarla ilişki kurduk ve onlarla 11 Temmuz’dan beri siyasi fikir alışverişinde bulunduk. Kaldığım on gün boyunca, Comunistas’ın yazı kurulunun büyük bir bölümüyle derinlemesine görüş alışverişinde bulunabildik. Kişisel olarak ve İUB-DE adına, hem Santa Clara’da hem de Havana’da buluşabildiğimiz yoldaşlar grubuyla yaptığımız fikir alışverişlerinin son derece yararlı olduğuna inanıyoruz. Bunların arasında Frank García Hernández ile yaptığımız uzun ve verimli tartışmalarımızı vurgulamak istiyorum.

Sosyalist Sol: Son olarak eklemek istediklerin var mı?

Pablo Almeida: İUB-DE olarak, Küba’da kapitalizmi restore eden KKP’nin totaliter rejimini sona erdirmek için halk mücadelelerinin gelişmesinin kıtamızdaki ve tüm dünyadaki devrimciler açısından yaşamsal bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Temel görevimizin, en büyük çabalarımızı alçakgönüllülükle adayacağımız görevin, devrimci bir sosyalist alternatifin inşası olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda, devrimci bir kutbu şekillendirme görevinde Eleştirel Sol’daki yoldaşlara desteğimiz tam. Perspektifimiz şudur: Yeni ayaklanmalarla işçilerin iktidarı ele geçirmesi, 1959 Devrimi’nin kazanımlarının yeniden sağlanması ve Küba’da demokrasiyi de içeren gerçek bir sosyalizmin kurulmasının yolunu açılması.

***

Editörün önerdikleri:

Yorumlar kapalıdır.